Başvurucu, şahsına yönelik olarak görsel ve işitsel nitelikteki yayın yoluyla hakaret suçu işlendiği iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikâyet üzerine “kamu davası açılmasının ertelenmesi”ne karar verilmesinin, Anayasa’nın Başlangıcı ile 10. , 17. ve 36. maddelerini ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, şahsına yönelik olarak görsel ve işitsel nitelikteki yayın yoluyla hakaret suçu işlendiği iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikâyet üzerine “kamu davası açılmasının ertelenmesi”ne karar verilmesinin, Anayasa’nın Başlangıcı ile , ve maddelerini ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 25/1/2013 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 21/3/2013 tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, N. isimli kişinin 14/10/2011 tarihinde Beyaz TV’de yayımlanan “Sultan-ı Beyaz” isimli programda kendisine yönelik tamamen gerçekdışı söylemlerde bulunarak hakaret ettiği, iftirada bulunduğu, toplum önünde kendisini karalamaya yönelik sözler söylediğini ileri sürerek kişilik haklarına ve onuruna açıkça saldırıda bulunduğu iddiasıyla 24/10/2011 tarihinde Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 26/10/2011 tarih ve K.3802 karar sayılı yetkisizlik kararıyla ilgili evrakı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığından gelen yetkisizlik kararını değerlendirerek, 20/6/2012 tarih ve K.2012/7613 karar sayılı yetkisizlik kararıyla evrakın gereğinin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 16/7/2012 tarih ve 2012/1 basın karar no.lu kararıyla, soruşturma konusu eylemde 2/7/2012 tarih ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici maddesi gereğince kamu davası açılmasının ertelenmesine karar vermiştir. Başvurucu 17/8/2012 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının kamu davası açılmasının ertelenmesi kararına itiraz etmiş, itiraz Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin 9/11/2012 tarih ve 2012/3103 İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin ret kararı, başvurucuya 25/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.B. İlgili Hukuk 6352 sayılı Kanun’un geçici maddesi şöyledir:“(1) 31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı;a) Soruşturma evresinde, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine,…karar verilir.” 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Hakaret” kenar başlıklı maddesi şöyledir: “(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.” 5237 sayılı Kanun’un maddesi.