Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2435 E. , 2024/3849 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/2435 Karar No : 2024/3849 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : ...ve...'ya velayeten, kendilerine asalaten...a ve ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜ
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2435 E. , 2024/3849 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/2435 Karar No : 2024/3849 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : ...ve...'ya velayeten, kendilerine asalaten...a ve ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'nın 03/10/2010 tarihinde Kahramanmaraş Döngel Deresi Taşkın Koruma İnşaat Proje sahasında inşaat çalışmaları yapılırken sahada bulunan tersip bendi ve beş (5) adet kademeli ıslah sekileri önünde toplanan çamurlu su birikintisi içine girmesi sonucu boğularak vefat etmesinde davalı idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek baba ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 47.643,00 TL) maddi, 10.000,00 TL manevi, anne ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 70.741,00 TL) maddi, 10.000,00 TL manevi, kardeşler ...ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Mahkemelerinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı davanın kabulüne ilişkin kararının Danıştay Onuncu Dairesi'nin 18/04/2016 tarih ve E:2015/5224, K:2016/2055 sayılı kararıyla manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının onanması, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının bozulması üzerine bozma kararına uyularak, yaptırılan bilirkişi incelemesinde ailenin %50 müterafik kusuru uyarınca hesaplanan zarar ve taleple bağlılık ilkesi de göz önüne alınarak, davacıların 29/06/2015 havale tarihli miktar artırım dilekçesi ile (anne ... için 70.741,00 TL, baba ... için 47.643,00 TL olmak üzere) toplam 118.384,00 TL destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat talebinin tarafların kusur oranları dikkate alınarak hesaplanan ve bilirkişi raporunda belirtilen 90.011,59 TL'lik kısmının (anne ... için 56.344,25 TL, baba ... için 33.667,34 TL olmak üzere) kabulüne, 2.000,00 TL'lik kısmına adli yargıda dava açılma tarihi olan 03/10/2011 tarihinden, 88.011,59 TL'lik kısmına miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 27/07/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, anne ve babaya atfedilen %50 müterafik kusur oranının hakkaniyete aykırı olduğu, idarenin kusurunun aileden daha ağır olduğu, idare haksız fiilin gerçekleştiği tarihte temerrüde düştüğünden haksız fiil tarihinde doğan zararların tazmininde faizin olay tarihinden başlatılması gerektiği, müterafik kusur indiriminden dolayı karşı vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, Danıştay'ın bozma kararında tazminatın hesap yöntemine ilişkin herhangi bir hata bulunmadığı, yalnızca anne ve babanın %50 müterafik kusuru oranında tazminatın indirilmesi gerektiğine hükmettiği, yerel mahkeme tarafından yalnızca hükmedilen miktarlara müterafik kusur indirimi uygulanması gerekirken yeniden bilirkişi raporu alındığı, bozmaya uyma kararında bozma kararında belirtilen esaslar dışında karar verilemeyeceği, hesaplanan yetiştirme giderinin düşük olduğu, desteğin evlendiği ve çocuk sahibi olduğu dönemde aynı desteği verecek şekilde hesap yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup; davacılar tarafından savunma dilekçesi verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının yasal faizin başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, hükmedilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almaktadır. Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. Maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır. Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, tazminat tutarının tümüne adli yargıda açılan dava tarihi olan 03/10/2011 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, İdare Mahkemesince verilen gerekçeli kararın hüküm fıkrasının “1-Davacıların maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 90.011,59-TL maddi tazminatın, dava açılırken talep edilen 2.000,00-TL'lik kısmının 03/10/2011 tarihinden, geriye kalan kısmının ise 27/07/2015 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine,” ibaresinin "1-Davacıların maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 90.011,59 TL maddi tazminatın 03/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların davanın esasına ilişkin temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. Davacıların temyiz istemlerinin davanın miktar artırım dilekçesi ile artırılan kısmının faiz başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE, 3. ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4. 2577 sayılı Kanun'un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 09/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.