TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/939 Esas KARAR NO : 2026/205 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/12/2025 KARAR TARİHİ : 03/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunduğu dava…
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/939 Esas - 2026/205 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/939 Esas KARAR NO : 2026/205 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/12/2025 KARAR TARİHİ : 03/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacı ... , davalı şirketten 10.06.2025 tarihinde, Körfez 4. Noteri'nin ... yevmiye no'lu işlemiyle ... plakalı 2015 Model, ... ticari adlı ve 440S tipli, F3AE3681YU028202923 motor no'lu, WJMM1YTH40C322035 Şasi No'lu, İveco marka ticari aracı KDV dahil 1.060.000,00 TL karşılığında satın alındığını, araç satışı sırasında davalı tarafından davacı alıcıya bildirilmeyen, aracın motorunda ve mekanik aksamındaki gizli ayıplar araç satışından 11 gün sonra, 21.06.2021 tarihinde ortaya çıktığını, söz konusu araçta nitelik ve niceliğini etkileyen, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcı davacının beklediği faydaları ortadan kaldıran ve önemli ölçüde azaltan ayıplar bulunduğunu, davalı tarafa aracın gizli ayıbına ilişkin durumun bildirildiğini, Sakarya 7. Noterliğinin 04/07/2025 tarih ve ... yevmiye no'lu işlemiyle tebliğ edildiğini, ancak davalı taraf mesnetsiz iddialarla tarafların satın alınan aracın ayıplı olmadığını iddia ederek, cevabi yazısında davacı tarafın taleplerine karşı haksız itirazlarda bulunduğunu, bu nedenle davacı tarafça Sakarya 4. İcra Daiesinin 9045 Esas numarasında kayıtlı dosyayla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız itirazıyla iş bu takip durdurulduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak ödeme emrine itiraz ettiklerinden itirazın iptaline ve durdurulan takibin devamına, davalılardan alınıp davacı tarafa ödenmek üzere, takip konusu alacak olan 581.261,58 TL 'nin %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, tüm yargılama gider ve masraflarının ve vekalet-i ücretin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin mersis adresinin "... " olduğunu, bu nedenle davalı şirket aleyhine açılan davalar bakımından yetkili mahkemenin Mersin Asliye Ticaret Mahkemeleri ve Mersin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, yetkisiz mahkemede ikame edilen davanın usulden reddine karar verilmesini, ileri sürülen taleplerin zaman aşımına uğradığını, davaya konu taleplerin kabul anlamına gelmemek kaydı ile taleplerin tümünün zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı def'i nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, Davacı tarafından, davalı şirketten satın alındığı iddia olunan ... plaka sayılı araca ilişkin olarak birtakım gizli ayıpların ortaya çıktığı iddiası ile araç onarım bedeli ve çekici bedeli talep edildiğini, ileri sürülen iddiaların gerçeklere aykırı olduğunu ve hukuki dayanaktan yoksun olduğnu, işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın yetkisizlik ve zamanaşımı nedenleri ile usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde davanın bildirilen şirkete ihbarı ile cevap, itirazların ve re'sen gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, 6098 sayılı TBK'nın 227 ve devamı maddeleri uyarınca ayıplı olduğu iddia edilen araçtaki ayıp nedeniyle davacı tarafça yaptırılan onarım bedelinin ve çekici bedelinin tahsiline yönelik yürütülen icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. Görevle ilgili düzenlemeler; kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile resen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Eldeki dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 08.12.2025 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4).maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır. Somut olayda; Sakarya Defterdarlığının 04.02.2026 tarihli cevabi yazısından davacının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu , bildirilen matrahın VUK 177. maddesinde belirtilen limitleri aşmadığı, esnaf odasının cevabi yazısına göre kaydının olduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğünde ve Ticaret ve Sanayi Odasında kaydının bulunmadığı, alınan tüm cevabi yazılara ve dosya kapsamına göre davacının tacir sıfatına haiz olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda eldeki davada, davacının tacir sıfatına haiz olmadığı, davanın konusu dikkate alındığında mutlak ticari dava olmadığı gibi davacının tacir olmaması nedeniyle de davanın nisbi ticari dava da olmadığı, davaya konu aracın kullanım amacının ticari olmasının davayı ticari dava yapmayacağı, taraflar arasındaki satış ilişkisinin tüketici işlemi olmadığı, bu haliyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılarak 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. (Emsal Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2025/74 Esas ve 2025/284 Karar, 14.02.2025 tarihli ilamı) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hususunun İHTARINA, Dair, tarafların yokluğunda verilen kararın gerekçeli kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek ya da aynı sürede başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 03/04/2026 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza