Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6131 E. , 2024/3218 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6131 Karar No : 2024/3218 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik Otomotiv Nak. İnş. Turz. Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti. Darılık Şubesi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, aleyhine olan kısmı yönünden temyizen incelenerek bozu
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6131 E. , 2024/3218 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6131 Karar No : 2024/3218 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik Otomotiv Nak. İnş. Turz. Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti. Darılık Şubesi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, aleyhine olan kısmı yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket uhdesinde bulunan Adana ili Karaisalı ilçesi Sicil:... sayılı IV. Grup Krom maden sahasında 28.06.2018 günü yapılan denetim sonucu çıkarılan madenlerin idareye bildirilmediğinin tespiti üzerine davalı idarenin ... tarihli ve ... sayılı işlem ile 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10/7 fıkrası uyarınca 62.743,00 TL ve 12/4 fıkrası uyarınca 117.321,75 TL olmak üzere toplam 180.064,75 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket hakkında yapılan denetimler sonucu düzenlenen raporlarda davacı şirket tarafından üretilip satışı yapılan 1.500 ton krom cevherinin davalı idareye bildirilmediğinin sabit olduğu, 3213 sayılı Maden Yasasının 12/4 maddesi uyarınca denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idari para cezası verileceği düzenlemesine yer verildiğinden davacı şirket tarafından üretim ve sevkiyatı bildirilmediği tespit edilen maden miktarına yönelik belirlenen 117.321,75-TL idari para cezası işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, davacı şirket tarafından üretilip satışı yapılan 1.500 ton krom cevherinin davalı idareye bildirilmemesine ilişkin eylemden dolayı yukarıda belirtilen 3213 sayılı Maden Yasasının 12/4 maddesi uyarınca 117.321,75-TL idari para cezası ile cezalandırıldığı görüldüğünden, davacının aynı eylemi sebebiyle ikinci kez 3213 sayılı Maden Yasasının 10/7 maddesi uyarınca 62.743,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasının hukukun genel ilkelerinden biri olan "aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz" ilkesine aykırılık teşkil edeceğinden, ve ayrıca davacı şirketin eyleminin yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmeme olarak nitelenditilerek idari para cezası verildiği dikkate alındığında aynı eylemin 3213 sayılı Maden Yasasının 10/7 maddesi kapsamında gerçek dışı beyanda bulunmak olarak nitelendirilemeyeceği açık olduğunu, dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Yasasının 10/7 maddesi uyarınca 62.743,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak, dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Yasasının 10/7 maddesi uyarınca 62.743,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilşkin kısmının iptaline, dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Yasasının 12/4 maddesi uyarınca 117.321,75-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilşkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece aleyhine olan kısmın istinaf edilmesi üzerine Bölge İdare Mahkemesince İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 3213 sayılı Maden Yasasının 10/7 maddesi uyarınca 62.743,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilşkin kısmının Mahkemece iptaline karar verildiğinden bu kısmı yönünden temyiz talebinde bulunduklarını, 3213 sayılı Maden Kanunun 10/7 ve 12/4 hükümlerinin farklı olduğunu ve hükümlere uyulmaması halinde karşılaşılacak yaptırımların ayrı ayrı belirlendiğini, tesis edilen dava konusu işlemin Kanuna ve Yönetmelik hükümlerine uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Adana ili Karaisalı ilçesi sınırları dahilinde davacı şirket adına Sicil:... sayılı IV. Grup (Krom) maden sahasında 25.03.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 10 yıl süreli işletme ruhsatı, 12.11.2013 tarihinden geçerli olmak üzere krom işletme izni düzenlenmiştir. Maden sahası ile ilgili olarak davalı idareye verilen 2014 yılına ait işletme faaliyet raporu ve satış bilgi formunda dönem başı stok miktarının 425 ton, üretim miktarının 9.183,25 ton, satış miktarının 9.608,26 ton, dönem sonu stok miktarının (0) ton olarak beyan edildiği, 2015, 2016 ve 2017 yılına ait işletme faaliyet raporu ve satış bilgi formunda ise üretim, satış ve stok beyanının bulunulmadığı görülmektedir. Maden sahasının mahallinde tetkiki için ... tarih ve ... sayılı olur ile görevlendirilen heyet üyeleri tarafından sahada 2.000 ton stok bulunduğunu ve ... tarih ve ... sayılı olur ile görevlendirilen heyet üyeleri tarafından sahada 500 ton stok bulunduğu tespit edilmiştir. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ... tarih ve ... sayılı işlem ile üretilip satışı yapılan 1.500 ton krom cevherinin davalı idareye beyan edilmediği tespit edildiğinden 3213 sayılı Maden Yasasının 10/7 maddesi gereğince 62.743,00 TL ve aynı Yasanın 12/4 maddesi uyarınca 117.321,75 TL olmak üzere toplam 180.064,75 TL idari para cezası uygulanmıştır. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Fikri içtima" başlıklı 44. maddesinde, "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır." kuralına yer verilmiştir. 5326 sayılı Kanun'un "İçtima" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi hâlinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idarî para cezası öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7 numaralı Ek Protokolü'nün "Aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkı" başlıklı 4. maddesinin ilk fıkrasında, "Hiç kimse bir devletin ceza yargılaması usulüne ve yasaya uygun olarak kesin bir hükümle mahkûm edildiği ya da beraat ettiği bir suçtan dolayı aynı devletin yargısal yetkisi altındaki yargılama usulleri çerçevesinde yeniden yargılanamaz veya mahkûm edilemez." kuralı yer almıştır. 3213 Sayılı Maden Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanun madenlerin milli menfaatlere uygun olarak aranması, işletilmesi, üzerinde hak sahibi olunması ve terk edilmesi ile ilgili esas ve usulleri düzenler." hükmüne, aynı kanunun "Beyan usulü" başlıklı 10. maddesinde, "Madencilik faaliyetlerinin bu Kanun hükümlerine göre devamı süresince teknik ve mali konularda yapılan (…)(4) beyanlar ile yetkili kişilerce tanzim edilen raporlar doğru kabul edilir. ... Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır. (Değişik cümle:14/2/2019-7164/10 md.) İlk tespit tarihinden itibaren üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlâl edildiğinin tespiti hâlinde ruhsat iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı kanunun 12. maddesinde; (dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan hali ile) "Üretilen madenin sevk fişi ile sevkiyatı zorunludur. ... Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idarî para cezası verilir." hükmü bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz incelemesine konu dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 62.743,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının incelenmesi: 3213 sayılı Kanunun 10. maddesinin 7. fıkrasında yer alan karşılığında idari para cezası yaptırımı öngörülen ve yasaklanan davranışın, "gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap edilmesi" olduğu anlaşılmaktadır. Aktarılan bu kanunî tanım uyarınca, gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle haksız surette hak iktisap edilmesi halinde ihlâl ortaya çıkacaktır. Davalı idarece gerçekleştirilen üretimin ve yapılan satışın Genel Müdürlüğe bildirilmediği gerekçesi ile davacı hakkında, 62.743,00-TL idari para cezası uygulanmıştır. Tek fiile tek ceza bir genel hukuk ilkesi olup, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanamamasını ve cezalandırılamamasını ifade etmektedir. Bu ilke kural olarak idarî cezalar için de geçerlidir. Bu bağlamda bir kimseye aynı fiili nedeniyle birden fazla idarî ceza verilmesi durumunda, non bis in idem ilkesine aykırılık nedeniyle ilk cezadan sonraki ceza veya cezalar hukuka aykırı kabul edilecektir. Bu ilkenin arka planında yatan düşünce, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanması durumunda, yargılamanın birinde suçlu diğerinde suçsuz görülmesi veya farklı yargılamalarda sorumluluğunun ağırlığının farklı seviyelerde görülmesi gibi olası kaotik sonuçların engellenmesi ve ayrıca, aynı fiil nedeniyle mükerrer cezalandırmanın adil görülmemesidir. Bu konuda Kabahatler Kanunu'nun m.15/1 hükmü özel bir düzenleme getirmektedir. Buna göre, aynı fiil nedeniyle iki ayrı idarî para cezası öngörülmüşse, bu cezaların her ikisi de uygulanamayacak ve sadece biri ve en ağırı uygulanacaktır. Maden Kanunu ve yönetmelikleri ile madencilik faaliyetleri bir takım izin ve şartlara bağlanmıştır. Yukarıda yer alan ve somut uyuşmazlığa uygulanan Maden Kanunu hükümlerinden "Beyan usulü" başlıklı 10. Maddesinin 7. fıkrasında, Madencilik faaliyetlerinin bu Kanun hükümlerine göre devamı süresince teknik ve mali konularda yapılan beyanlar ile yetkili kişilerce tanzim edilen raporlar doğru kabul edileceğini ancak, gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap edilmesi halinde ise kanun koyucu tarafından ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verileceği öngörülmüştür. 12. maddesinin 4. fıkrasında ise; yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idari para cezası düzenlenmiştir. Üretim ve sevkiyatın bildirilmemesi halinde ayrı bir yaptırım uygulanması öngörülmüştür. Her iki maddede de genel olarak Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne bildirim yapılmaması halinde yaptırım uygulanması öngörülmüş ise de; 12. maddesinin 4. fıkrasında yapılan üretim ve sevkiyatın bildirilmemesi nedeniyle oluşan devlet hakkı kaybı esas alınırken , 10. maddesinin 7. fıkrasında ise; genel olarak idarenin teknik ve mali konularda gerçek dışı beyanda bulunulması halinde idari yaptırım uygulanması öngörülmüştür. Bu nedenle, tüm açıklamalardan hareketle, iki maddenin farklı durumları düzenlediği, farklı koşullara bağlanan idari yaptırımları öngördüğü anlaşıldığından, sözü edilen iki madde arasında fikri içtima olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu itibarla, 3213 sayılı Kanunun 12. maddesinin 4. fıkrasında, denetim ve inceleme sonucunda tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idarî para cezası verilmesi, maden istihracı ile sağlanacak gelirden Devlet payına düşen ve ödeme yükümlülüğü ruhsat sahibine ait olan kısım olan devlet hakkının ödenmemesi fiili ile oluşurken; 3213 sayılı Kanunun 10. maddesinin 7. fıkrasında, maden ruhsat sahiplerinin beyanlarının aksi sabit oluncaya kadar doğru kabul edilmesi sonrasında ise gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle haksız surette hak iktisap edilmesi fiilinin düzenlendiği ve birden fazla farklı fiil ile farklı kabahatin oluştuğu açıktır. Dosyanın incelenmesinden, davacının eyleminin de sabit olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemin kısmen iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 28/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.