T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1366 Esas KARAR NO: 2026/273 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/05/2024 NUMARASI: 2022/637 ESAS, 2024/450 KARAR DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 17/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olm…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1366 Esas KARAR NO: 2026/273 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/05/2024 NUMARASI: 2022/637 ESAS, 2024/450 KARAR DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 17/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalılar arasındaki ticari ilişki neticesinde davalıların 37.675,00 TL borçlandığını, bu durumun muavin döküm örnekleri ile de sabit olduğunu, davalı yandan tutar talep edildiğinde ısrarla ödemeyi yapmaması üzerini İstanbul ... İcra müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası açılarak davalılar aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının bu takibe itiraz edilerek durdurduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, huzurdaki davanın açılarak yapılan itirazın iptalini, takibin kaldığı yerden devamını, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Yapılan yargılamada İlk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair 2018/1109 Esas 2019/1134 Karar 29/11/2018 Tarihli kararı, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemiz'in 2020/1339 Esas 2022/1281 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/637 Esas 2024/450 Karar 30.05.2024 Tarihli kararı; "...Dava ve cevap dilekçesi, bilirkişi raporları, icra dosyası ve tüm belgelerin yapılan incelemesinde; her ne kadar davacı taraf davalının cari hesap ilişkisi uyarınca ödemesi gereken borcunu ödemediğini bu nedenle yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını istemiş ise de mahkememizce önceden verilen kabul kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 04/07/2022 tarih ve 2020/1339 Esas 2022/1281 Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak iade edildiği, mahkememizce geri çevirme ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapıldığı bilirkişi raporu alındığı, BAM geri çevirme ilamında ve dosya içerisindeki davalı tarafça yapılan ödemeler ve bu ödemelere banka cevabi yazıları dekontlar incelenip dikkate alındığında davacı ile davalı arasındaki asıl ilişkinin .........plakalı aracın satımından kaynaklandığı, davalının bu araç bedelini ..........'a ... Bankası vasıtası ile gönderdiği, davalının araç satım bedeli ödediğine ilişkin iddiasını bu şekilde ispatladığı, her ne kadar davacı cari hesap ilişkisine dayanmış ise de taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunmadığı, bilirkişinin çek ödemesine dayalı değerlendirmesinin ise dosya kapsamı icra dosya takip konusu ve davacının cari hesaba ilişkin iddiası karşısında gerçeği yansıtmadığı dolayısı ile davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere; 1-Davacının davasının reddine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporunda davacı lehine tespitlerde bulunulduğunu, davacı ile davalı arasındaki cari hesap ilişkisi ve bu ilişki kapsamında 37.675,00-TL alacaklı olduğunun dava dilekçe ekinde dosyaya sunulan Muavin döküm örnekleriyle sabit olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2012, 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında devam ettiğini, taraflar arasında süregelen bir ticari ilişkinin bulunduğunu, Müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmuş olması ve müvekkile ait kayıtların davalının kayıtlarıyla uyumlu olması sebebiyle, müvekkiline ait ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil teşkil edeceği sabit olduğundan, yerel mahkemenin lehe olan bilirkişi raporlarını (özellikle de bozma sonrası alınan 21.11.2023 tarihli ek raporda müvekkilinin alacaklı olduğunun tekrardan belirtildiğini) dikkate alıp davanın kabulüne karar vermesi gerekirken davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, İİK'nın 67. maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İcra dosyasının uyap kayıtlarından; Davacı tarafından 37.675,00-TL asıl alacak, 11.895,45-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 49.570,49 TL alacak üzerinden, davalı aleyhinde 15.08.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "01.01.2017 tarihli 37.675,00 TL tutarlı cari hesap" gösterildiği ve icra dosyasına muavin defter kaydı ibraz edildiği, borca itiraz ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne dair verilen 28/11/2019 tarihli karar, Dairemiz'in 2020/1339 Esas 2022/1281 Karar 04/07/2022 Tarihli kararı ile kaldırılmıştır.Davalı tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmadığı, davalı vekilinin 20/06/2019 tarihli duruşma beyanında taraflar arasında araç alım satım ilişkisi bulunduğunu, bedelin davacı şirket yetkilisinin annesi olan ....'un banka hesabına ödendiği beyanında bulunulduğu, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde ise "taraflar arasında dostane bir ilişki olması nedeniyle, tarafların zaman zaman birbirlerine hatır çeki vermektedirler" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.Kaldırma kararından önce yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından 2014-2015-2016-2017 yılına ilişkin sunulan ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu ve delil niteliğinin bulunduğu, taraflar arasında "çek ilişkisine" dayalı ticari ilişki bulunduğu, kayıtlara göre davacının 37.675,00-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından sunulu rapora itiraz edilmediği görülmüştür.İlk derece mahkeme kararının dairemiz kararı ile kaldırılmasından sonra yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu incelendiğinde ise; "Davalı tarafından davaya konu çek ödemelerine ilişkin dekont sunulmadığı, yine ... Bankasından gelen CD içerisinde ekstrelerde çek ödemelerine ilişkin kayıtların yer almadığı, kök rapordaki görüşlerin aynen geçerli olduğu, çek ödemesi ve buna karşılık davalıdan kaydi olarak 37.675,00-TL tutarında alacaklı olduğu..." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince her ne kadar yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de; Yargılama tarafları arasında bir ya da birden fazla ticari ilişki bulunması mümkün olup, öncelikle dava dilekçesinde ileri sürülen iddia ve davaya verilen cevap dikkate alınarak uyuşmazlık tespitinin yapılması ve ispat kurallarının değerlendirilmesi gerekir. Huzurdaki dava itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafından cari hesap alacağına ilişkin icra takibi başlatılmıştır. Takiple sıkı sıkıya bağlı olan davada uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelere bağlı olarak incelenip çözümlenmesi gerektiği gibi basit yargılama usulüne tabi davada, davaya cevap vermeyen davalının yasal olarak münkir olduğu anlaşılmakla, yalnızca inkar boyutunda kalan beyan ve delillerinin dikkate alınması gerekir.Alacağın varlığını ispat külfeti davacı üzerinde olmakla birlikte ödeme def'i ileri sürülmesi halinde, ödeme nedeniyle borcun bulunmadığını kanıtlama külfeti ise davalı üzerindedir. Yapılan bilirkişi incelemesi ile cari hesap alacağının "çek" ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmış olup, davalı tarafından ödeme def'inde bulunulması üzerine dairemiz önceki kaldırma kararında davalının ödeme def'inin banka kayıtları ile araştırılması gerekliliğine işaret edilmiştir.İddianın ileri sürülüş şekline göre, huzurdaki uyuşmalıkta öncelikle takiple sıkı bağlılık kuralı gereği, alacak dayanağı çeklerin bankaya ibraz anına ilişkin ön ve arka suret görüntülerinin ve çek ödeme kayıtlarının ilgili bankalardan celp edilerek, çeklerde tarafların birbirlerine göre hukuki durumlarının değerlendirilmeden sonuca gidilmesi yerinde olmadığı gibi bankadan CD içeriğinde verildiği anlaşılan dökümün yazılı hale getirilmeden inceleme yapılması da doğru değildir. İlk derece mahkeme karar gerekçesinde de sunulu bilirkişi raporuna itibar edilmediği belirtilmiş ise de eksik inceleme ve denetimden yoksun bilirkişi raporu ile yetinilerek Dairemiz kaldırma kararına da aykırı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir. KABULE GÖRE DE; İlk derece mahkemesince plakası verilen araca ilişkin mülkiyet kayıtları incelenmeden ve araç bedeline ilişkin ödeme yapıldığı ileri sürülen dava dışı 3. Kişi ile davacı şirket arasında nasıl bir bağlantı bulunduğu karar yerinde tarşılmadan, kabul dayanağı ödemeler ile miktarları karar yerinde gösterilmeden verilen karar denetimden uzaktır. Mevcut delil durumu dikkate alındığında taraflar arasında araç satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğuna ve ödemekle borcun sona erdiğine dair ilk derece kabulü yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle; İspat külfeti, takiple sıkı bağlılık kuralları ile yargılama sırasında oluşan usulü müktesep haklar da dikkate alınarak inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, dairemiz önceki kaldırma kararına da aykırı şekilde eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile karar verilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, karar kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK nın 353/ 1- a-6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-İstanbul ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/..... Esas , 2024/.. Karar .....05.2024 Tarihli kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-Karar kaldırma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 6-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 485,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.654,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.17/02/2026