10. Hukuk Dairesi 2024/14805 E. , 2025/3446 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, 12.08.2021 t
**10. Hukuk Dairesi 2024/14805 E. , 2025/3446 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, 12.08.2021 tarihinde meydana gelen ve davacıların murisi ... ...'ın vefatı ile sonuçlanan olayın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle, ... ...'ın kazanın olduğu gün kavşaktan geçmek için orta refüj başında karayolundaki araçların geçmesini beklediği esnada kazanın meydana geldiği ve savrulan minibüsün de kendisine çarparak ölümüne neden olduğunun anlaşıldığını, meydana gelen bir kazanın hangi durumlarda iş kazası sayılabileceği hususunun 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer verildiğini, SGK Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 11.10.2022 tarih ve 278 sayılı ünite kararında da meydana gelen kaza olayının 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmemesi nedeniyle iş kazası olmadığına karar verildiğini, somut olayda ... ...'ın 12.08.2021 tarihinde karşıdan karşıya geçmek için orta refüj başında beklerken; ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili kavşaktaki “ DUR” levhasına rağmen, kavşak girişinde durmadan hızlıca cezaevi istikametine geçiş yapmak istediği esnada, kavşağa giriş yapan ...’in sevk ve idaresindeki ...plakalı minibüsün sol yan kısmına çarptığını, çarpmanın şiddeti ile sola doğru savrulan minibüsün orta refüjde bekleyen ...’a çarpması neticesinde yaşamını yitirdiğini, iş bu hususun olay sonrası kaza mahalline gelen trafik ekiplerince düzenlenen tutanak içeriğinde yer alan; “… Sürücü ... ...’ı sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile İnönü Caddesi istikametinden ... Caddesini takiben gelip ...Caddesi Kavşağına giriş yaptığı esnada aracının ön kısımları ile ... Caddesi istikametinden ... Bulvarı istikametine ...Caddesi üzerinde seyir eden ... Caddesi kavşağından düz geçmek isteyen sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ...plakalı minibüsün sağ yan kısımlarına çarpması, çarpmanın etkisi ile önce orta refüj başlangıcında bulunan yaya ...’a ön kısımları ile çarpması sonucunda, ölümlü – maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.” şeklindeki ifadelerle izah edilmeye çalışıldığını, keza, ölümlü trafik kazası neticesinde şüpheliler hakkında başlatılan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/53384 soruşturma no.lu dosyasında, kazaya karışan tarafların kusur durumlarının tespitine dair açıklayıcı ifadelerin yer almakta olduğunu, “.. ... plakalı otomobil sürücüsü ... ... bu kazanın oluşumunda tüm nedenler ve unsurlar birlikte değerlendirildiğinde geçiş önceliği “DUR” trafik levhaları ile belirlenmiş bölünmüş yol üzerinde yer alan kavşak sistemine girerken otomobilin hızını azaltarak, kontrollü şekilde giriş yapmadığı, kavşak girişinde duraklayarak solundan bölünmüş yoldan gelen araca ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bunu yapmadığı tespit edilerek, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84. maddesine göre kuralını ihlal ettiği, ve asli kusurlu olduğu'' kanaatine varıldığını, müvekkil şirketin sigortalı işçisi olan ...’ın ölümü ile sonuçlanan ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesinde tanımlandığı hali ile “iş kazası” olarak nitelendirilmesi mümkün olmayan trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkil şirketin işçiyi gözetme borcunun ihlali olarak değerlendirilmesinin mümkün herhangi bir kusuru söz konusu olmadığını, nitekim kusursuz sorumluluk hallerinin istisnai olduğu ve ancak yasal düzenleme ile ihdas edilebileceği göz önüne alınacak olursa İş Kanunu'nda ayrıksı bir düzenleme olmadığından, işverenin iş kazalarından ötürü bireysel iş hukuku anlamında sorumluluğunun ancak kusurunun varlığı ile söz konusu olabileceğinin kabul edildiğini, dolayısı ile işverenin işçiyi gözetme borcuna aykırı davranışlar karşısında yaptırım için genel hüküm niteliğindeki Borçlar Kanunu’nun 96. ve 332. maddelerine başvurulması gerektiğini, Borçlar Kanunu’ndaki her iki hükümde kusur sorumluluğuna ilişkin olduğunu ve müvekkil şirketin yaşanan trafik kazasından ötürü sorumluluğuna gidilebilmesi için evvela olayın meydana gelmesinde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin sağlanması hususunda müvekkil şirketin en azından ihmal boyutunda bir kusurunun olduğunun tespiti gerekmediğini, her ne kadar söz konu trafik kazasında müvekkil şirket tarafından Kuruma iş kazası olarak bildirilmişse de, müvekkil şirket tarafından kazanın meydana gelişi hakkında edinilen bilgiler ve şüpheliler hakkında yürütülen soruşturma kapsamında edindiği bilgiler doğrultusunda kazanın iş kazası niteliğinde olmadığını ortaya çıkardığını, bir sigorta olayında “iş kazasından” söz edilebilmesi için, o olayın, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesinde öngörülen beş sebepten birine girmesinin zorunlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili, bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi " İş kazası; a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) (Değişik: 17.04/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) (Değişik: 17.04.2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır. (2)İş kazasının 4. maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi ile 5. madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde, b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde c) (Mülga: 17.04.2008-5754/8 md.) (Değişik paragraf: 17.04.2008-5754/8 md.) iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) bendinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96. madde hükmüne göre tahsil edilir. İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." şeklinde düzenlendiğini, yine Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kısa Vadeli Sigortalar Daire Başkanlığının kısa vadeli sigorta kolları uygulamaları konulu 2016/21 sayılı Genelgesinin iş kazası ve meslek hastalığının soruşturulmasını, iş kazasının tespitini, kısa vadeli sigorta servisince tespit yapılması bölümünde “İşveren tarafından sigortalının mensubu olduğu işyerlerince düzenlenen İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirim Formunun, yine işverence düzenlenecek iş kazası tespit tutanağının, olayın intikal ettiği kolluk kuvvetlerince olay ile ilgili düzenlenecek tutanağın ve tanık ifadelerinin, kamu Kurum ve kuruluşlarında meydana gelen iş kazası dolayısıyla düzenlenen resmi belge, bilgi ve konuyla ilgili düzenlenen tutanak veya raporların incelenmesi sonucu ünitelerin kısa vadeli sigorta servislerince, vakaların başkaca bir araştırma ve soruşturma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın iş kazası olduğuna karar verilebilecektir.” hükmü bulunduğunu, açılan dava üzerine Kurum kayıtlarının incelenmesinde; davalı işveren tarafından sistem üzerinden 13.08.2021 tarihinde iş kazası bildiriminde bulunulduğu bu bildirim neticesi müvekkil Kurum tarafından yapılan inceleme neticesi verilen 11.10.2022 tarih 278 sayılı Komisyon Kararı ile gerçekleşin olayın sigortalının işe gitmek için işyerine ait servis aracını beklerken başka araçların trafik kazası sonucu vefatının gerçekleştiği, sigortalının işveren aracına intikal etmediği, dolayısı ile işveren sorumluluğuna dahil olmadığını, olayın sigortalının servis aracına binmeden işverenin ve işverene ait servis aracının söz konusu kaza ile hiçbir illiyet bağı olmadığını, vefat eden sigortalının ölümüne sebep olan trafik kazasına karışan araçların işyeri ve işveren ile hiçbir bağı olmadığını, aksi yönde sigortalınının hak sahipleri tarafından bir iddiada bulunulmadığını, sigortalının yaşadığı kazanın iş kazası tanımına uymadığının değerlendirilerek işbu kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmemiş olması nedeniyle iş kazası olmadığına dair karar verildiğini belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kazanın 12.08.2021 tarihinde ... işçinin davaya konu iş yerine gitmek için iş yeri servis aracının kendisini aldığı durağa doğru yürüdüğü sırada kavşaktan karşıdan karşıya geçiş yaptığı esnada ... plakalı 3. kişiye ait aracın, ...plakalı servis aracına çarpması ile meydana geldiği, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/53384 soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ve ekindeki kaza anını ve olay yerini gösteren kroki ve fotoğraflara ve tanık beyanlarına göre ... işçinin iş yerine gitmek için servisi kullandığı ve kavşaktan geçmek zorunda olduğu, sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında meydana gelen olayların iş kazası olarak nitelendirilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde davacıların murisi...'ın 12.08.2021 tarihinde vefatı ile sonuçlanan kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, Antalya 1. İş Mahkemesi 2023/5 Esas 2023/283 Karar sayılı kararında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalı ... vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı şirket vekili, SGK Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 11.10.2022 tarih ve 278 sayılı Ünite Kararında da meydana gelen kaza olayının 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmemesi nedeniyle iş kazası olmadığına karar verildiği, söz konu olayın sigortalının servis aracına binmeden gerçekleştiği, işverene ait servis aracının söz konusu kaza ile ilgili hiçbir illiyet bağı olmadığı, vefat eden sigortalının ölümüne sebep olan trafik kazasına karışan araçların işyeri ve işveren ile hiçbir bağı olmadığı, şirket ile ilişkisi bulunmayan ve tamamen üçüncü şahıs durumunda bulunan diğer davalı ... ... isimli araç sürücüsü asli kusurlu olduğu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/53384 no.lu dosyası tahtında yürütülen soruşturma kapsamında trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen kusur raporunda; kazanın oluşumunda diğer davalı ... ...’ın asli ve tek kusurlu olduğu, iş kazası olmadığına yönelik ilgili müfettiş raporunun iptali için de idare mahkemesinde dava açılması gerektiğinden, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili, Kurumca kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmemiş olması nedeniyle iş kazası olmadığına dair karar verildiği, olayın, iş kazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerektiği, çelişkili bir kısım tanık ifadeleri dayanak alınmak suretiyle yeterli araştırma yapılmaksızın verilmiş olan Mahkemenin kabul kararı yersiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğundan bahisle verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... işçinin 12.08.2021 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.