4. Hukuk Dairesi 2024/1211 E. , 2024/3123 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/158 D. İş, 2023/158 K. HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddi / Davacı İtirazının Kabulü ile Başvurunun Kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kabulüne karar ve…
**4. Hukuk Dairesi 2024/1211 E. , 2024/3123 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/158 D. İş, 2023/158 K. HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddi / Davacı İtirazının Kabulü ile Başvurunun Kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın 09.09.2018 tarihinde yaptığı çift taraflı kaza neticesinde davacının %10 oranında malul kaldığını, davalı tarafından bir kısım ödeme yapılmış ise de yeterli olmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 292.862,00 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, başvurucuya 05.10.2019 tarihinde 67.138,00 TL ödeme yapıldığını, aksi kanaat halinde genel şartlara göre sürekli maluliyet tazminatının hesaplanması gerektiğini, maluliyetin tespitinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınarak %1,8 iskontonun uygulanması gerektiğini, bir kimsenin ömrünün tüm süresi kadar çalışma süresinin uzun olmayacağını, hatır taşımacılığı indirimi uygulanarak kusurun belirlenmesi gerektiğini, rücüya tabi ödeme olup olmadığının tespitini, yasal faize karar verilebileceğini, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)'ne göre belirlenen miktarın 1/5'i olacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 09.09.2018 tarihli kaza neticesinde davalıya sigortalı araçta yolcu olan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiği, %100 kusur ve %10 maluliyet oranı üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yöntemi ile hazırlanan aktüerya raporuna göre davacının bakiye tazminat alacağının bulunmadığının tespit edildiği gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; karara esas alınan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, progresif rant formülüne göre muhtemel yaşam süresinin tablonun son değerine kadar olan süre olarak dikkate alınması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 17.10.2020 tarihli ve 2020/İHK-14478 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin hesaplama yöntemine itiraz ettiği, ancak genelde yaşam süreleri 75-80 yaş esas alınarak raporlarda hesaplama yapıldığından 100 yaşa kadar hesaplamanın uygun olmayacağı gerekçesi ile davacının itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 17.03.2022 tarihli 2021/11951 Esas, 2022/5178 Karar sayılı ilamı ile "Dairemizin içtihat değişikliği nedeniyle, tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan pregresif rant yönteminin kullanılması gerektiğinden, itiraz Hakem Heyeti’nin kabulü yerinde değildir. Ancak; Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih-2019/40 E.-2020/40 K. sayılı kararı gereği, destek tazminatı hesabında, yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması yine %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, uygulanmasının mümkün olmadığı Dairemizce kabul edilmektedir. Açıklanan tüm bu nedenlerle; davacının bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapıldığı bilirkişiden ek rapor alınıp, Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 111 inci maddesi gereği, öncelikle davalı tarafından ödeme yapılan 15.10.2019 tarihindeki asgari ücret dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak (arada fahiş fark bulunup bulunmadığı değerlendirilerek), ödemenin yeterli bulunması halinde davacının bakiye zararı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi; şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplaması yapılarak, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalı tarafından yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak, hesaplanan tutardan mahsup edilerek karar verilmesi gerektiğinden,İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma kararına uyulmak suretiyle 10.01.2023 tarihli hesap raporu alınarak, TRH 2010 Yaşam Tablosu progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle %10 maluliyet oranı ve %100 kusur oranı üzerinden hesaplama yapıldığı, ödeme tarihi verileri dikkate alındığında davacının 98.298,76 TL tazminatının hesaplandığı ve davacıya yapılan ödemenin yeterli olmadığının tespit edildiği, rapor tarihi itibari ile yapılan hesaplamada ise 404.758,38 TL tazminatın belirlendiği, ancak poliçe teminat miktarının kişi başı 360.000,00 TL olduğu, yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye 292.862,00 TL olarak tazminatın belirlendiği, davacının talebini artırdığı gerekçesi ile davacının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 292.862,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 17.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan ödemenin olup olmadığının belirlenmesini, faiz başlangıç tarihi ve faiz türünü kabul etmediklerini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 09.09.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 09.09.2018 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. 3. Mahkeme karar başlığında kararın 2023 yılında verilmiş olmasına rağmen, karar tarihinin 29.01.2022 olarak İtiraz Hakem Heyeti karar numarasının ise KIT-2022/2690 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine 27.03.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.