13. Hukuk Dairesi 2013/2979 E. , 2013/11893 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalıya soğan tohumu sattığını, ürünleri teslim ettiğini fakat davalının ürünlerin bedelini ödemediği gibi takibe de haksız itir…
**13. Hukuk Dairesi 2013/2979 E. , 2013/11893 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalıya soğan tohumu sattığını, ürünleri teslim ettiğini fakat davalının ürünlerin bedelini ödemediği gibi takibe de haksız itiraz ettiğini belirterek, davalı borçlunun haksız olarak Gölhisar 1.İcra Müdürlüğünün 2012/342 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacıdan soğan fidesi satın almadığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine, davacının haksız olarak icra takibine girişmiş olması nedeniyle Gölhisar İcra Müdürlüğünün 2012/342 esas sayılı esas sayılı icra takip dosyasında asıl alacak miktarı olan 6.400,00 TL alacak bedelinin %20 oranına tekabül eden 1.280,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-İİK.'nun 67/2 maddesi uyarınca alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanı sıra, alacaklı davacının ayrıca kötü niyetli olması da gerekir. Başka bir deyişle, davacı alacaklı icra takibi yapmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilemez. Dava konusu olayda, davacının kötü niyetli olduğu davalı tarafından ispat edilmediği gibi bu hususta dosyada herhangi bir delil de bulunmamaktadır. Bu durumda davacı aleyhine kötü niyet tazminatı şartlarının oluştuğu kabul edilemez. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.