(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3482 E. , 2009/13035 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekili avukat ... diğer davalılar ve davacılar tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avuka
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3482 E. , 2009/13035 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekili avukat ... diğer davalılar ve davacılar tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, çocukları ...’ın peni kardi ameliyatı için davalı hastanede 20.04.2006 tarihinde ameliyata alındığını, genel anestezi ile ameliyat edildiğini, ameliyattan sonra hemşirenin çocuğu uyandırmadan servise aldığını, serviste iken çocuğun nefessiz kalması ile beyninde hasar meydana geldiğini, ameliyat sonrası çocuğun takip edilmeyerek davalılarca kusurlu davranıldığını ileri sürerek, her bir davacı için 100.000 YTL olmak üzere toplam 200.000.YTL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemişlerdir. Davalı ... ameliyatta bulunmadığını, anesteziyi bir başka doktor arkadaşının uyguladığını, diğer davalılar ise kusurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, Adli Tıp Kurumu raporları esas alınarak davalıların kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda davacı, ameliyat sonrası hastanın uyandırılma sürecinde anestezi uzmanı nezaretinde gerekli takibin yapılmayarak çocuklarının oksijensiz kalarak beyninde hasar oluştuğu, akabinde yargılama sürecinde vefat ettiği, sonucun davalıların ihmali neticesinde oluştuğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. İlke olarak; doktor, hastasının zarar görmemesi için mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastasının durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği 2009/3482-13035 önlemleri eksiksiz bir biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Dosyada mevcut ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/46902 soruşturma sayılı dosyasında, küçük ...’ın kesin ölüm sebebine ilişkin alınan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 18.05.2007 tarihli raporunda sonuç olarak" çocuğun ölümünün 20.4.2006 tarihinde yapılan ameliyat sonrasında oluşan solunum dolaşım durmasına bağlı beyin hipoksisi ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, ancak ameliyat sonrası oluşan solunum dolaşım durmasına neden olan faktörün belirlenmediği…", yine aynı dosyada alınan Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun 02.04.2008 tarihli raporunda “küçüğün ameliyat öncesi yaptırılan tetkikleri ve çocuk konsültasyon sonrası anestezi almasında bir problem olmadığı, uygulanan anestezi ve yapılan ameliyatın da tıp kurallarına uygun olduğu, postop dönemde 15.30’da yatağına alındığında 16.15’e dek hastanın takiplerinde bir özellik olmadığı, ancak 16.15 sularında (ameliyattan 45 dakika sonra) gelişen solunum durmasına yapılan müdahalenin yerinde olduğu, bu nedenle ameliyat öncesi hastanın hazırlanması, yapılan ameliyat ve ameliyat sonrası takipte Dr....’in uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğu…” mütalaa edilmiş, kurulda anestezi uzmanının olmadığı anlaşılmıştır. Bu olgular karşısında, mevcut raporlar olayda davalıların kusurlu olup olmadığının tespitine yeterli değildir. Davacı iddialarını da karşılamaktan uzak olup hükme esas alınamayacağı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, çocuğun davalı hastanede yapılan ameliyat öncesi ve sonrası tedavilerine ilişkin tüm belgeler, ameliyat ve tabela kağıtları, epikriz, raporlar ve tüm dosya birlikte gönderilip, ... ili dışındaki bir Üniversiteden, Öğretim Üyelerinden oluşturulacak “Çocuk Hastalıkları” Uzmanı ve “Anesteziyoloji ve Reanimasyon” Uzmanının da içinde yer alacağı konusunda uzman, akademik kariyere sahip üç kişilik bilirkişi kurulundan, yapılan ameliyat ve ameliyat sonrası takipte, meydana gelen olayda davalılara atfı kabil bir kusur olup olmadığı konusunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, davalıların kusurlu olup olmadığı belirlenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemenin bu yönleri göz ardı ederek, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 10.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi. ..