T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1624 KARAR NO: 2026/27 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:25/03/2025 NUMARASI: 2024/772 Esas - 2025/272 Karar DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ:14/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1624 KARAR NO: 2026/27 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:25/03/2025 NUMARASI: 2024/772 Esas - 2025/272 Karar DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ:14/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Poliçesi ile ... plakalı motosikleti sigortaladığını, 25.08.2015 tarihinde müvekkiline sigortalı ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 2-3 ve 4 numaralı davalıların mirasbırakanı müteveffa ...'ın maliki, davalı ...'nın trafik sigortacısı olduğu ve müteveffa ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, ... araçta yolcu olarak bulunan ...'nın yaralandığını, küçük ...'ya velayeten anne ve babası tarafından müvekkili şirket aleyhine ...'nın maluliyetine ilişkin olarak maddi tazminat davası açıldığını, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/783 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarıyla gerçekleşen kazada müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün %25, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, yine bilirkişi raporlarıyla tespit edilen 287.463,99-TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve buna bağlı fer'ilerinin kazada yaralanan küçük ... velilerine ödenmesine karar verildiğini, verilen kararın kesinleştiğini, davacılar vekili ile müvekkili şirket arasında düzenlenen ibraname ve feragatnameye göre mahkeme kararıyla hüküm altına alınan 287.463,99-TL asıl alacak ve ilamda geçen ferileriyle birlikte bu alacak sebebiyle doğan tüm ferilerin ödenmesi hususunda davacı taraf ile müvekkili şirket arasında anlaşma sağlandığını, anlaşma doğrultusunda toplam 448.487,85-TL'nin davacı vekiline ödendiğini, dava konusu trafik kazasında huzurdaki dosya davalıları ..., ... ve ...'ın mirasbırakanı müteveffa ...'ın sahibi, davalı ...'nın Trafik sigortacısı olduğu ... plakalı araca yapılan yargılama neticesinde %75 oranında kusur isabet edildiğini, kazada yaralanan küçük ... velilerine ödenen tazminattan müvekkili şirket sigortalısına isabet eden %25 kusur oranı düşüldüğünde davalılardan toplam 336.365,88-TL rücuen tazminat talep hakkı bulunduğunu belirterek, davalıların %75 kusuruna karşılık gelen, 336.365,88-TL tazminat alacağının ödeme tarihi olan 21.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru dilekçesinde bahsi geçen 25/08/2015 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 16/01/2015-2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 290.000 TL olduğunu, sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin vermiş olduğu hükümde kusur durumunun çelişkili olup kusur tespiti yapılması gerektiğini, bu itibarla aracı sevk ve idare eden ve huzurdaki davaya da konu zarara sebebiyet veren sürücünün veya araç işleteninin ibra edilmiş olması, borçtan müşterek ve müteselsil sorumlu müvekkili şirketin aynı şekilde sorumlu olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza sonrası düzenlenen trafik kaza tespit tutağına göre müvekkillerinin murisi ...'ın herhangi bir kural ihlali yapmadığını, motosiklet sürücüsünün asli kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, söz konusu davanın müvekkiline ihbar edilmediğini, dosyada kusur, maluliyet ve tazminat raporlarının hatalı olarak hazırlandığını ve söz konusu karara karşı gerekli kanun yollarına başvurulmadan sulh olunarak davacı sorumluluğunda bulunmayan bir parayı ödediklerini, davacının sorumluluğunda bulunmayan bir parayı ödemesi nedeniyle müvekkillerine rücu etmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davacının davasının kısmen kabulüne, 336.290,89 TL tazminat alacağının 22.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... A.Ş. ve diğer davalılar vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; rücu talebine dayanak teşkil eden dava dosyasının kesinleşmiş ilama dayalı ödemeye ilişkin olduğunu, sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olmadığını, aleyhlerine hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve maluliyet oranının net olarak tespit edilmesi gerektiğini, dosyada ... için hazırlanan raporların davacıların bizzat muayenesi yapılmaksızın yalnızca evraklar üzerinden değerlendirilerek yetkisiz kurum tarafından hazırlandığını, sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin hükmünde kusur durumunun çelişkili olduğunu, kusur tespiti yapılması gerektiğini, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin vermiş olduğu hükme esas maluliyet raporunun esasına ilişkin itirazlarının bulunduğunu, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınması gerektiğini, dosya kapsamında çocuklar için özel gereksinim değerlendirmesi hakkında yönetmelik uyarınca rapor alınması gerektiğini,müterafik kusur araştırması yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumluluğunun mevcut olduğunu, uyuşmazlık konusu olayda müşterek müteselsil sorumluluğun söz konusu olmadığını, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketi aleyhine açılan Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/783 esas sayılı dosyasındaki kusur raporuna göre hüküm kurulduğunu, mahkemenin delilleri toplayıp değerlendirmeden sadece önceki dosyadaki raporu dikkate almak suretiyle hüküm tesis ettiğini, oysa o dosyada taraf olmadıkları gibi davanın da kendilerine ihbar edilmediğini, kusura ilişkin olarak gerçekleşen trafik kazasındaki olayı aydınlatacak tanık ifadeleri alındığını ancak tanık beyanlarının değerlendirilmediğini, davanın esasını oluşturan trafik kazasının nasıl gerçekleştiğinin, kazada sürücünün kim olduğu hususlarının tespit edilmesi ve buna göre kusur raporu alınması gerektiğini, tanık ifadelerine rağmen mahkemece sürücünün kim olduğunun değerlendirilmediğini, kusur durumunun tespiti için dosyada keşif yapılması gerektiğini, mahkemece taleplerine rağmen keşif yapılmadan karar verildiğini, maluliyet raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, müterafik kusurun değerlendirilmediğini, rücu miktarının hesabında dikkate alınan icra vekalet ücreti bakımından mahkemece rücu edilecek miktarın hesabında davacı sigorta şirketince icra dosyası olmaksızın ödenen icra vekalet ücretinin hesaba dahail edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gerçekleşen kazada murisin kusurunun olmaması, lehine ödeme yapıldığı iddia edilen kişinin maluliyeti olmaması, motosiklet sürücüsünün çoçuk olması, dava öncesindeki anlatın durumların dikkate alındığında müvekkillerinin hiç bir sorumluluğu bulunmadığını, faize hükmedilemeyeceğini, aksi halde faizin yasal faiz olması gerektiğini, hesaplamanın teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaramalı hasarlı trafik kazası nedeniyle ... poliçesi kapsamında sigorta şirketi tarafından 3. kişiye ödenen tazminat bedelinin kusuru oranında diğer müteselsil sorumlulardan tahsili istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 20/09/2024 tarih, 2024/1673 Esas ve 2024/1525 Karar sayılı kararı ile "... 6098 sayılı TBK'nın 167.maddesi uyarınca, müteselsil sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcut olduğundan İlk Derece Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile davanın pasif husumet bulunmadığından reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kabule göre de karar tarihinde uygulanması gereken AAÜT'nin 3/2.maddesi gereğince müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan tüm davalılar vekili lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sadece davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti verilerek davalılar ..., ..., ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru olmamıştır..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Dosya kapsamından; ... plakalı araç için davacı sigorta şirketi nezdinde 13.06.2015 / 2016 vade tarihli ... poliçesi düzenlendiği, 25/08/2015 tarihinde ... plakalı araç ile davalı mirasçıların murisinin kullandığı ... plakalı aracın karıştığı kazada ... plakalı motosiklette yolcu konumunda bulunan ...'nın yaralandığı ve bu yaralanması nedeni Ankara 6. Asliye TicaretMahkemesinin 2015/783 E. sayılı dosyası ile maddi tazminat davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 287.463,99-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 28/01/2020'de kesinleştiği, ... şirketinin bu mahkeme kararı gereğince, 21/01/2020 tarihinde yaralanan ...'ya 287.463,99 TL asıl alacak, 3.182,10 TL yargılama gideri, 23.197,84-TL vekalet ücreti, 106.251,42-TL işlemiş faiz, 28.392,50-TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 448.487,85 TL ödeme yaptığı, müteselsil sorumluluk ilkeleri gereğince ödenen tazminatın kusur oranına isabet eden tutarının davalılardan tahsilini talep ettiği; Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/783 Esas sayılı dosyasında makine mühendisi ...'in verdiği 23/05/2016 tarihli kusur raporuna itibar edilerek, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın % 75 oranında, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'nın %25 kusurlu olduklarının kabul edildiği, dosyada iki adet maluliyet raporu bulunduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan 19/10/2017 tarihli maluliyet raporunda; "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine" göre ...'nın vücut genel çalışma gücünden %22,2 oranında kaybettiği, 6 ay süre ile iş göremez halinde kaldığı şeklinde rapor tanzim edildiği; Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan 15/01/2019 tarihli raporda maluliyet raporunda; "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe" göre ...'nın vücut genel çalışma gücünden %30 oranında kaybettiği, 6 ay süre ile iş göremez halinde kaldığı, başka birinin bakımına muhtaç olmadığı şeklinde rapor tanzim edildiği; Mahkemece 10/10/2017 tarihli mamluliyet raporuna itibar edilerek Aktüer hesaplamanın yaptırıldığı anlaşılmıştır.Davacı sigorta şirketi, ... poliçesi ile sigortaladığı ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunduğu kabul edilen ...'nın yaralanması nedeniyle oluşan zararın tamamını karşılamış olup, kazaya karışan ... plakalı kamyonet sürücüsünün kusuru oranında rücu isteminde bulunmuş olup, ... plakalı kamyonetin işleteni ve sürücüsü olan ...'ın ve ... poliçesini düzenleyen ... A.Ş.'nin sürücünün kusuru oranında sebepsiz zenginleştikleri sabit olup, aksi yöndeki istinaf itirazları yerinde değildir Yine; davalılar, ... plakalı aracın ... sigortacısı ve aracın hem sürücüsü hem de işleteni olan ...'ın mirasçıları olup, aralarında müşterek ve müteselsil sorumluluk hükümlerinin uygulanmasında da bir isabetsizlik görülmemiştir.Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir. Trafik sigortacısı tarafından sigorta sözleşmesi uyarınca sigortalıya karşı açılan rücuen tazminat davalarında, sigortalının sorumlu olduğu miktar yapılan ödeme miktarı olmayıp gerçek zarar miktarı kadardır. Bu nedenle mahkemece, zarar görenlere yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir.Bu bakımdan sigorta şirketinin zarar görenlere ödemiş olduğu tazminat tutarının tamamı rücu için yeterli değildir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/5002 E. - 2020/6299 K. sayılı kararı).Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/783 Esas sayılı dosyasında istenen Mut Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/2061 soruşturma sayılı dosyasında kusur raporu alınmadan şikayet yokluğu nedeniyle takipsizlik kararı verildiği, ceza yargılaması yapılmadığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince yeniden kusur raporu alınması gerekirken davalının taraf olmadığı ve bu nedenle beyan ve itiraz edemediği Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/783 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporuna itibar edilmesi doğru olmamıştır.Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/783 Esas sayılı dosyasında alınan maluliyet raporlarından; Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan 19/10/2017 tarihli maluliyet raporunun "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine" göre, 15/01/2019 tarihli raporda maluliyet raporunun ise "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe" göre düzenlenmiş olması karşısında, aralarında çelişki bulunduğundan söz edilemeyecek olup, yeniden maluliyet raporu alınmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu nedenle, kabul edilen tazminata faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olan 21/01/2020 olarak gösterilmesinde bir isabetsizlik yoktur.Dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiştir. ... plakalı kamyonetin trafik kaydında kullanım amacının ticari ve kullanım şekli yük nakli olarak açıklanmıştır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren araç ticari nitelikte kamyonet olmasına ve dava dilekçesinde avans faizi talep edilmesine göre avans faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Davacı sigorta şirketi tarafından, davacı ... A.Ş. aleyhine açılan bir icra dosyası olmamasına rağmen, davacı tarafından dava dışı yaralanan için 28.392,50TL icra vekalet ücreti ödenmiş olup, bu ödemeden davalıların sorumlu tutulması mümkün olmadığından, tazminat bedeline bu miktarın da dahil edilmesi doğru görülmemiştir.Davalı ... A.Ş., ... plakalı kamyonet sürücüsünün kusuru oranında, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeden sorumlu olup, dava açılmasına sebebiyet vermedikleri iddiasıyla aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceği istinafı yerinde değildir.Kabule göre ise;"Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik" 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, kaza tarihinde yürürlükte bulunmadığından bu yönetmeliğe göre rapor alınmamasında bir isabetsizlik yoktur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel kararları gereğince Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alınarak davacı için TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplaması gerekmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.06.2023, 2023/585 Esas ve 2023/8309 Karar, 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı kararları). Mahkemenin hükme esas aldığı hesap raporunda da; TRH-2010 Yaşam Tablosu ve bilinmeyen dönem için her yıl %10 arttırım ve %10 iskonto yapılmasını öngören “progressif rant” tekniğine göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir.Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Y. 2015. S. 582)Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta; kaza nedeniyle dava dışı yaralanan ve motosiklette yolcu olduğu kabul edilen ...'nın kask ve koruyucu ekipman kullanmadığı iddiasının ispat edilmediği, kaza tespit tutanağında da kask ve koruyucu ekipman kullanılıp kullanılmadığının "belirsiz" olarak işaretlendiği anlaşılmakla, Mahkemece müterafik kusur hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik yoktur.Açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/01/2026