4. Hukuk Dairesi 2010/10751 E. , 2011/13852 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 27/08/1999 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı ..., ... ile ... mirasçılarından ..., ..., ..., ... vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçeleri
**4. Hukuk Dairesi 2010/10751 E. , 2011/13852 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 27/08/1999 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı ..., ... ile ... mirasçılarından ..., ..., ..., ... vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davacı ve davalılardan ..., ... ile ... mirasçılarından; ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz olunmuştur. Yanlar arasındaki yapılan yargılamanın son oturumunda, kabul edilen tazminat miktarına reeskont faiz işletilmesine karar verildiği halde daha sonra yazılan gerekçeli kararda kabul edilen tazminat miktarına yasal faiz işletilmesine karar verilmiş ve böylece kısa kararla gerekçeli karar arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır. Böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra yerel mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nca 10.04.1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. O halde yerel mahkemece yapılacak iş önceki kısa kararla bağlı olmaksızın; kısa karara uygun olarak gerekçesini yeniden düzenlemek veya gerekçeye uygun nitelikte yeni bir kısa karar oluşturmak ve bu şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi gidermektir. Ayrıca Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 388/son maddesi (1.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/son maddesi) gereğince gerekçeli kararın hüküm fıkrası bölümünde istek sonuçlarından her biri hakkında verilen kararın açık, kuşku ve duraksama yaratmayacak biçimde gösterilmesi gerekir. Yerel mahkemece, davalılardan ... yönünden istemin bir bölümünün kabul edildiği, bir bölümünün ise reddine karar verildiği açıklanmış ancak adı geçen davalı yönünden reddedilen tazminatın miktarı belirlenmemiştir. Şu durumda yerel mahkemece belirsiz ve infazda tereddüt yaratacak biçimde karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenler karşısında; yerel mahkemece kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve infazda tereddüt oluşturmayacak biçimde karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacı ile kararı temyiz eden davalıların öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.