(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/5905 E. , 2011/12066 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, olay tarihinden itibaren geçerli olmak üzere iş kazası sigortasından aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar o
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/5905 E. , 2011/12066 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, olay tarihinden itibaren geçerli olmak üzere iş kazası sigortasından aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının sürekli iş göremezlik oranının %35 olduğunun ve iş kazası sigortasından aylık bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulü ile, davacının geçirdiği iş kazası sonucu meslekte kazanma gücünü %15,2 oranında kaybetmiş olduğundan sürekli işgöremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine,fazla istemin reddine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 15.10.1997 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle Kurumca sürekli iş göremezlik oranının %0 (sıfır) olduğu gerekçesiyle davacıya gelir bağlanmadığı,itiraz üzerine SSYSK'nun 11.11.2005 tarihli kararı ile davacının sürekli iş göremezlik oranının %0(sıfır)olduğunun tespit edildiği, ATK 3.İhtisas Kurulundan alınan 10.04.2009 tarihli rapora göre, davacının (E) cetveline göre %15,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 19. maddesidir. Anılan maddeye göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalının sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 45. maddesinde sürekli iş göremezlik gelirinin iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya bağlanacağı bildirilmiştir. Öte yandan 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. Somut olayda, SS Yüksek Sağlık Kurulunun 11.11.2005 tarihli raporu ile,itiraz üzerine ATK 3.İhtisas Kurulundan alınan 10.04.2009 tarihli rapor arasında çelişki olduğu halde mahkemece iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Yapılacak iş;yukarıda açıklandığı şekilde SS Yüksek Sağlık Kurulu ile ATK 3.İhtisas Kurulu raporları arasındaki çelişkiyi gidermek ve sigortalının sürekli iş göremezlik oranını belirlemek için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor almak ve sonucuna göre karar vermektir. Kabule göre de, 5502 sayılı Yasa’nın 36.maddesine göre davalı Sosyal Güvenlik Kurumu harçtan muaf olduğu halde başvuru harcının yargılama giderleri içine katılarak harç ödemekle yükümlü kılınması hatalı olmuştur. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.