8. Hukuk Dairesi 2023/4821 E. , 2025/1154 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/1763 E., 2017/689 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmişt…
**8. Hukuk Dairesi 2023/4821 E. , 2025/1154 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/1763 E., 2017/689 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde arazi kadastrosu çalışmaları 1976 yılında kesinleşmiş ve dava konusu taşınmaz tapulama harici ağaçlandırma sahası olarak bırakılmıştır. 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmaları 2006 yılında yapılmış olup, 31.05.2007 tarihinde askı ilânına çıkarılarak 31.11.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sınırlarını bildirmiş olduğu Boyabat ilçesi Camikebir mahallesinde bulunan yaklaşık 1,5-2 dönüm miktarındaki tescil harici taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları yararına oluşan müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiş, yapılan yargılama neticesinde Mahkemece davanın kabulü ile Sinop ili Boyabat ilçesi Camikebir mahallesi Avara yolu mevkiinde kaim bulunan, doğusunda orman, batısında orman, kuzeyinde Halit Muslu zilyetliğindeki taşınmaz ve ilerisinde 277 ada 3 nolu taşınmaz ve 277 ada 1 ve 4 nolu taşınmazlar, güneyinde orman sınırlarıyla çevrili olan; 06.07.2012 tarihli fen bilirkişileri ... ... ... ve ... ile harita mühendisi bilirkişi ... ... 'ın raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.372,03 metrekarelik yüzölçümlü taşınmazın ... ve ... oğlu 20.05.1940 Boyabat doğumlu davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 29.09.2015 tarihli ve 2015/943 Esas, 2015/7891 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın arazi kadastrosu sırasında "ağaçlandırma sahası" olarak tescil harici bırakıldığı ve 2005 yılında imar planına alındığı, Mahkemece yapılan keşifte tescil harici bırakılmış olan bu kısmın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı ile davacı lehine imar ihya ve zilyetlik yoluyla kazanım koşullarının oluşup oluşmadığının yöntemince araştırılması gerektiğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 inci maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü ve 17 nci maddelerindeki tüm olumlu ve olumsuz koşulları sağladığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, dava konusu Sinop ili Boyabat ilçesi Camikebir mahallesi Avara yolu mevkiinde kain 28.09.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen ve sarı boyalı olan 2.372,03 metrekarelik yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, davalı Hazine vekili tarafından karara karşı temyiz yoluna başvurulmuştur. İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmaz yönünden 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü ve 17 nci maddelerine göre imar ihya ve zilyetlik yolu ile kazanım koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; bu sonuca varabilmek için yeterli inceleme ve araştırma yapıldığı söylenemez. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın, dava tarihinden daha önce yapılarak kesinleşen 14.02.1995 tarihli imar planında kaldığı belirtilmesine rağmen imar plan tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafı ve memleket haritası incelemesi yapılarak taşınmazın kullanım durumu ve tasarruf sınırlarının belirgin olup olmadığı araştırılmadan dosya içerisinde bulunan ve kullanım durumunu tespite elverişli olmayan eski tarihli (1954) hava fotoğrafı ve (1959) memleket haritası incelemesine göre karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, 18.10.2016 tarihli ziraat bilirkişi raporunda; taşınmazın sebze ekili olan kısmında muhtelif cins ve yaşlarda 20 adet, ekili olmayan kısmında ise 38 adet meyve ağacının bulunduğu belirtilmiş ise de taşınmazın rapora ek renkli fotoğraflarında söz konusu ağaçların görünmediği, fotoğraflar ile bilirkişi değerlendirmesinin birbiri ile uyuşmadığı anlaşılmıştır. O halde doğru sonuca ulaşabilmek için İlk Derece Mahkemesince, tespit tarihi olan 1995 yılından önceki 15-20-25 yıl öncesine ait en az üç farklı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları getirtilerek dosya keşfe hazır ... getirtilmeli, mahallinde yaşlı, yansız yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi ile üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, tamamının imar-ihya edilip edilmediği, taşınmazdaki imar-ihyanın ne zaman gerçekleştiği, taşınmazın ne zamandan beri kim tarafından ne suretle kullanıldığı, zilyetliğin başlangıcı, süresi, şekli, kimden intikal ettiği maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazların eğimi, niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, üzerindeki ağaçların yaşı, cinsi, dağılımı ve imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, imar-ihya tamamlandıktan sonraki zilyetliğin ekonomik amaca uygun zilyetlik olup olmadığı, süresi hususlarını içeren, bilimsel verilere dayalı, önceki zirai bilirkişi raporlarını da irdeleyen ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; raporda belirtilen hususların somutlaştırılması için, taşınmazı tüm yönleriyle gösterecek şekilde çektirilecek fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz kabaca işaretlettirilmeli, jeodezi veya fotogrametri mühendisine hava fotoğrafları üzerinde stereoskop ile inceleme yaptırılarak, taşınmazın niteliği ile tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihi ve taşınmazın imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacı yararına imar-ihyaya dayalı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenip sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde ilamın gerekleri tam olarak yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulması gerekmiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.