4. Hukuk Dairesi 2023/7869 E. , 2023/10876 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/82 E. 2023/312 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kurum zararı nedeniyle alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ta
**4. Hukuk Dairesi 2023/7869 E. , 2023/10876 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/82 E. 2023/312 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kurum zararı nedeniyle alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü ihaleleri ile ilgili inceleme sonucunda rapor tanzim edildiğini, söz konusu raporda davalıların İl Sağlık Müdürlüğü ve bağlı sağlık ocaklarında kullanılmak üzere 51 adet bilgisayarın alım ihalesinde mevzuata aykırı davranarak kurumu 30.756,21 TL zarara uğrattıklarını, davalılara kurum zararını ödemeleri için tebliğ yapıldığını ancak verilen süre içerisinde herhangi bir ödemede bulunmadıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 30.756,21 TL alacağın ödeme tarihi olan 14.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; husumet ve görev itirazları bulunduğunu, davanın dayanağı müfettiş raporunun taraf delili olmaktan başka niteliği olmadığını, müvekkilinin mevzuata uygun hareket ettiğini, müfettiş tarafından hatalı taleple veri toplandığından müesseselerce verilen cevapların da yanlış olduğunu, varılan sonucun da hatalı olduğunu, davalıların yetki ve görevlerinin farklı olduğunu, kusur yoksa sorumluluğun da olmayacağını, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili; müvekkilinin söz konusu ihale komisyonundaki görev ve yetkilerinin açık olduğunu, komisyon üyesi olarak ihaleye konu teklifin miktar vs yönden tahkik, tespit ve değerlendirilmesinin müvekkilinin görev ve yetki alanında olmadığını, görevinin ihale dosyasının, yasanın aradığı şekil şartlarına uygunluğunu sağlamak ve dosyayı tanzim etmek olduğunu, dava konusu ihalenin en ekonomik ve avantajlı teklif kabul edilerek neticelendirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ...; ihaleye Maliye Bakanlığı personeli olarak katıldığını, idarenin yaptığı işlemlerden dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ihale aşamasında yapılan bir usulsüzlük bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... ve ... vekili; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, ihale komisyonunun Sağlık Müdürü ... tarafından oluşturulduğunu ve onaylandığını, ihalenin türüne de ... tarafından karar verildiğini, ihale komisyonunda açık ihale usul ve gereklerine göre başvuru yapan firmaların teklifleri ve verdikleri rakamların değerlendirildiğini, başmüfettişlik tarafından kamu zararı tespit edilirken baz alınan fiyatların ihale tarihindeki fiyatlar olmadığını, soruşturma yaparken piyasa araştırması yapılarak alınan fiyatların değerlendirildiğini, kurumun uğradığı zararın hangi esaslara dayandığının belli olmadığını, müvekkillerinin hareketleri ile kurumu zarara uğratmalarının söz konusu olmadığını, illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili; müvekkilinin katıldığı tek ihale olan bilgisayar ihalesinin pazarlık usulü ile yapılması kararının ... tarafından verildiğini, yaklaşık maliyet belirleme komisyonunda ise ... ve ...'ın görevlendirildiğini, ihalenin yasaya aykırı bir yönü bulunmadığını, müvekkilinin bilgisayar konusunda uzman olmadığından ve yine yaklaşık maliyet komisyonunda görevli olmadığından fiyatlarını bilmesine imkan bulunmadığını, rayiç bedelin üstünde bir alım gerçekleştirmediğini ve kamu zararına neden olunmadığını, ihalenin yasal niteliklere haiz olduğu kanaati ile müvekkili tarafından uygun görülerek imzalandığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ...; davaya konu müfettiş raporuna itirazlarına cevap verilmeden idari kusurun işlendiğini, İdare Mahkemesinde dava açtığını, Tekirdağ Valiliği tarafından düzenlenen rapor ile başmüfettiş raporu arasında çelişki bulunduğundan Valilik öninceleme raporunun dava dosyasına eklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2013 tarihli ve 2008/380 Esas 2013/622 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 22.10.2015 tarihli ve 2014/15306 Esas, 2015/11903 Karar sayılı ilamıyla; "Dosya kapsamından; davaya konu uyuşmazlık ile ilgili olarak aralarında davalıların da bulunduğu 37 kişi hakkında, kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak, edimin ifasına fesat karıştırmak ve görevi kötüye kullanmak suçlarından, Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/38 esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde; atılı tüm suçlar yönünden sanıkların beraatine karar verildiği ve davanın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı değilse de; ceza mahkemesince belirlenecek maddi vakıalar hukuk hâkimi yönünden de bağlayıcıdır. Bu nedenle; Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/38 esas sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenmeli ve sonucuna göre yapılacak değerlendirme ile birlikte iş bu dava hakkında karar verilmelidir. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden karar verilmesi doğru bulunmamış, temyiz edilen kararın bu yönden bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kamu zararının oluşmadığı, davalıların neden olduğu bir zararın söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada alınmış bilirkişi raporu bulunmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görevli davalıların İl Sağlık Müdürlüğü ve bağlı sağlık ocaklarında kullanılmak üzere 51 adet bilgisayarın alımında mevzuata aykırı eylemleri sonucu oluşan kurum zararının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.