4. Hukuk Dairesi 2022/2335 E. , 2024/11160 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Asliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3185 Esas - 2021/2149 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/354 Esas - 2019/270 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâ…
**4. Hukuk Dairesi 2022/2335 E. , 2024/11160 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Asliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3185 Esas - 2021/2149 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/354 Esas - 2019/270 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan aracın 06.07.2016 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda sigortalı aracın sürücüsü olan davacıların desteği ...'in vefat ettiğini, destek ...'in davacılardan ...'in eşi, diğer davacıların ise babası olduğunu, Adli Tıp Kurumu (ATK) İhtisas Dairesinin 14.10.2016 tarihli raporuna göre desteğin kanında alkole rastlanmadığını, kanda ve idrarda atropin ve hidroksizin tespit edildiğini, desteğin kazadan önce hidroksizin etken maddeli ilaç kullanmaya başladığını, bu ilaç ile desteğin başkaca kullandığı atropin etken maddeli kimyasalın etkileşimine bağlı şuur kaybı nedeniyle kazanın gerçekleştiğini, kazanın meydana gelmesinde desteğin kusuru olmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde desteğin asli ve tam kusurlu olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre davacıların talebinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kazanın desteğin kusuru ile meydana geldiği, destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışı olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince desteğin kusurunun destekten yoksun kalanları bağlamayacağını, mevzuatta yapılan değişikliklerin hukuk devleti ilkesine ve temel haklara aykırı olduğunu, Genel Şartlar'ın poliçe tarihinden önce değiştirildiğini, ancak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun ise poliçe tarihinden sonra değiştirildiğini, değişikliklerde hak sahibinin kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin karşılanmayacağının düzenlendiği, ZMSS'nin amacının, meydana gelebilecek rizikoya karşı güçsüz kimselerin korunması olduğunu, poliçe ve kaza tarihleri de gözetildiğinde kazada eşini ve babalarını kaybeden müvekkillerin mağduriyeti karşısında, güçlü sigorta şirketi lehine mevzuat değişikliklerini yorumlamanın, yasanın amacına, hak ve nesafete aykırı olduğunu, belirtilen şekilde yapılan mevzuat değişikliklerinin normların uygulamasının öngörülebilirliğini ortadan kaldırdığını, hukuk devleti ilkesi zedelediğini, kazanın nasıl meydana geldiği hususunun tam olarak aydınlatılmadığını, desteğin tam kusuruyla kazanın meydana geldiğini kesin olarak söylemenin mümkün olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araç sürücüsü olan davacıların desteğinin ölmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, ATK 5. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapora göre desteğin kanındaki atropin ve hidroksizin düzeylerinin kazanın oluşumuna etkisinin olmayacağının tespit edilmiş olmasına, kazanın desteğin asli kusuru ile meydana gelmiş olduğunun anlaşılması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.