T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1426 KARAR NO : 2026/307 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.06.2023 NUMARASI : 2022/87 Esas 2023/498 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 23.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.02.2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.06.2023 tarih 2022/87 Esas 2023/498 Karar sayılı kararın…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1426 KARAR NO : 2026/307 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.06.2023 NUMARASI : 2022/87 Esas 2023/498 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 23.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.02.2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.06.2023 tarih 2022/87 Esas 2023/498 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 30.07.2021 tarihinde ...'a ait ve ...'ın sevk ve iradesindeki ... plakalı aracın müvekkili ...'a ait ve onun sevk iradesindeki ...yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... ilçesi, ... bulvarı ... Camisi civarlarında orta şeritte seyir halindeyken, en sağ şeritte ve aynı yönde seyir halinde olan sigortalı araç sürücüsü geriye manevra yaptıktan sonra geriye doğru giderken sola manevra yapması sonucunda aracının sol arka yan kısımları ile müvekkili aracının sağ arka yan kısımlarına çarparak maddi hasar oluşumuna sebebiyet verdiğini, kaza sonrası resmi ekipçe tutulan Kaza Tespit Tutanağında sigortalı araç sürücüsünün işbu kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, trafiğin yoğun olduğu bir yolda geriye manevra yaparak trafik akışına ters bir şekilde giden sigortalı araç sürücüsünün trafik kurallarına uygun bir şekilde seyir halinde olan müvekkile çarptığını, davalı sigorta şirketinin 04.12.2020 - 04.12.2021 tarihleri arasında geçerli olan ZMMS poliçesi nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusuru ile neden olduğu maddi hasardan sorumlu olduğunu, bu nedenlerle müvekkilin zararının karşılanması için işbu davanın açıldığını, davalıya ...'a kazaya sebebiyet veren sigortalı aracın sürücüsü sıfatıyla, davalı ...'a aracın işleteni sıfatıyla, davalı sigorta şirketine ise kazaya sebep olan aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi sıfatıyla yöneltildiğini, davalı .... Şirketi, 04.12.2020 - 04.12.2021 tarihleri arasında geçerli olan ZMMS poliçesi ile ... plakalı aracın sigortasını üstlenmesi ve sigorta riskinin gerçekleşmesi nedeni ile maddi zarardan sigorta teminatları dâhilinde sorumlu olduğunu, diğer davalıların kusur sorumluluğu ilkelerine göre zararın tamamından sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketi açısından "zarar ve sigorta” arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğunu, davacı tarafın zararın tamamını müteselsil sorumlulardan birinden isteyebileceği, dava şartının yerine getirildiğini, müvekkilinin de kaza neticesi oluşan maddi zarar ve aracın rayiç değeri dikkate alındığında tamirin ekonomik olduğunu, Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafının, Almanya'da bulunan ...büro ... Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen 24.08.2021 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil 8.842,65 Euro, müvekkilinin aracının rayiç değeri 20.400,00 Euro, hurda değeri ise KDV dahil 13.000,00 Euro olarak tespit edildiğini, bu durumda aracın Total pert olduğu kabul edilerek müvekkilli nezdinde gerçekleşen gerçek zararın aracın rayiç değerinden hurda değerinin düşmesi durumunda değerinin değerinin düşülmesi sonucu araçta meydana gelen hasar miktarının 7.400,00 Euro olarak belirlendiğini, aracın Alman plakalı olduğu ve Almanya rayiç değerlerine göre zararın belirlenmesi gerektiğini, rayiç değer dikkate alındığında aracın onarımının ekonomik olduğu bunun Alman raporunda da tespit edildiği aracın Almanya rayiç değerinin bu tarihte 20.400,00 Euro olduğunu bu nedenle hasarın tamir edilebilir olduğu, ayrıca müvekkilinin bilirkişi raporu için 1.157,16-Euro bilirkişi rapor ücreti ödediğini, bununda fiili ödeme tarihinde ki MB EF satış kuru üzerinden yargılama giderlerine dahil edilerek ödenmesi gerektiği, sigorta şirketinin temerrüte düştüğünü belirterek, müvekkile ait araçta meydana gelen, 7.400,00 EUR hasarın davalılar ....ve .... bakımından zararının tamamı kaza tarihi olan 30.07.2021 'den itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak, davalı sigorta şirketi bakımından ZMMS sigortası sıfatıyla poliçe teminatı ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüde düştüğü 27.12.2021 den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterecken ve müteselsilen tahsilini, müvekkilinin bilirkişi ücreti olarak ödediği 1.157,16 EURO'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin itirazları olduğunu, zarar miktarının neye göre tespit edildiğini ve hangi usule dayanarak hesaplandığının açık olmadığını, kazada davacı tarafın asli kusurlu olduğunu, zararın davacı tarafin aracı yanlış yere park etmesinden kaynaklandığını, zarara ilişkin hesaplamanın nasıl yapıldığının açıklanması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, davacının eksik evrakla müvekkili şirkete başvuru yaptığını, gerekli evrakları ile başvuru yapmadığını, bu konuda ki yasal yükümlülüğü yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin talep ile ilgili herhangi bir sorumluluğun bulunmadığını, kabul anlamına gelememek üzere tazminata hükmedilmesi durumunda fatura ibraz edilmediğini ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağını yahut KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, yabancı para cinsinden ve yabancı ülke şartlarına göre değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, değer kaybı teminatının poliçe kapsamı dışında olduğunu, ekspertiz ücreti talebinin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu uyuşmazlığın 30/07/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı .... ...'e ait ...plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenen hasar bedelinin davalılar ... ile ... yönünden haksız fiil tarihinden, davalı .... Şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Erkilet Bulvarı üzerinde en sağ şeritte yelken sokak kavşağından ziraat caddesi kavşağı istikametine geri geri manevra yaptığı ve sola manevra yapması sonucu orta şeride geçtiği esnada aracının sol arka yan kısımları ile Erkilet bulvarı üzerinde orta şeritte seyir halinde olan Sürücü ...'in sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracın sağ arka kısımlarına çarpması neticesinde meydana geldiği, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta hasar meydana geldiği, dava konusu kazanın gerçekleşme şekli ile davacıya ait aracın kaza sonrasındaki fotoğrafları incelendiğinde aracın sağ arka çamurluk ve tamponun sürtme şeklinde temas olması neticesinde hasarlandığı, bu durumun dosyaya sunulu mevcut resimlerde de açıkça görüldüğü, sağ arka çamurlukta önemli bir deformasyon, saçta sakızlaşma, uzama, keskin şekil değiştirme olmadığı, hasarın çamurluk yüzeyinde yüzeysel sürtme şeklinde olduğu, bir aracın sağ arka çamurluğunun (sağ arka yan duvar) değişiminin çok emek, zaman ve kaliteli işçilik isteyen bir iş olduğu, ön çamurluk gibi sök/tak işi olmadığı, sökmek için tavandan, tabandan, arka kapı ve marşpiyelden kaynak ile kesmek gerektiği, bu nedenle çok zorunlu kalmadıkça ve arka çamurlukta agır hasar olmadığı sürece komple değişilmesine sıcak bakılmadığı, genel olarak lokal ve basit onarımla giderilmesinin tercih edildiği, bu sebeple bahsi geçen hasarın basit kaporta doğrultma teknikleri ve macun ile giderilebileceği, sağ arka jantta oluşan hasarın da yine basit bir boyama işlemi ile giderilebileceği, araçta oluşan hasarın Almanya ülkesindeki koşullara göre onarım bedelinin 4.114,87-EUR olduğu, ekspertiz ücretinin de hasar bedeli dikkate alındığında Almanya ülkesi verilerine göre makul olduğu, davalı ...'ın ... plakalı aracın sürücüsü, davalı ...'un ise aracın maliki oldukları dikkate alındığında, davalılar... ve .... yönünden temerrütün haksız fiil tarihi itibariyle oluştuğu, davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının 09/12/2021 tarihi itibariyle sigorta şirketine tebliğ edildiği, sigorta şirketi açısından temerrütün rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 22/12/2022 tarihinde vuku bulduğu, kazanın gerçekleştiği tarih itibariyle davalı .... Şirketinin poliçe limiti olan 43.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumluluğunun bulunduğu, davalılar ... ile ...'un ise tazminat bedelinin tamamından sorumlu oldukları, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla kısmen ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacının gerçek zararının tespitine yönelik hükme esas alınan raporun yerinde ve doğru bir rapor olmadığı, dilekçe ekindeki ekspertiz raporuna göre aracın tamirinin ekonomik olmadığı, hasar miktarının Almanya rayiçlerine göre belirlenmesi gerektiği, eksper raporundaki bir takım hasarların kaza ile uyumsuzluğundan bahsedilmiş ise de bu yönde yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığı, zira mahkemece İTÜ'den alınan rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken sonradan mahkemece yeni bir araştırmaya girilmesinin yerinde olmadığı, gerçek zararın talep gibi olduğu belirtilerek davanın tam kabulü yerine kısmen kabulünün doğru olmadığı hususlarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili, olay nedeniyle davalının kusursuz olduğu, bu kapsamda bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu ve bu çelişkiler giderilmeden karar verilemeyeceği, aracın basit çiziklerle bu kazayı atlatmasına rağmen ve Türkiye'de servisi olmasına rağmen bu kadar hasar bedelinin talebi yerinde olmadığı gibi Alman rayiçlere göre tazminat talebinin doğru olmayacağı, bu kapsamda yapılan inceleme ve değerlendirmenin eksik ve hatalı olacağı, davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacak şekilde tazminat miktarının tespit ve tayinin doğru olmadığı, esasen olayın davacı tarafın aracı yanlış yere park etmesinden kaynaklı olduğu, dolayısıyla davacı asli kusurlu iken davalıya kusur atfının yerinde olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... A.Ş vekili, araç yabancı plakalı olduğundan değer kaybı talebinin teminat dışı olduğu, bilirkişi raporundaki hasara yönelik tayin ve tespit edilen miktarın fahiş olduğu, sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenen hasar bedelinin yerinde ve doğru bir tespit olduğu, dolayısıyla hasar tespiti konusunda uzman sigortacıdan rapor alınarak sonuca gidilmesi gerektiği, davalının sorumluluğunun sigortalının sorumluluğu kadar olduğu, bu kapsamda kusura yönelik incelemenin gereği gibi yapılmadığı, hasarlanan parçalara ilişkin orijinal parça bedelinin belirlenmesinin kabulünün mümkün olmadığı, zira genel şartlar gereğince orijinal parça zorunluluğunun bulunmadığı, davalının KDV'den sorumlu olmadığı gibi ekspertiz ücretinden de sorumlu olmadığı, bunun yanında talep edilen faiz miktar ve türünün de davalıdan talep edilemeyeceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Bununla birlikte ZMMS sigortacısının sorumluluğu ise poliçe limitleri dahilinde olacaktır. Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV' yi de zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K. ) Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. ( 6102 sayılı TTK'nın 1427 vd ) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. ( Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K.) Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı anlaşılmakta olup, davacı aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamaz. Aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olup, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay HGK 24.06.2015 tarih ve 2014/17-28 E - 2015/1745 K.) Davalılar .... ve .... vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.(Yargıtay 17. HD 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. Dava konusu talepler yönünden açılan iş bu maddi tazminat davasının haksız fiil hükümleri çerçevesinde koşullarının oluşup oluşmadığının incelenerek sonuca gidilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda talebin haklılığına kanaat getirebilmek için davacının zararını, sorumluluk atfedilen davalı/davalıların hukuka aykırı ve kusurlu davranışlarının olduğu ve davacı zararı ile bu kusurlu davranış arasında illiyet bağının varlığının tespit edilmesi gerekmektedir. Kusur yönünden mahkemece yapılan incelemenin eksik ve yetersiz olduğu belirtilmiş ise de davalı .... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın Kayseri İli Kocasinan ilçesi Erkilet Bulvarı istikametinde seyri esnasında olay yeri mithatpaşa Merez Camii önünde en sağ şeritten geri manevra ile geriye doğru giderken sola manevra yapması sonucu o esnada Erkiletbulvarı üzerinde orta şeritte seyir halinde olan davacı sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracın sağ orta yan kısımlarına çarpmasıyla meydana gelen olayda davalı ...'nin tam kusurlu olduğu, davacı yanın kural ihlali niteliğinde davranışının bulunmadığı gibi kazadan kaçınmasına imkanı veren herhangi bir durumun mevcudiyeti olmadığından olayda davalı ...'nin tam kusurlu olduğu anlaşılmakla bu yönden yerel mahkemece yapılan değerlendirmeye iştirak edilerek davalı sigorta ve davalı...vekillerince bu kapsamda ileri sürülen istinaf isteminin yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Dosya kapsamına davacı aracının hasarına yönelik kazandırılan raporlar arası çelişki oluştuğundan bahisle çelişkinin giderilemediği belirtilmekle bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde kazandırılan 30/05/2022 tarihli raporda davacı aracının 923,76 Euro tutarda hasara uğradığı, itiraz üzerine İTÜ Trafik kürsüsünde kayıtlı bilirkişi heyetince hazırlanan 15/08/2022 tarihli raporda ise davacı yan lehine dayanak yapılan rapora itibar edildiği belirtilmekle bu hali ile raporlar arası çelişki olduğundan bahisle İstanbul ATK'dan kazandırılan 28/10/2022 tarihli raporda davacı yanın dayandığı raporun kabul edilmesinin mümkün olmadığı belirtilmekle birlikte hasar yönünden elde veri olmadığından ileri tespite gidilemeyeceği söylendiğinden İDM'ce halen çelişkinin giderilemediği yönündeki görüşü ile yeniden çelişkinin giderilmesi yönündeki görüşü yerinde görülmekle bu kapsamda kazandırılan 04/04/2023 tarihli raporun çelişkiyi giderir mahiyette olduğu gibi bahse konu raporun yeterli teknik incelemeyi içerdiği bu kapsamda denetime elverişi olduğunun kabulü ile İDM'ce hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı, davalı sigorta ve davalı .... vekillerince belirtilen bu hususlara yönelik ileri sürülen istinaf isteminin yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Her ne kadar davalılar yönünden temerrüt tarihi kapsamındaa belirlenen faiz başlangıç tarihinin yerinde olmadığı belirtilmiş ise de haksız fiil temelinde açılan iş bu tazminat davası yönünden davalı sigortanın KTK 97 kapsamında başvuruya cevap vermediği kabul olunarak belirlenen tarih itibariyle, diğer davalıların ise olay tarihi itibariyle istem konusu tazminatlar bakımından temerrüt durumları oluşacağından İDM'ce yapılan değerlendirmeye iştirak edilmekle bu yönden ileri sürülen istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, hükme esas alınan raporda belirlenen araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına, aracın onarım bedeli ile değer kaybı bedelinin Almanya ülkesindeki piyasa şartları kapsamında tespiti yönündeki raporun hükme esas alınmasına, davalı sigorta şirketi yönünden 43.000,00 TL teminat limiti aşılamayacağından limit ile sınırlı olmak üzere değerlendirme yapılmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda belirtilen yönlerden bir hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı .... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 7.252,04-TL'den peşin alınan 1.813,01-TL'nin mahsubu ile bakiye 5.439,03-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı... A.Ş yönünden istinaf karar harcı olan 7.252,04-TL'den peşin alınan 1.813,01-TL'nin mahsubu ile bakiye 5.439,03-TL harcın davalı .... A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı, davalı ... ve davalı ... A.Ş tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.