446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı şirketin kurucu ortağı, yönetim kurulu üyesi ve %20 oranında hissedarı olduğunu, ... şahsi direktifleri doğrultusunda davalı şirketin kârının ortaklara dağıtılmaması yönünde kararlar alındığını, bu suretle davacının kâr payı almasının engellendiğini, şirketin kâr ve kazancının gerçeğe aykırı işlemlerle ... ailesinin grup şirketlerine aktarıldığını, şirket kurulduğunda ... ailesinin diğer şirketi olan ... A.Ş.'den son kullanma tarihleri yakın ve stok hareketi olmayan atıl ürünlerin devralındığını, sonrasında SUT fiyatlarının yarı yarıya indirilmesi sebebiyle alınan ürünlerin elden çıkarılması gerektiğini ve bir kısmının da son kullanma tarihlerinin dolması nedeniyle imha edilmek zorunda kaldığını, 15.2.2018 tarihinde ... bağımsız denetim firması tarafından düzenlenen denetim raporunun davacı ile paylaşılmadığını, davacının itirazları ve ihtarları nedeniyle raporun genel kurul toplantı gündemine getirilmediğini, müvekkilinin vekillerinin iptali istenen 13.5.2019 tarihli genel kurul toplantısında müvekkilini temsil etmelerinin engellendiğini, müvekkilinin de oyalanarak toplantıya katılmasının engellendiğini belirterek, TTK' nin 445 ve 446. maddeleri uyarınca davalı şirketin 13.05.2019 tarihli 2018 yılı Olağan Genel Kurul toplantısı ve bu genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının genel kurul toplantısına asaleten katıldığını ve hazirun cetveline bizzat imza attığını, yine toplantıda söz aldığını, davacının işbu davadaki iptalini istediği toplantıyı İst. Anadolu 5. ATM'nin 2019/518 esas sayılı dosyada görülen .... A.Ş.'nin aynı gün yapılan toplantısı ile karıştırdığını, ancak o toplantıda davacının vekillerinin sunduğu vekaletnamenin usulsüz olduğunu, vekillerin alınmadığı toplantının o toplantı olduğunu, davacının katıldığı 13.5.2019 tarihli toplantıda olumsuz oy kullanmadığını, muhalefet şerhini tutanağa geçirmediğini, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının hangi kararın hangi sebeple hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu göstermediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 20.8.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın ıslahı ile, 13.5.2019 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 3,4,5 ve 6 numaralı kararların iptaline ve 2017 ve geçmiş yıllarda dağıtımına karar verilmeyen karın ne kadarlık bölümünün dağıtılması gerektiğinin tespiti ile davacının payına düşen kar payının şimdilik 10.000 TL’sinin tahsilini de talep etmiştir.