1. Hukuk Dairesi 2026/514 E. , 2026/2094 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/37 E., 2025/1699 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/119 E., 2024/494 K. Dava, ketmi verese hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir. Kadastro çalışmalarında, ... ili, ... ilçesi, ... köyünde yer alan 2174, 310, 311, 316, 334, 512, 515, 641, 642, 696, 697, 710, 737, 740, 742, 7…
1. Hukuk Dairesi 2026/514 E. , 2026/2094 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/37 E., 2025/1699 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/119 E., 2024/494 K. Dava, ketmi verese hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir. Kadastro çalışmalarında, ... ili, ... ilçesi, ... köyünde yer alan 2174, 310, 311, 316, 334, 512, 515, 641, 642, 696, 697, 710, 737, 740, 742, 770, 790, 7 39... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin 1999 yılında kesinleştiği görülmüştür. Davacı; dava konusu 2174, 310, 311, 316, 334, 512, 515, 641, 642, 696, 697, 710, 737, 740, 742, 770, 790, 7 39... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinde davalılar ile ortak murisleri adına tespit edilmiş ise de nüfus kayıtlarındaki hata nedeniyle mirasçı olmasına rağmen adına tescil yapılmadığını, hatanın annesi ...’ın nüfus kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığını, bu durumun 316 parsel sayılı taşınmazın dava konusu olduğu ortaklığın giderilmesi davasında ortaya çıktığını, Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/90 Esas sayılı davasında kendisinin mirasçı olarak yer almadığı Ardeşen Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/81 Esas sayılı veraset ilamının iptaline karar verildiğini, dava konusu taşınmazlarda kendisinin de miras payı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmazsa bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ...; davacının 316 parsel sayılı taşınmaz için aleyhine Pazar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/506 Esas sayılı davasını açtığını, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, 316 parsel sayılı taşınmaz yönünden kesin hüküm olduğunu, diğer parseller yönünden de 3402 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının annesi ...’dan ve babası ...’den gelen miras hakkı olduğu, davalı ...’ın ise dava konusu taşınmazlarda malik olmadığı gerekçesiyle ... yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı ... ve ... vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının payında hakkı olduğunu iddia ettiği ...'nın 1958 yılında, ...'in ise 1987 yılında vefat ettiği, her iki murisin de istinafa konu taşınmazların kadastro tespit tarihlerinden önce öldükleri, anılan taşınmazların kadastro tespitlerinin 28.01.1999 yılında kesinleştiği, davanın 27.04.2021 tarihinde kadastro tespitlerinin kesinleşmesi üzerinden 10 yıllık süre geçtikten sonra açıldığı, davacıların dava hakkının temelinde yatan hukuki sebebin tespitten önceki döneme rastladığı gözetildiğinde ketmi verese nedenine dayalı olarak davanın kabulüne karar verilemeyeceği, davacı tarafından 316 sayılı parsel sayılı taşınmaz yönünden Pazar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/506 Esas sayılı davasında aynı nedenle dava açıldığı, davanın reddedildiği ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, mevcut davanın 316 sayılı parsel yönünden kesin hükme bağlanmış olduğu, bu parsel yönünden davanın davalı ... yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, ... mirasçılarından ...'in mirası reddettiği, anılan dahili davalı yönünden husumetin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yeniden esastan hakkında hüküm kurularak davalı ... Metin yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, 316 parsel sayılı taşınmaz için açılan davanın dahili davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden kesin hüküm nedeniyle reddine, diğer dava konusu taşınmazlar yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.