4. Hukuk Dairesi 2011/13138 E. , 2012/16457 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/08/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor il…
**4. Hukuk Dairesi 2011/13138 E. , 2012/16457 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/08/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının öteki temyiz itirazına gelince; dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, 1999 yılından beri Avukatlık yaptığını, Seferihisar Sulh Ceza Mahkemesinde babası hakkında açılan davada babasının müdafiisi olduğunu, babasını savunması nedeniyle davalının gerçek somut vakalara dayanmayan uyuşmazlıkla alakası ve bağlantısı bulunmayan beyanlarda bulunduğunu, kamu görevini yaparken görevinden dolayı şahsına yönelik hakaret suçunu işlediğini beyan ederek manevi tazminat istemli eldeki davayı açmıştır. Davalı vekili; davacının babası ile müvekkili arasında bir takım olaylar yaşandığını, aralarında husumet oluştuğunu,müvekkili hakkında davacının babası tarafından gerçek dışı ihbarlarda bulunulduğunu, bu süreçte davacının vekil olarak babasını savunması nedeniyle olaylara dahil olduğunu, müvekkilinin duvar deliklerinden davacının ailesini gözetlediği iddia edilince savunma amaçlı hazırladığı dava konusu dilekçeyi mahkemeye ibraz ettiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davalının, Seferihisar Sulh Ceza Mahkemesinde görülen 2004/7 Esas sayılı dosyada, sanık müdafii olarak görev yapan davacıya dosyadaki savunma ve şikayet ile ilgisi bulunmayan, somut vakalara dayanmayan cümleler ile hakaret içerir beyanlarda bulunduğunun sabit olduğu, davacının kişilik haklarını ihlal ettiği gerekçesi ile 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın -/- -2- 2011/13138-2012/16457 takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Davaya konu olayda davacının babası ile davalı arasında husumet düzeyine varan, komşuluk ilişkisinden kaynaklanan çekişmenin bulunduğu, taraflar arasında birden çok olayın meydana geldiği ve davacının da babasının müdafi olarak olaylara müdahil olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, olay tarihi, olayın gelişimi, taraflar arasındaki meydana gelen olaylar ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA; davalının öteki temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bente açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.