Başvuru, temyiz isteminin süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, temyiz isteminin süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 10/2/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Olayın gerçekleştiği otelde satın alma müdürü olan başvurucunun eşi Ö.A. 7/10/2008 tarihinde aynı işyerinde şoför olarak çalışan İ.G. tarafından av tüfeği ile vurularak öldürülmüştür. Başvurucu, muris eşinin çalıştığı A.B. Otelinin işleticisi olan davalı şirket ileİ.G. aleyhine Kemer Asliye (İş) Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) 24/12/2009 tarihinde iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminat davası açmıştır. Mahkemenin 27/7/2010 tarihli duruşmasında başvurucu vekili davalı İ.G. hakkındaki davadan feragat ettiklerini açıklamıştır. Mahkemece 10/4/2013 tarihli duruşmada, davalı İ.G.ye karşı açılan davadan feragat edilmesi nedeniyle bu davalı yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı şirket yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, sair hususların gerekçeli kararda açıklanacağı belirtilmiştir. Mahkeme gerekçeli kararını 10/5/2013 tarihinde yazmıştır. Karar gerekçesinde; davalı İ.G. yönünden feragat nedeniyle, diğer davalı yönünden ise meydana gelen ölüm olayının başvurucunun eşinin yapmış olduğu işten kaynaklanmadığı ve davalı İ.G.nin eyleminden dolayı davalı şirketin herhangi bir kusurunun ya da kusursuz sorumluluğunun da bulunmadığı açıklanarak davanın reddine karar verildiği ifade edilmiştir. Ayrıca davalı şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden başvurucu aleyhine 130 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Mahkemenin kısa kararı ve gerekçeli kararında kanun yolu ve süresiyle ilgili olarak "...davacı vekilinin ve davalı [T.Y.] İnş. Tic. ve Sanayi A.Ş. vekilinin yüzüne karşı,mahkememize veya zabıt katibine bulunulacak beyanın zapta geçirilmesi sureti ile gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." ibaresi yazılmıştır. Gerekçeli karar 27/5/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu 8/6/2013 tarihinde davalı şirket hakkındaki davanın reddedilmesi ve hükmedilen vekâlet ücreti yönünden kararı temyiz etmiştir. Mahkeme 15/7/2013 tarihli ek kararı ile temyize konu kararın 10/4/2013 tarihli oturumda başvurucu vekilinin yüzüne karşı (tefhim) verildiği, iş davalarında temyiz süresinin tefhim veya tebliğden itibaren sekiz gün olduğu, en geç 18/4/2013 tarihinde temyiz dilekçesinin sunulması gerekli olmasına rağmen süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle temyiz istemini süre yönünden reddetmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) 6/11/2014 tarihli kararıyla ek kararın onanmasına hükmetmiştir. Karar gerekçesi şu şekildedir:"5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun yürürlükte bulunan maddesi hükmüne göre İş Mahkemelerinden verilen kararların 8 gün içerisinde temyiz olunması gerekir.Somut olayda, verilen hüküm 27/05/2013 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiş,temyiz ise 08/06/2013 tarihinde vuku bulmuştur.Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçtikten sonra İş Mahkemesi kararının temyiz edildiği dosya içeriğinden anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına..." Onama kararı başvurucuya 15/1/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 10/2/2015 tarihinde süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Hüküm tarihinde yürürlükte olan 30/1/1950 tarihli ve 5521 sayılı mülga İş Mahkemeleri Kanunu’nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"İstinaf yoluna başvurma süresi, karar yüze karşı verilmişse nihaî kararın taraflara tefhimi, yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür." 5521 sayılı mülga Kanun’a 2/3/2005 tarihli ve 5308 sayılı Kanun ile eklenen geçici madde şöyledir: "Bölge adliye mahkemelerinin, 2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında yapılan temyiz başvuruları, kesinleşinceye kadar Yargıtay tarafından sonuçlandırılır. Bu kararlar hakkında İş Mahkemeleri Kanununun bu Kanunla yapılan değişiklikten önceki temyize ilişkin hükümleri uygulanır." 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici maddesi şöyledir:"(1) Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.(2) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.(3) Bu Kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır."6100 sayılı Kanun’un geçici maddesi gereğince temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun maddesinin fıkrası şöyledir:"Temyiz süresi on beş gündür. Temyiz süreleri, ilâmın usulen taraflardan her birine tebliği ile işlemeye başlar."