Ceza Genel Kurulu 2014/499 E. , 2017/430 K. "" Kararı veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 23.03.2010 Sayısı : 180-121 Çocuğun cinsel istismarı suçundan sanık ...'nın beraatine ilişkin, Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 23.03.2010 gün ve 180-121 sayılı hükmün, mağdure vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 20.11.2013 gün ve 22509-11887 sayı ile; “Suç tarihi itibarıyla nüfus kaydına…
**Ceza Genel Kurulu 2014/499 E. , 2017/430 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 23.03.2010 Sayısı : 180-121 Çocuğun cinsel istismarı suçundan sanık ...'nın beraatine ilişkin, Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 23.03.2010 gün ve 180-121 sayılı hükmün, mağdure vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 20.11.2013 gün ve 22509-11887 sayı ile; “Suç tarihi itibarıyla nüfus kaydına göre 11 yaş içinde olan mağdurenin annesi ....'in 12.06.2009 tarihli duruşmada, sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, mağdure vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığından, temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca reddine” karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 09.02.2014 gün ve 150301 sayı ile; “İtirazlarımız mağdure zorunlu vekilinin sanık ... hakkında verilen beraat kararını temyize hakkı bulunup bulunmadığına ilişkindir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36. maddesi ile ‘Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılama hakkına sahiptir.’ ve yine aynı Yasanın 141/4. maddesi ile de ‘Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.’ hükümlerini haizdir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda çocukların cinsel istismarı suçları TCK’nun 2. kitap, 6. bölümünde vücut dokunulmazlığına yönelik suçlar içerisinde düzenlenmiştir. 765 sayılı Türk Ceza Kanununda ise genel ahlak ve aile düzeni aleyhine işlenen suçlar içinde düzenlenmişti. Bu suçlarda korunan hukuki yarar yeni yasamızdaki sisteme göre kişinin ‘vücut dokunulmazlığı’ olup kişiye sıkı sıkıya bağlı olan haklardandır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 16. maddesi gereğince ‘ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazanmadan ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir.’ Yüksek Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 15.04.1992 gün ve 14/9 sayılı kararında; ‘Sezgin küçükler, doğrudan doğruya kişiliklerine karşı işlenmiş olan suçlardan dolayı dava ve şikâyet hakkına sahiptirler’ görüşü kabul edilmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sisteminde çocukların cinsel istismarı suçunda rıza yaşı 15 yaş olarak belirlenmiştir. 15 yaşını bitirmemiş küçüklerin suçun oluşması açısından rızaları etkili değildir. Ancak şikâyeti kullanma açısından ayırt etme gücüne sahip bulunan küçüklerin, kişiye sıkı surette bağlı bulunan bu hakkı kullanmasına da Medeni Kanun ve yukarıda açıklanan içtihadı birleştirme kararına göre bir engel söz konusu değildir.