Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3964 E. , 2024/1048 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3964 Karar No : 2024/1048 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Birliği VEKİLİ : Av. … 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3964 E. , 2024/1048 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3964 Karar No : 2024/1048 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Birliği VEKİLİ : Av. … 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil ...'in baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair İzmir Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; baro levhasına kayıt talebinde bulunan müdahil hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde E:… sayısına kayden dava açıldığı ve söz konusu davanın derdest olduğu, isnat edilen fiilin niteliği, hakkındaki ceza kovuşturmasının derdest olduğu hususu ile adı geçenin baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında, baro levhasına yazılma talebinin ceza kovuşturması sonuçlanıncaya kadar bekletilmesinin kamu yararı ve hizmet gereklerine daha uygun düşeceği sonucuna varıldığından, bu husus gözardı edilerek tesis olunan dava konusu ısrar kararında hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, ... Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde görülmekte olan E:… sayılı kamu davasının müdahil lehine sonuçlanması halinde adı geçenin baro levhasına yazılması talebiyle davalı idareye yeni bir başvuru yapabileceğinin tabii olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından; tesis edilen işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, müdahil hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile beraat kararı verildiği, kaldı ki baro levhasına yazılma talebinin kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi hususunda idareye takdir hakkı tanındığı, suçsuzluk ve masumiyet karinesinden hareketle bir değerlendirme yapılması gerektiği, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak, yerindelik denetimi niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, nitekim emsal yargı kararlarının da aynı yönde olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Müdahil tarafından; hukuka ve usule aykırı olduğu belirtilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından yapılan yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığının temyiz istemi yönünden: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden; 2019 yılında Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan müdahilin İzmir Barosunda yaptığı staj akabinde baro levhasına yazılma talebinin kabulüne dair Baro Yönetim Kurulu kararının Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından uygun bulunması ile İzmir Barosu Levhasına avukat olarak yazılmasına karar verilmesi üzerine, Adalet Bakanlığınca müdahil hakkında, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyası üzerinden açılan ceza davası ile … Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … sayılı dosyası üzerinden yürütülen ceza soruşturmasının derdest olduğu, avukatlık mesleğinin önem ve ve özelliği itibariyle idarenin kamu yararı ve hizmet ölçütleri gözetilerek takdir yetkisi kullanılmak suretiyle 1136 sayılı Kanun'un m.5/1-a'da yer alan Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan kovuşturma altında bulunanların baro levhasına yazılma talepleri hakkındaki kararın ceza kovuşturması sonuna kadar bekletilmesi gerektiği gerekçesi ile adı geçenin İzmir Barosu Levhasına avukat olarak yazılması kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderildiği, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 04/12/2020 tarihli ısrar kararı ile dava konusu işlemin tesis edildiği, ancak dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte müdahil hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan ceza kovuşturmasının derdest olduğu, İdari yargı denetiminin, işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuata uygunluğun denetlenmesi ile sınırlı olduğu, bu halde dava konusu işlem tarihi itibariyle hakkında Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan ceza kovuşturması bulunan müdahilin baro levhasına yazılması yolunda tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bununla birlikte davalı idare tarafından hakkında verilen beraat kararı sonrasında, müdahilin baro levhasına yazılmasının mevzuat çerçevesinde yeniden değerlendirilebileceği tabidir. Davalı Yanında Davaya Katılan Müdahilin temyiz istemi yönünden: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde, Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 48/7 maddesinde, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği ve temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığı hususlarının dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması hallerinde de ikinci ve altıncı fıkralarda sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak verileceği hükmü yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davalı idareye yanında müdahil ...'e 23/04/2022 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, 30 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 06/06/2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, müdahilin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle esastan incelenmesine olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davalı yanında davaya katılan müdahilin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine, 3. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davalı İdareye iadesine, 2022 yılı içerisinde temyiz talebinde bulunan müdahilden 2023 yılı harçları tahsil edildiğinden istemi halinde fazla yatırdığı …-TL karar harcı ile …-TL idare temyiz başvuru harcının müdahile iadesine, 6. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 7. Kesin olarak, 29/02/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin üçüncü fıkrasında; "... birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir." hükmüne yer verildiği görülmekte olup, anılan hüküm gereğince avukatlık yapmaya engel suçlardan hakkında ceza kovuşturması bulunanların levhaya yazılma başvurularının kovuşturma sonuna kadar bekletilebileceği anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle, anılan hüküm ile ilgililer hakkında aynı Kanun'un 5/1-a maddesinde yer alan katalog suçlardan kovuşturma bulunması halinde barolara, levhaya yazma ya da yazmama yönünde takdir hakkı tanınmıştır. Her ne kadar, müdahil hakkında işlem tarihinde FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturma bulunsa da sonrasında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09/01/2023 tarihli kararı ile müdahilin beraatine karar verilmiş olması karşısında, bu aşamada Barolara tanınan takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığı ve tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından, temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.