Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11043 E. , 2024/8196 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11043 Karar No : 2024/8196 DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3... 4-... 5- ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ...Yönetimi Başkanlığı VEKİLLERİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Bursa İli, Karacabey İlçesi, ... Mahallesi'nin de yer aldığı alanın ekli listedeki yerleşim yerlerinin, karşılarında tarih ve sayıları belirtilen Bakanlar Kurulu kararlarının kapsamından çıkarılması…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11043 E. , 2024/8196 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11043 Karar No : 2024/8196 DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3... 4-... 5- ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ...Yönetimi Başkanlığı VEKİLLERİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Bursa İli, Karacabey İlçesi, ... Mahallesi'nin de yer aldığı alanın ekli listedeki yerleşim yerlerinin, karşılarında tarih ve sayıları belirtilen Bakanlar Kurulu kararlarının kapsamından çıkarılmasına ve aynı listede tarihleri yazılı jeolojik etüt raporları ile eki pafta/haritalarda sınırları gösterilen alanların 7269 sayılı Kanun'un 2. ve 14. maddeleri uyarınca afete maruz bölge olarak ilanına ilişkin 24/02/2022 tarih ve 5221 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın davacıların taşınmazlarına ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. DAVACILARIN İDDİALARI : Bursa İli, Karacabey İlçesi, ... Mahallesinde evi bulunan (davacıların komşusu) ...'ın evine ait foseptik çukurunu genişletmek ve içerisinde biriken atıkları boşaltmak amacı ile foseptik çukurunun içinde dinamit patlatması üzerine, evinde çatlaklar meydana geldiği, konuyla alakalı ilgili kurumlardan yardım talep etmesi üzerine ise düzenlenen rapor sonucu davacıların taşınmazlarının da bulunduğu alanın afete maruz bölge ilan edildiği, afet mevzuatına göre, bir yerin afete maruz bir yer olduğuna karar verilebilmesi için öncelikle tehlikenin bulunup bulunmadığı hususunun oluşturulacak heyet tarafından jeolojik etüt raporları alınmak suretiyle ortaya konulması, heyelan ve kayma tehlikesinin bulunduğu sonucuna varılması durumunda, söz konusu yerin boşaltılmaksızın, tehlikenin bertaraf edilebilmesi için başka bir önlem alınıp alınamayacağı hususunun ortaya konulması, alınacak önlemlere karşın, tehlikenin önlenemeyeceği sonucuna varılması durumunda afete maruz bölge (yapı ve ikamete yasaklanmış afet bölgesi) kararı alınabileceği, dava konusu yer ile ilgili olarak öncelikle usulüne uygun olarak jeolojik etüt raporu alınmadığı, mahallede bulunan ve inceleme için gelen kişileri gören kişilerin tanıklığına göre, raporu düzenleyen kişiler evlerin bulunduğu yere dahi çıkmadan, zemin etüdü için gerekli olan kazı ve örnek alma işlemleri yapılmadan, sadece ... isimli kişinin beyanları doğrultusunda, söz konusu kişinin evine komşu olan tüm kişilerin evlerini de kapsayacak şekilde rapor düzenlendiği, taşınmazların kayma ihtimali olup olmadığı hususuna ilişkin yeterli araştırma yapılmadığı, taşınmazların kayma/heyalana maruz kalacağına ilişkin somut veriler bulunmadığı, kayma var ise kaymanın önlenip önlenemeyeceğine ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığı, bu nedenlerle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. DAVALILARIN SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı, esasa ilişkin olarak ise, dava konusu afete maruz bölge kararının bilimsel ve teknik veriler esas alınmak suretiyle can ve mal güvenliğini tesis etmek için alındığı, mahallinde ilk etüdün heyelan nedeniyle 09/03/2009 tarihinde yapılarak 01/07/2009 tarihli jeolojik etüd raporunun düzenlendiği, rapora göre heyelan olayından 6 konutun etkilenebileceği düşünüldüğünden 12/10/2009 tarih ve 2009/15529 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının alındığı, sayısallaştırma işlemi doğrultusunda ise 22/11/2020 tarihli jeolojik etüd raporu düzenlenerek dava konusu edilen 24/02/2022 tarih ve 5221 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının tesis edildiği, yapılan işlemlerin kamu düzeni ile can ve mal kaybının önlenmesine yönelik olarak usul ve esas bakımından kanuna ve ilgili diğer mevzuatlara uygun tesis edildiği dikkate alındığında, haksız açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, Bursa ili, Karacabey ilçesi, ... Mahallesinin de yer aldığı alanın, 7269 sayılı Kanunun 2. ve 14. maddeleri uyarınca afete maruz bölge olarak ilanına ilişkin 24/02/2022 tarihli, 5221 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, davacıların taşınmazlarına ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir. 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2. maddesinde, "Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak Cumhurbaşkanınca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, (…) ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur. Mahalli şart ve özellikler dolayısiyle yangın afetine uğraması muhtemel olan sahalar, şehir ve kasabalarda belediye meclisleri, köylerde ihtiyar heyetleri tarafından tespit ve kaymakamların mütalaası alındıktan sonra valilerin tasvibi üzerine ilgili bölgelerde ilan olunur." hükmü, 14. maddesinde, "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmıyan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükmü yer almıştır. Yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, özetle; Bursa ili, Karacabey ilçesi, Kurşunlu Mahallesinin yer aldığı ve afete maruz bölge edilen alanda, geçmişte (jeolojik dönemde) heyelan olduğu, dinamitle patlatma dolayısıyla hareketlenen bir aktif heyelanın da bulunduğu, dava konusu alanın aktif faya uzaklığı, ana kaya üzerinde yumuşak/gevşek kolüvyon türü heyelana duyarlı malzemenin bulunması ve çok sayıda henüz hareket etmeyen eski heyelanların olması nedeniyle alanda gelecekte çok sayıda heyelanın olma riskinin bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Bu durumda dosyanın ve bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin incelenmesinden, dava konusu alanın, can ve mal güvenliğini tehlikeye sokan 7269 sayılı Kanunda belirtilen afete maruz bölge niteliğindeki alanlardan olduğu ve afet bölgesi sınırlarının tespitine ilişkin tesis edilen işlemin dava konusu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Mülga Afet İşleri Genel Müdürlüğü'nün 13/07/2009 tarihli jeolojik etüt raporunda; köy meskun alanı yaklaşık %30-60 arasında değişen bir topografik eğime sahip yamaç üzerinde kurulduğu, zeminini volkanik kayaçların altere zonunun oluşturduğu köyde yağışa bağlı olarak birkaç noktada lokal heyelan olayının meydana geldiği, inceleme alanının jeolojik ve topografik yapısının heyelanın ilerlemesine müsait olduğu, etüt günü itibarıyla heyelan olayından 6 konutun etkilenebilecek durumda olduğu, bu konutların sakıncasız başka yere nakillerinin gerektiği, hususları belirtilmiş, bunun üzerine davaya konu alan, 12/10/2009 gün ve 2009/15529 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 7269 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge olarak ilan edilmiştir. Anılan Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen koordinatsız kroki halinde olan afete maruz bölge sınırı yerinde koordinat alınarak sayısallaştırılması amacıyla Bursa Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce hazırlanan 22/11/2020 tarihli jeolojik etüt raporunda; yapı ve ikamet için yasaklanmış afete maruz bölge sınırları içerisinde kalan ve nakil kararı alınan konutların zamanla yıkılmadığının tespit edildiği, 13/07/2009 tarihli etüt raporuna istinaden heyelan afeti nedeniyle alınan 12/10/2009 gün ve 2009/15529 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile afete maruz bölge kabul edilen alanın kararname kapsamından çıkarılarak, ekte sınırları sayısallaştırılarak belirtilen afete maruz bölge için Cumhurbaşkanı Kararının alınması gerektiği, hususları belirtilmiştir. Bunun üzerine 22/11/2020 tarihli jeolojik etüt raporuna dayanılarak, 24/02/2022 tarih ve 5221 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile; davacıların taşınmazlarının bulunduğu Bursa İli, Karacabey İlçesi, Kurşunlu Mahallesi'nin de yer aldığı alanın 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2. ve 14. maddeleri uyarınca afete maruz bölge olarak ilan edilmiştir. Bakılan dava, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının davacılara ait taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlığın 7269 sayılı Kanun uyarınca heyelan nedeniyle afete maruz bölge olarak ilan edilmesine ilişkin olması ve çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle, Danıştay Altıncı Dairesinin 17/01/2023 tarihli, E:2022/4425 sayılı ara kararıyla keşif-bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine, Jeoloji Mühendisi, Şehir ve Bölge Planlama Uzmanı ile İnşaat Mühendisinden oluşturulan bilirkişi heyetiyle mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 06/06/2023 tarihli raporda özetle; Bursa İli, Karabacey İlçesi, ... Mahallesinin de bulunduğu, afete maruz bölge olarak belirlenen alanda geçmişte (jeolojik dönemde) heyelanlar olduğu, daha sonra, yine jeolojik zaman içerisinde heyelanların hareketlerini kaybettiği, dava konusu alanda dinamitle patlatma dolayısıyla, sadece patlatmanın olduğu kesimde (tüm alanda değil) tekrar heyelan hareketinin başladığı, işlem ve keşif tarihi itibariyle, dinamitle patlatmanın olduğu kesimde heyelan hareketinin mevcut olduğu, bu hareket dolayısıyla, patlatmanım yakınındaki yapıda çatlaklar oluştuğu, keşif tarihi itibarıyla, söz konusu bu heyelanın yakınındaki hasarlı bina için heyelan riski bulunduğu, ancak daha üst katlardaki yapılar için mevcut aktif heyelanın henüz risk teşkil etmediği, afete maruz bölge ilan edilen söz konusu alanda, jeolojik dönemde heyelanlar olduğu ve daha sonra heyelan hareketinin durduğu, patlatma dolayısıyla, mevcut eski heyelanlardan birinin hareketlendiği ve yanındaki bir yapıya zarar verdiği, keşif tarihinde mevcut bir adet heyelan dışında başka bir hareket eden aktif heyelan görülmemiş olsa da, gerek yaklaşık 1300 m kuzeyde büyük deprem yaratabilecek aktif fay hattının olması, gerekse tabandaki nisbeten sağlam kayanın üzerinde gevşek/yumuşak özellikli yer yer kalın kolüvyon türü malzemenin olması ve alanda çok sayıda henüz hareket etmeyen eski heyelanların bulunması dolayısıyla, büyük bir deprem anında kolüvyonun ve eski heyelanların hareket edeceği ve bu birim üzerinde bulunan yapıların heyelanlardan olumsuz olarak etkileneceğinin düşünüldüğü, bu nedenlerle, dava konusu alanda can ve mal güvenliği açısından, gelecekte muhtemel çok sayıda heyelan olma riskinin bulunduğu, sonuç itibarıyla; Bursa İli, Karacabey İlçesi, ... Mahallesi'nin bulunduğu, afete maruz bölge olarak belirlenen alanda geçmişte (jeolojik dönemde) heyelan olduğu, işlem ve keşif tarihi itibariyle, alanda dinamitle patlatma dolayısıyla hareketlenen bir aktif heyelanın bulunduğu, dava konusu alanın aktif faya uzaklığı, ana kaya üzerinde yumuşak/gevşek kalüvyon türü heyelana duyarlı malzeme bulunması ve çok sayıda henüz hareket etmeyen eski heyelanların bulunması dolayısıyla, can ve mal güvenliği açısından, alanda gelecekte muhtemel çok sayıda heyelanın olma riskinin bulunduğu, belirtilmiştir. Anılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapordaki bilimsel verilerin hukuken kabul edilebilir ve bu bağlamda da hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacılar tarafından rapora yapılan itiraz, raporu kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1. maddesinde, " ... Afete uğrayan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar göz önünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir. Yukarıda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verilir." hükmüne, 2. maddesinde; "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur." hükmüne, 14. maddesinde ise; "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmayan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Usul Yönünden; Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından; Afete maruz bölge ilanına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasının ilgililere tebliğ sonucunu sağlamayacağından, afete maruz bölge ilanına ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte olması karşısında, ilgililere tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün gereğidir. Bu çerçevede, ilgililerin taşınmazlarının bulunduğu alanın afete maruz bölge olarak ilanına ilişkin kararların, usulüne uygun tebliği üzerine altmış günlük dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının davacılar tarafından Kurşunlu Mahallesi Muhtarlığı tarafından yapılan tebliğ üzerine öğrenildiği ve altmış günlük dava açma süresi içinde bu davanın açıldığı anlaşıldığından ve davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. Esas Yönünden; Dosyadaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte incelenip değerlendirilmesinden; uyuşmazlık konusu alanın 12/10/2009 gün ve 2009/15529 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile heyelan afeti nedeniyle afete maruz bölge olarak ilan edildiği, 22/11/2020 tarihli jeolojik etüt raporu ile koordinatsız olan afete maruz bölgenin koordinat alınarak sayısallaştırıldığı, 22/11/2020 tarihli jeolojik etüt raporuna dayanılarak dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile davaya konu alanın afete maruz bölge olarak ilan edildiği, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu sunulan raporda özetle; Bursa İli, Karabacey İlçesi, ... Mahallesinin de bulunduğu, afete maruz bölge olarak belirlenen alanda geçmişte (jeolojik dönemde) heyelanlar olduğu, daha sonra, yine jeolojik zaman içerisinde heyelanların hareketlerini kaybettiği, dava konusu alanda dinamitle patlatma dolayısıyla, sadece patlatmanın olduğu kesimde (tüm alanda değil) tekrar heyelan hareketinin başladığı, işlem ve keşif tarihi itibariyle, dinamitle patlatmanın olduğu kesimde heyelan hareketinin mevcut olduğu, bu hareket dolayısıyla, patlatmanım yakınındaki yapıda çatlaklar oluştuğu, keşif tarihi itibarıyla, söz konusu bu heyelanın yakınındaki hasarlı bina için heyelan riski bulunduğu, ancak daha üst katlardaki yapılar için mevcut aktif heyelanın henüz risk teşkil etmediği, afete maruz bölge ilan edilen söz konusu alanda, jeolojik dönemde heyelanlar olduğu ve daha sonra heyelan hareketinin durduğu, patlatma dolayısıyla, mevcut eski heyelanlardan birinin hareketlendiği ve yanındaki bir yapıya zarar verdiği, keşif tarihinde mevcut bir adet heyelan dışında başka bir hareket eden aktif heyelan görülmemiş olsa da, gerek yaklaşık 1300 m kuzeyde büyük deprem yaratabilecek aktif fay hattının olması, gerekse tabandaki nisbeten sağlam kayanın üzerinde gevşek/yumuşak özellikli yer yer kalın kolüvyon türü malzemenin olması ve alanda çok sayıda henüz hareket etmeyen eski heyelanların bulunması nedeniyle, büyük bir deprem anında kolüvyonun ve eski heyelanların hareket edeceği ve bu birim üzerinde bulunan yapıların heyelanlardan olumsuz olarak etkileneceğinin düşünüldüğü, dava konusu alanda can ve mal güvenliği açısından, gelecekte muhtemel çok sayıda heyelan olma riskinin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda, Bursa İli, Karacabey İlçesi, ... Mahallesi'nin bulunduğu, afete maruz bölge olarak belirlenen alanda geçmişte (jeolojik dönemde) heyelan olduğu, işlem ve keşif tarihi itibariyle, alanda dinamitle patlatma dolayısıyla hareketlenen bir aktif heyelanın bulunduğu, dava konusu alanın aktif faya uzaklığı, ana kaya üzerinde yumuşak/gevşek kalüvyon türü heyelana duyarlı malzeme bulunması ve çok sayıda henüz hareket etmeyen eski heyelanların bulunması dolayısıyla, can ve mal güvenliği açısından, alanda gelecekte muhtemel çok sayıda heyelanın olma riskinin bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 3. Davacılar tarafından yatırılan keşif avansı ile posta giderleri avansından artan kısmın talebi halinde iadesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca... TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 31/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.