T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 32. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 32. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2526 KARAR NO : 2026/515 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2024 NUMARASI : 2024/840 Esas - 2024/892 Karar DAVANIN KONUSU : MENFİ TESPİT KARAR TARİHİ : 05/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2026 Yuk…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 32. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 32. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2526 KARAR NO : 2026/515 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2024 NUMARASI : 2024/840 Esas - 2024/892 Karar DAVANIN KONUSU : MENFİ TESPİT KARAR TARİHİ : 05/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2026 Yukarıda tarih ve numarası yazılı İcra Hukuk Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmakla; dosyadaki tüm kayıtlar okunup gereği düşünüldü; Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalı arasında adi araç kiralama sözleşmesi yapıldığını, bu kiralama nedeniyle 26 gün için toplam 65.000 TL ödemeyi kabul ettiğini, taksit taksit ödemek için tarafların anlaştığını, müvekkillerinin davalıya karşı bedel ve içerik kısmını boş bırakmak suretiyle boş bir senet imzaladığını, senedin davalı tarafından kötüniyetle doldurulup icra takibine konulduğunu, müvekkillerinin aracı kiraladığı anda aracın arıza ışığının yandığını, müvekkillerinin arkadaşlık güveni ile aracı kullandığını, 3. Gün aracın yolda kaldığını, bunun üzerine aracı kiralayan davalının aracı müvekkiline yaptırmasını söylediğini, müvekkillerinin tamir masraflarını üstlendiğini, müvekkillerinin aracın tamiri için ödediği bedelleri düşerek davalıya toplam 36.000 TL ödeme yaptığını, davalının herhangi bir ikame araç da sunmadığını, müvekkiline karşı davalı tarafından 145.000 TL haksız şekilde senet doldurularak Ankara 8. Genel İcra Dairesinin 2024/4373 Esas sayılı dosyasında icra takibine başlandığını belirterek müvekkillerinin bu senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarını kabul etmediklerini, ... plakalı araca ilişkin araç kiralama sözleşmesinin ... Oto Kiralama…Ltd.Şti. ile davacılar arasında imzalandığını, sözleşmede ...’ın aracı kiralayan, ...’in ise kefil olduğunu, aracın hasarlı teslim alındığı belirtilmişse de davacılar ile birlikte araç kontrol edilip, test sürüşü yapıldıktan sonra sözleşme imzalandığını, KABİS sistemine kaydının işlendiğini, araç kiralandıktan sonra kaza sonucu araçta hasar meydana geldiğinin müvekkiline bildirilmesi üzerine tanıdık tamircide tamirat yaptırılarak tarafların arasında bulunan dostluğa dayanılarak fatura kesilmeden fazla zarar oluşmayacak şekilde hesaplama yapıldığını, tüm masrafların müvekkili tarafından karşılandığını, araçtaki hasarın davacılar tarafından yapıldığına dair yeterli bir delil sunulmadığını, araç teslim edildiğinden daha kötü bir halde ve zorla teslim alındığını, kiralama sürecinde araçta oluşan hasarlar nedeniyle ve davacıların kişisel borçları ile birlikte takibe konu senedin müvekkiline verildiğini, bono verilmesi ile borcun ikrar edildiğini, kambiyo senetlerine hakim olan sebepten soyutluk ilkesi uyarınca takibe konu senedin temel borç ilişkisinden bağımsız olması nedeniyle davacı iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacıların ödeme iddiaları ile sundukları dekontların taraflar arasındaki diğer alacak verecek ilişkilerine ait olup takibe konu senede yönelik olmadığını belirterek davanın reddi ile davacılar hakkında %20 oranında inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi 13/09/2024 tarih ve 2024/94 Esas, 2024/466 Karar sayılı ilamında; “…eldeki davanın kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası olup yargılama konusunda mahkememizin görevsiz ticaret mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılarak HMK m.115/2 uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” Şeklindeki gerekçe ile “1-HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usul yönünden REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna,” karar verilmiştir. Karar 05/11/2024 tarihinde kesinleşmiştir. Ankara 5. Asliye Ticaret mahkemesi tarafından ; "...Dava kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası olup, davanın 7155 sayılı kanun ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 01.01.2019 tarihinden sonra açılmış olduğu, davacı vekiline 02/12/2024 tarihli tensip zaptı ile arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunması için 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekili 05/12/2024 tarihli beyan dilekçesi ile arubulucuk süresinin başladığı tarih 16/09/2024 olan, son tutanağın düzenlenme tarihi 30/09/2024 tarihli arabluculuk tutanağını mahkememize sunmuştur. Mahkememizin 06/12/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekiline 3 gün içerisinde dava tarihi olan 26/02/2024 tarihinden önce arabuluculuğa gidilip gidilmediğine dair beyanda bulunmasının istendiği, dava tarihi itibariyle arabuluculuğa gidilmediği, arabulucuk son tutanağının 30/09/2024 tarihinde düzenlendiği, görevsiz mahkeme kararının ise 05/11/2024 tarihinde kesinleştiğinin bildirildiği anlaşıldı. Dosya görevsizlik ile gelmiş olsa bile Yargıtay İçtihatlarına göre dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa tabi davalarda arabuluculuğa başvurulması gerektiği nitekim Yargıtay 11 HD'nin 2022/2421 E-2023/5898 K nolu 17/10/2023 tarihli kararında da bu hususun vurgulandığı gibi 6325 sayılı yasanın açık yorumundan dava tarihinden sonra ancak esasa girilmeden önce zorunlu arabulucuğun tamamlanarak dava tarihinden önceki dava şartının gerçekleştirilemeyeceği kanaatiyle ve davacı vekilinin dava açılmadan önce değil açıldıktan sonra arabuluculuk başvurusuna gittiği anlaşılmakla, davanın HMK. 114. ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir." şeklindeki gerekçe ile "1-Davanın, 6102 Sayılı TTK'nın 5/A ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE," karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf başvurusunda; kararın hukuka aykırı olduğunu, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davası açılırken konunun icra takibine dayandığı ve işin aciliyetinden dolayı önce Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını, arabuluculuk zorunlu olmadığından arabulucuya başvurulmadığını, daha sonra görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle dosyanın gönderildiğini, görevsizlik kararının 05.11.2024 tarihinde kesinleştiğini, taraflarınca arabuluculuk başvurusunun 16.09.2024 tarihinde yapıldığını, anlaşamama son tutanağının 30.09.2024 tarihinde oluşturulduğunu, görevli mahkemenin belirlendiği kararın kesinleşmesinden önce arabuluculuk zaten yapılıp Mahkemeye son tutanağın sunulduğunu, görevsizlik kararının kesinleşmesinden önce arabuluculuk son tutanağının düzenlenmiş olması durumunda arabuluculuk şartı sağlanmış kabul edildiğini, usulden ret kararının kanuna aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık; 09/01/2024 tarihli ... plaka sayılı aracın kiralanması hakkındaki sözleşme ile davalı tarafından başlatılan icra takibine konu senetten dolayı davacıların borçlu olmadığının tespiti davası olduğu görülmektedir. HMK.nın 1.maddesi gereğince “Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.” HMK madde 4/1-a uyarınca " Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları" görmekle görevli sulh hukuk mahkemeleri olup HMK madde 114 gereğince uyuşmazlığın görevli mahkemede görülmesi dava şartlarından biridir. Bu itibarla görev kuralları tarafların ileri sürmesine gerek olmaksızın hâkim tarafından ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu durumda HMK madde 353/1-a-3 uyarınca İstinaf Merci, duruşma açmaksızın ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verebilecektir. Dairemizce yapılan değerlendirmelere göre; HMK.'nın 355. maddesi hükmüne göre istinaf incelemesinin bu yönde sunulan dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılması ancak kamu düzenine aykırılık görmesi halinde bu hususun re'sen gözetilmesi gerektiği, somut olayda uyuşmazlığın temelinin kira sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görev, dava şartı olup, kamu düzenine ilişkindir ve yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözönüne alınması gerekir. İlk derece Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek esas hakkında karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle, HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına HMK.'nın 353/1-a-3 maddesi hükmü özel düzenleme içerdiğinden HMK.'nın 360. maddesinin atfı ile HMK.'nın 20. maddesinin hükmü uygulanmaksızın ve talebe bağlı olmaksızın dosyanın görevli Ankara Sulh Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere Tevzi Bürosuna gönderilmesine, davacılar vekilinin diğer istinaf taleplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2024 tarih ve 2024/840 E. - 2024/892 K. Sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca davanın Ankara Sulh Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, Peşin alınan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, HMK'nun 331/2. Maddesi gereğince davacılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin görevli ilk derece mahkemesince yeniden yapılacak yargılama sonunda verilecek kararda dikkate alınmasına, HMK'nun 302/5 maddesi uyarınca hükmün ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereği KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05/03/2026 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır* Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır