4. Hukuk Dairesi 2009/8549 E. , 2010/4606 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/10/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtla…
**4. Hukuk Dairesi 2009/8549 E. , 2010/4606 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/10/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalı tarafından gerçekleştirilen tehdit eyleminin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ise, iddiayı kabul etmediğini belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, davalının cezalandırıldığı tehdit eyleminin davacının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı gerekçesiyle istemin tümden reddine karar verilmiştir. Didim (Yenihisar) Sulh Ceza Mahkemesi'nin 04.10.2007 gün ve 2006/835-2007/569 sayılı kesinleşmiş kararı ile davalının tehdit eyleminden dolayı cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinin cezalandırmaya ilişkin kararında belirlenen maddi olgular hukuk mahkemesi yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Diğer bir anlatımla; davalının, davacıya karşı aynı zamanda suç sayılacak bir haksız eylem gerçekleştirdiğinin ceza mahkemesince saptandığı kabul edilmelidir. Davalının, suç oluşturan tehdit niteliğindeki eyleminin, tehdit edilen davacının kişilik haklarına saldırı oluşturup oluşturmayacağına gelince; hukuki yapısı gereği tehdit, başkasının ağır ve haksız bir zarara uğratacağının ona bildirilmesidir. Somut olayda da davalının, davacıya söylediği “senin başına daha neler gelecek görürsün” biçimindeki tehdit içeren sözler, davacının yaşama güvenliğini ve dolayısıyla ruh bütünlüğünü bozacağı gibi güven içinde yaşama duygusunu da zedeler. Böyle bir sonuç, davacının kişilik değerlerinde olumsuz sonuç yaratır ve kişilik haklarına saldırı oluşturur. Yerel mahkemece açıklanan yönler ve olayın özelliği gözetilerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.