4. Hukuk Dairesi 2024/8619 E. , 2026/1364 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/81 E., 2020/334 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili, davalılar ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. D…
4. Hukuk Dairesi 2024/8619 E. , 2026/1364 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/81 E., 2020/334 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili, davalılar ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'un sürücülüğünü yaptığı ve davacı ...'un yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı ...'ın aşırı alkollü olarak kullandığı araç arasındaki 02.07.2005 tarihli kazada müvekkili ...'un yüzünde sabit iz kaldığını, ...'un ise bir gözünü kaybettiğini, maddi ve manevi zarara uğradıklarını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ...'un gözünü kaybetmesi ve yüzünde sabit iz kalması nedeni ile 40.000,00 TL maddi tazminat, 5.000,00 TL yol ve tedavi gideri, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminat, velayeti altındaki çocuğun gözünü kaybetmesi ve yüzünde sabit iz kalması nedeni ile ... için 10.000,00 TL, velayeti altındaki çocuğun gözünü kaybetmesi nedeni ile davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 80.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 29.01.2013 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini 133.018,98 TL olarak ıslah etmiştir. Birleşen Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/156 Esas, 2020/61 Karar sayılı dosyada davacı vekili; davacı ...'un sürücülüğünü yaptığı ve davacı ...'un yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı ...'ın aşırı alkollü olarak kullandığı araç arasındaki 02.07.2005 tarihli kazada müvekkili ...'un yüzünde sabit iz kaldığını, ...'un ise bir gözünü kaybettiğini, maddi zarara uğradıklarını, poliçe limitinin tedavi ve sağlık gideri ile sakatlık gideri olarak toplam 100.000,00 TL olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 70.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde; taleplerin yasal dayanağı olmadığını, müvekkillerinin mirası reddetmeyi düşündüklerini, ölüm olayından itibaren 3 aylık sürenin geçmediğini, mirasın reddi hakları saklı kalmak kaydı ile bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, kusurun karşı tarafta bulunduğunu, davacının maluliyet oranının daha düşük bulunduğunu beyan etmiştir. Birleşen dosya davalısı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; kusur oranı ve gerçek zararın tazmini ile mükellef olduklarını, delillerin kendilerine tebliğini talep ettiklerini, tedavi masrafları bakımından şirket tarafından 1.076,00 TL ödeme yapıldığını, temerrüde düşmediklerini, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, maluliyet oranlarının Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesini, manevi tazminat talebinden sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.09.2013 tarihli ve 2007/15 Esas, 2013/240 Karar sayılı kararıyla alınan kusur raporu ile davalı sürücünün tam ve asli kusurlu olduğunun belirlendiği, davacı ...'un kaza nedeni ile %32,3 oranında malul kaldığı, 3 aylık süre için %100 malul sayılması gerektiği, davacı ...'un ise araz bırakmadan iyileştiği ancak 15 gün iyileşme süresi olduğu, hesap raporu ile davacı ... için toplam 133.018,98 TL tazminatın belirlendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, ...'un geçici ve sürekli maluliyet tazminatı için 133.018,98 TL'nin, davacı ... için 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL tedavi giderinin davalı ... poliçe limiti ile sınırlı ve dava tarihinden itibaren faiz işletilmek üzere, diğer davalılar bakımından olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 14.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17 Hukuk Dairesinin 16.05.2017 tarihli ve 2016/1324 Esas, 2017/5583 Karar sayılı ilamıyla; "1-Mahkeme hükmü davalı ...’ın mernis adresine 19.3.2014 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmiş, HUMK’nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesi UYAP ortamından 9.5.2014 tarihinde gönderilerek ve 9.5.2014 tarihinde harç yatırılarak temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı ... vekili tarafından süresinden sonra verilen temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. 2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre muhtemel yaşam süreleri belirlenirken Population Masculine Et–Feminine (PMF) Yaşam Tablosu esas alınmalıdır. Ayrıca, daimi işgöremezlik tazminatı hesaplanırken rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve iskontoya tabi tutulmadan somut olarak, rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplanmalıdır.(YHGK., 28.06.1995 tarih, 1994/9-628 Esas, 1995/694 Karar) Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda CSO 1980 Yaşam Tablosu dikkate alınarak kazada yaralanan davacı ...’in muhtemel yaşam süresi belirlenmiş, davacı ...'in daimi işgöremezlik tazminatı bakımından işleyecek dönem için %3 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılmıştır. Mahkemece davacı ...’in daimi işgöremezlik tazminatı bakımından tazminat esaslarına uygun olmayan şekilde hesaplama yapan, peşin değer cetveli rapor ekinde yer almayan, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 4-Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda davacı küçük ...’in yaralanıp bir gözünü kaybettiğinden, yüzünde sabit iz kaldığından bahisle de maddi tazminat isteminde bulunulmuştur. Davacı ... kaza tarihinde 14 yaşında olup hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden aldırılan rapora göre davacı küçüğün %32,3 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden 3 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 malul sayılması gerektiği tespit edilmiştir. Aktüer bilirkişisi tarafından davacı küçük ... bakımından 3 ay için geçici işgöremezlik tazminatı hesabı da yapılmış, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davacı küçük ... bakımından daimi işgöremezlik yanında, 3.552,36 TL geçici iş göremezlik tazminatına da hükmedilmiştir. Davacı ... kaza tarihinde henüz 14 yaşında olup gelir getiren bir işte çalışması söz konusu olmadığı, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından, mahkemece geçici işgöremezlik zararı bulunmadığının gözetilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 5-Kabule göre de; davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacı küçük ...’in maluliyeti için davacı baba ...’a davadan önce 20.1.2006 tarihinde 1.076,00 TL ödendiği cevap dilekçesinde ve 5.7.2010 havale tarihli müzekkere cevabında bildirilmiş olmasına rağmen, mahkemece bu hususta ödemeye ilişkin belgelerin getirtilmemesi ve hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda getirtilecek ödeme belgesi doğrultusunda tazminat hesabında zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacı küçük ... için yapılan ödemenin, ödeme günü ile daimi maluliyet tazminatının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizinin de ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan daimi maluliyet tazminatından indirilmemesi doğru görülmemiştir. 6-Kabule göre de; kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde meydana gelecek sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan; bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarını ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir. Somut olayda zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limiti kaza tarihi olan 2.7.2005 tarihi itibariyle kişi başına sakatlanma için 50.000,00 TL, kişi başına tedavi gideri için 50.000,00 TL’dir. Mahkemece davacı ... için 3.552,36 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 129.466,60 TL daimi işgöremezlik tazminatı, davacı ... için 500 TL geçici işgöremezlik tazminatı, davacı ... ve ... için 1.000,00 TL belgesiz tedavi giderine hükmedilmiştir. Mahkeme gerekçesinde ve hükümde davalı ... şirketinin limit dahilinde sorumlu olduğu belirtilmesine rağmen, davacı ...’in daimi işgöremezlik tazminatı bakımından kişi başına sakatlanma için teminat limiti aşıldığına ve hükmedilen kalemlere göre yukarıda belirtilen farklı gruptaki teminat limitleri uygulanacağına göre, teminat limitlerinin kararda açıkça ve ayrı ayrı gösterilmemesi infazda tereddüte de neden olabileceğinden hükmün bu nedenlerle de bozulması gerekmiştir. 7-Bozma neden ve şekline göre davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderleriyle ilgili sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." denilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan kusur raporu ile davalı sürücünün tam ve asli kusurlu olduğunun belirlendiği, davacı ...'un kaza nedeni ile %32,3 oranında malul kaldığı, 3 aylık süre için %100 malul sayılması gerektiği, davacı ...'un ise araz bırakmadan iyileştiği ancak 15 gün iyileşme süresi olduğu, bozma kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak aktüer rapor alındığı, davalı ... şirketinin yaptığı ödemenin güncel tutarının tenzil edildiği, söz konusu raporun usul ve yasaya uygun olduğu ve dikkate alındığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile davalı ... için 129.466,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, davacı ... için 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... bakımından sakatlanma teminat limiti 50.000,00 TL ve poliçe teminat limiti dikkate alınarak, 1.000,00 TL tedavi gideri bakımından sigorta şirketinin tedavi gideri teminat limitini aşmamak üzere sigorta şirketi bakımından dava tarihi, diğer davalılar bakımından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsiline, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 14.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... harıcindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ödeme yaptıkları, teminat limitinin tükendiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ... temyiz dilekçesinde; mirası reddettikleri, tazminattan sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 02.07.2005 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcu ve sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Davalılar ..., ..., ...'in temyiz nedenlerinin değerlendirilmesinde; Davalı ...'ın yargılama sırasında 03.11.2012 tarihinde vefat etmesi nedeni ile mirasçıları olan davalılar davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmiştir. Davalılardan ... ve ... mahkemenin 06.09.2013 tarihli kararını temyiz etmemiş, davalı ... ise 06.09.2013 tarihli kararı süresinde temyiz etmediğinden temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir. Söz konusu davalılar bakımından kararın kesinleşmiş olduğu gözetilmeksizin tekrar haklarında hüküm kurularak temyiz edenler aleyhine daha fazla vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Öte yandan ... mirasçıları olan davalılardan ... lehine Koyulhisar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/5 Esas, 2014/150 Karar sayılı ilamı ile mirasın reddine karar verilmiş ve karar 30.04.2014 tarihinde kesinleşmiş, davalı ... için aynı mahkemenin 2013/18 Esas, 2013/186 Karar sayılı dosyası ile mirasın reddine karar verilmiş, karar 09.11.2013 tarihinde kesinleşmiş, ... için aynı mahkeme tarafından verilmiş mirasın reddine ilişkin karar 30.04.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkemece bu savunma üzerinde durulmadan ve adı geçen davalıların numarasını bildirdiği mirasın reddine ilişkin dosyalar getirtilip incelenmeden, mirasın reddi ve buna bağlı sonuçlar değerlendirilmeden karar verilmesi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. 2. Davalı ... Şirketinin temyizi bakımından; Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığının anlaşılmasına, davalı ... Suşehri İcra Müdürlüğünün 2014/102 sayılı dosyasına dava konusu alacakla ilgili ödeme yaptığını beyan etmekle, davalının yaptığı ödemelerin belirlenerek infaz aşamasında dikkate alınması gerektiğinin anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılar ... Sigorta Şirketi, ..., ... ve ...'e iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.