12. Ceza Dairesi 2020/5002 E. , 2023/2599 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/265 E., 2016/82 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihi…
**12. Ceza Dairesi 2020/5002 E. , 2023/2599 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/265 E., 2016/82 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 Tarihli ve 2015/265 Esas, 2016/82 Karar sayılı Kararı ile; 1. Sanık ... hakkında; taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci fıkrası gereğince neticeten hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının aynı kanunun 50 nci maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir. 2. Sanık ... hakkında; taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci fıkrası gereğince neticeten hükmolunan 3 yıl 4 ay hapis cezasının aynı kanunun 50 inci maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir. B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.09.2020 tarihli ve 2016/206855 sayılı, ''hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında hesap hatası yapılarak eksik cezaya hükmedildiği'' gerekçesi ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; Sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında hesap hatası yapılarak eksik cezaya hükmedildiğine ilişkindir. 2. Sanıklar müdafiinin temyiz istemi; Sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1. Sanık ...'ın Senal Mobilya Dekorasyon Mimarlık İnşaat Tah. San. ve Tic. Ltd. Şirketinin yetkilisi olduğu, sanık ...'ın söz konusu abisinin şirketinden emekli olup ara sıra yardıma gittiği, ...'ın şirkette işçi ve şoför olarak çalıştığı, olay günü ...'ın şirkete ait kamyonet ile yanında ... isimli çalışanla birlikte şirkete malzeme almak üzere Nilüfer Küçük Sanayi sitesine gittikleri, burada almış oldukları mdf ve sunta kalıplarını aracın kasa kısmına dik şekilde istifledikleri, devrilmemeleri amacıyla iki yerden bağladıkları ancak sabitlemedikleri, bu sırada sanık ...'in amcası olan diğer sanık ...'in onları gördüğü, yanlarına gittiği, onlarla birlikte fabrikaya gitmek istediği, aracı sanık ...'in kendisinin kullandığı, ...'nın yanına oturduğu, ölen ...'ın da iddiaya göre yorgun olduğunu dinlenmek istediğini söyleyerek eşyaların istiflendiği kasa kısmına bindiği, birlikte hareket ettikleri, kavşağa geldiklerinde keskin olan kavşağı döndükleri sırada kasa kısmında ses geldiği, aracı durdurarak kontrol ettiklerinde ...'ın istiflenen suntaların altında kaldığını gördükleri, ...'ın olay yerinde öldüğünün anlaşıldığı, 24/10/2014 tarihli ölü muayene zabıt varakası ve 15/12/2014 tarihli Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin raporuna göre ölümün künt kafa travmasına bağlı kafa tası kemik kırıkları ile birlikte gelişen beyin harabiyeti-kanaması sonucu meydana geldiği, ölüm üzerinde etkili başkaca etkili bir nedenin tespit edilemediğinin rapor edildiği olayda mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanık ...'in asli, sanık ...'in tali kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek uygulama yapılmıştır. 2. Katılan sanıklardan şikayetçi olduğunu, zararının giderilmediğini beyan etmiştir. 3. Sanık ... savunmasında "Senal Tic. Ltd. Şirketinin genel müdürü benim, ... amcam olur, onun şirkette çalışan olarak ya da ortağı olarak şirketle bir ilgisi bulunmamaktadır, kazanın meydana geldiği gün amcam ..., ... ve ... ile tesadüfen karşılaşmıştır, kazanın meydana geldiği saatlerde ben de şirketin ofisinde toplantıdaydım, kazada ölen ... şirketimizde şoför olarak çalışan elemanlarımızdan biriydi, kendisinin E sınıfı sürücü belgesi vardı, malzemelerin şirket aracına yüklenmesi, indirilmesi, nakli ile ilgili olarak sorumluluğu bulunduğu gibi bu konuda kendisine şirketimizce iş güvenliği eğitimi dersi de verilmişti, çalışırken giydiği özel bir kıyafeti yoktu, çünkü zaten şoför olarak işe alınmıştı, kazanın meydana geldiği gün kendi insiyatifini kullanarak malzemelerin kamyonete yüklemesini yapmış, yine kendi isteği ile kamyonetin ön tarafında yer olduğu halde malzemelerin bulunduğu arka tarafa geçmek istemiştir, o dönemlerde emekliliği yakınlaştığı için emekli olunca ne yaparım düşüncesi ile de o dönemde sıkıntılı bir süreçteydi, sanırım bunların da etkisi ile bu şekilde bir davranış sergilemiştir. Malzemelerin arkada tutulması gibi bir durum söz konusu olmadığı halde kendi isteği ile arka kısma geçmiştir. Bizim bir kusurumuz yoktur, bunun dışında ...'ın ölümünden sonra biz aile olarak ailesine gereken ilgiyi gösterdik, bu konuda hassasiyetimizi gösterdik, ...'ın ölümünün ardından merasimleri bizim ailemiz tarafından üstlenildi ve yaptırıldı, bu konudaki iddialarını da kabul etmiyoruz, suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi istiyorum. Eğer mahkumiyetime karar verilecek ise CMK'nın 231. maddesinin hakkımda uygulanmasını talep ediyorum'' demiştir. 4. Sanık ... savunmasında ''Senal Dekorasyan Limited şirketi ... aittir, ben emekliyim, zaman zaman ağabeyime yardımcı olmak için yanına gidip geliyordum, emekli olana kadar da ağabeyim Canip'in yanında ücretli olarak çalışmıştım, olay günü ağabeyimi ziyaret için gittiğimde ... ve ...'yı gördüm, ben oraya vardığımda kamyonete yükleme yapılmıştı. Yüklemeyi ...'ın kendisi bizzat yapmış, bana öyle söylemişti, hatta ben "30 yıldır bu işi yapıyorum, bu suntalar böyle dik olarak yüklenmez" diyerek kendisini uyarmıştım, ancak beni dinlememişti. Esasen kamyoneti ...'ın kullanması gerekiyordu, bana rahatsız olduğunu, kullanmak istemediğini, kamyonetin arka tarafında oturmak istediğini ısrarla söyledi. Biz de ısrar ettik, ancak bizi dinlemedi, yaşçada bizden büyük olduğu için üstüne gitmedik, kamyonetin arka tarafına, kasa kısmına oturmuştu, suntaları tutmak gibi bir durumu yoktu, suntalardan ayrı uzak bir yerde oturmuştu, ... ile biz kamyonetin ön kısmına geçmiştik, kamyoneti ben kullanıyordum, arka taraftan bir ses geldiğini duyduğum anda aracı durdurdum, araçta herhangi bir savrulma kayma olmadı, Celal ile birlikte araçtan indik, ... yerde yatıyordu, suntalardan bir kaçı yere devrilmişti, bir kaçı da aynı yerde aynı pozisyonda duruyordu, ...'ın başının yan tarafını çarptığını gördüm, hemen ambulans çağırdık. 10-15 dakika. içinde ambulans geldi. ...'ı götürdü. Suntalar bu işler için özel olarak kullandığımız kayışlar ile bağlıydı, genellikle bu tür taşıma işlerinde sunta levhaları aracın kasasına yatırmış vaziyette bırakırdık, bağlamaya ihtiyaç olmazdı, ayrıca büyük nakliye işlerinde büyük araçlarımızı kullanıyorduk, bu küçük ve acil bir iş olduğu için kamyonet kullanılmıştı, o gün ... suntaları bu şeklide bağlama konusunda ısrar etmişti, Eğer mahkumiyetime karar verilecek ise CMK'nın 231. maddesinin hakkımda uygulanmasını talep ediyorum'' demiştir. 5. Tanık ... ''Ben ...'ın yanında çalışıyorum ... Kazanın nasıl meydana geldiğini görmedim. Ben iş yerinde muhasebe biriminde görevliyim. ... benim çalıştığım iş yerinde fabrika atölye kısmında imalat biriminde görevliydi ayrıca satılan ürünlerin montajı için de adreslere gidiyordu. İş yerinde çalışanlara iş güvenliği eğitimi kursu, dersi veriliyordu. ...'da bu eğimini almıştı. ... montaj işlerine gitmesinin yanı sıra malzeme almaya da giderdi. Kendisinin e sınıfı ehliyeti vardı. Bu yüzden kamyon, kamyonet tipi büyük araçları kullanabiliyordu. İş güvenliği eğitimi derslerin satılan ürünlerin nakli sırasında paketlenme, yüklenme şekilleri ve usulleri de işçilere gösteriliyordu. Örneğin nakledilen MDF ürünlerinin yatay şekilde araca yüklenmesi gerekmektedir ancak o gün bunun dikey şekilde kamyonete yüklendiğini öğrendim. Yükleme işleminin de ürünlerin satın alındığı firmaların işçileri tarafından ve yine ürünü teslim alan bizim firmamızın elemanları tarafından yapılması esastır. O gün de bildiğim kadarıyla ürünleri teslim aldıkları Kasapoğlu firmasının elemanları ile ... yükleme işini birlike yapmışlar. Yükleme konusunda söz sahibi olacak inisiyatif kullanacak kişi bizim firmamızın elemanıdır demiştir. 6. Tanık ... "Ben ...'ın iş yerinde montaj işinde görevliydim. Satılan ürünlerin adreslerine götürüp montajlarının yapılması işini yapıyordum. ...'da şoför ve yardımcı eleman olarak çalışıyordu. E Sınıfı sürücü belgesi vardı. Araçları o kullanıyordu. Montaj işlerinde de yeri geldiğinde bana yardımcı oluyordu. Zaman zaman fabrika ve atölyede de çalıştığı oluyordu. Bize çalışanlar olarak iş güvenliği dersi veriliyordu. Yüklemenin nasıl yapılacağı, bizim araçlarda kesinlikle arkada oturmamamız gerektiği hususlarda uyarılarda bulunuluyordu. Montaj için giderken iş yeri yetkilileri de bizlere gerekli uyarıyı yapıyordu. Yükleme işlerinde ürün aldığımız firmaların elemanları çalışırdı. Biz de kendilerine yardımcı olurduk. Kazanın meydana geldiği gün de yine ürünleri aldığımız Kasapoğlu firmasının elemanları yükleme yapıyordu. ...'a yardım ediyordu. Bir ara ben oradan ayrıldım. Tekrar geldiğimde ... son parçayı araca yerleştiriyordu. MDF ürünlerini dik şekilde koymuştu. Ben de kendisini uyardım hiç olmazsa son parçayı yatay şekilde koymasını istedim. Beni dinlemedi. ... Burada tesadüfen ...'ı da görmüştük. O da gideceği istikamette olduğu için bizimle gelmek istedi. ...'ın firmada herhangi bir yetkisi ve sıfatı yoktu. ..., ...'a yorgun olduğunu, bu nedenle arabayı kendisinin kullanmasını söyledi, o da kabul etti. Ben ısrarla Süleyman'dan ön tarafa gelip oturmasını söyledim anca gelmedi. Ön tarafta yer de vardı. Metin aracı kullanacaktı. Ben ön tarafta oturuyordum. 1 kişilik yer boştu. Süleyman kabul etmedi. Yola çıktık bir 10 dakika kadar sonra kasadan küt diye bir ses geldi. Suntaların devrilme sesiydi. ... yaklaşık 20 km hızla yavaş gidiyordu. Herhangi bir viraj yoktu. Kavşaktan kavşaktan yola çıkmıştık. Sesi duyunca arabadan hemen indim. Aracı durdurduk. Kapıyı açtığımda ...'ı suntalar ile yan tarafın arasında sıkışmış olduğunu gördüm. Suntaları kaldırmaya çalıştım. Süleyman'dan ses gelmiyordu. Ambulans çağırdık. Gördüklerim bundan ibarettir demiştir. 7. Dosyada mevcut 23.06.2014 tarihli, 02.11.2015 tarihli bilirkişi raporlarında ve 24.12.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda kazanın meydana gelmesinde sanık ...'in asli, sanık ...'in tali, ölenin tali kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin oluşa ilişkin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. 1. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; Sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında hesap hatası yapılarak sanıklar hakkında eksik cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2-Sanıklar müdafiinin temyiz istemi yönünden; Katılanın zararının tazmin edilmemiş olması, zarar giderimine ilişkin dosyada herhangi bir belge, bilgi ve buna ilişkin bir irade bulunmadığı, sanık ... bakımından hükmedilen ceza miktarı da gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanıklar kurulan hükümlerde, hesap hatası yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/3. maddelerine aykırı davranılması, hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde 3 numaralı bentte açıklanan nedenle Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2015/265 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 3. paragrafın hükümden çıkarılarak yerine ''Sanıkların sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak, sanık ... hakkında hükmedilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4 maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 1215 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4 maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.