3. Ceza Dairesi 2022/16010 E. , 2023/1554 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1085 E., 2020/480 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesini
**3. Ceza Dairesi 2022/16010 E. , 2023/1554 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1085 E., 2020/480 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2017/2 Esas, 2019/70 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasınun e bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 11.06.2020 tarihli ve 2019/1085 Esas, 2020/480 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; 1.Sanığın istinaf başvurusunun dikkate alınmadan karar verildiğine, 2.Beraat kararının yazım şekli ve gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3.Beraat gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, 4.Beraat gerekçesinin 5272 sayılı Kanun'un 223/2-b maddesi olması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesi ile tanık K.U.’nun ifadesi ve YARSAV’a üye olduğundan bahisle iddianame tanzim edilmiş ise de; Tanık K.U.’nun alınan ifadesinde özetle, sanığın trafik cezasını iptal ettirmek için Akseki’de görev yaptığı zaman yanına geldiğini, burada ortak arkadaşlarından bahsettiğini, bu arkadaşların cemaatten olması nedeniyle, sanığın da kendisini cemaatten olduğunu hissettirmeye çalıştığını, sanığın daha sonra Yargıtay 9. Ceza Dairesine tetkik hakimi olarak atandığını, o dönemde o dairede görev yapanların cemaatten olduğu yönünde bir algı olduğunu beyan ettiği, tanık K.U.’nun kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde de özetle, sanığın ortak arkadaşlardan bahsetmesinin nedeninin trafik cezasının iptal ettirmek amacıyla samimiyet kurma çabasından ibaret olduğunu düşündüğünü, cemaat mensubu olduğunu hissettirmek gibi bir amacı olmadığını düşündüğünü, tanığın sadece bu beyanlarının ilk ifadesiyle çeliştiği, kovuşturma aşamasında verdiği ifadenin de sanık lehine olduğu, sanığın incelenen dijital materyallerinde aleyhine bir husus olmadığı, tanık T.B.’nın alınan ifadesinde özetle, İstanbul Anadolu Adliyesi’nde Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı süreçte, 2014 HSK seçimlerinde iki arkadaşı için YBD’ye oy istemeye gitmek için kendisini davet ettiğini, YBD’nin de büyük organizasyonlarına katıldığını beyan ettiği, gizli tanık D.’nin alınan ifadesinde özetle, sanığın Ankara’dan Kayseri’ye tayini çıktığında, örgütün eğitim birimi tarafından kendilerine sanığın çocuklarıyla ilgilenilmesi talimatı verildiğini, bunun için sanıkla evinde görüştüğünü, daha sonra eğitim biriminden ayrılması nedeniyle sanığın çocuklarıyla eğitim biriminin ilgilenip ilgilenmediğini bilmediğini beyan ettiği, sanığın 2013 yılındaki Nisan terfi döneminde, disiplin dosyası bulunduğu gerekçesiyle birinci sınıfa ayrılamadığını, 2014 yılında seçilen HSYK’nun 2015/27 Esas sayılı bu disiplin dosyasında, vermiş olduğu 2015/419 sayılı kararla dosyayı işlemden kaldırdığı, FETÖ/PDY mensubu olan HSYK üyeleri M.K.Ö. ve M.Ş.’in işlemden kaldırma kararına muhalafet şerhi koydukları, bu şerhin sanık lehine değerlendirildiği, yine sanığın Kayseri Cumhuriyet Savcısı iken 2013 yılındaki Nisan terfi döneminde, dönemin Başsavcısı olan ve hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan işlem yapılan B.B. tarafından, göreve bağlılığı orta düzeyde olması gerekçesiyle “B defterinde başarılı” şeklinde not verildiği, bu işleminde sanık lehine olduğu kanaatine varıldığı, mevcut deliller arasında sanık aleyhine değerlendirilebilecek tek delilin gizli tanık D.’nin ifadesinin olduğu, gizli tanık ifadesinin de tanık Koruma Kanunu’nun 9 uncu maddesi gereğince tek başına hükme esas alınamayacağının hükmedildiği, sanığın savunmasının aksini kanıtlayan her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve kuvvetli delil elde edilememiş olup, şüpheden de sanık yararlanır evrensel hukuk ilkesi de dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; İlk Derece Mahkemesince hüküm verilen son celsede sanık ve müdafiinin duruşmada hazır bulunduğu, sanığın 5271 sayılı Kanun 273/1 inci maddesinde belirtilen süre içerisinde karara karşı istinaf isteminde bulunmadığı ayrıca hem maddi olay hem de hukuki denetime tabi olan istinaf başvurusunda sebep gösterme zorunluluğu öngörülmediği (5271 sayılı Kanun 273/4.) anlaşılmakla, sanığın sunduğu 31.01.2020 tarihli istinaf gerekçelerini bildirdiği dilekçesinin sanık müdafiinin istinaf isteminin eki niteliğinde ve istinaf kararı kapsamında kaldığı belirlenmiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 11.06.2020 tarihli ve 2019/1085 Esas, 2020/480 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2023 tarihinde karar verildi.