20. Ceza Dairesi 2020/2714 E. , 2020/2436 K. Mahkeme : İZMİR 22. Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 1-Bozma ilamına uyulduğu belirtildiği halde; sanığın bu suçu daha önce sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri sırasında işleyip işlemediğinin Uyap kayıtlarından, Cumhuriyet Başsavcılığından ve denetimli serbestlik müdürlüğünden sorularak araştırılması gerek…
**20. Ceza Dairesi 2020/2714 E. , 2020/2436 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkeme : İZMİR 22. Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 1-Bozma ilamına uyulduğu belirtildiği halde; sanığın bu suçu daha önce sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri sırasında işleyip işlemediğinin Uyap kayıtlarından, Cumhuriyet Başsavcılığından ve denetimli serbestlik müdürlüğünden sorularak araştırılması gerektiği halde bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2-Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra; Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 03.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.