10. Hukuk Dairesi 2025/11272 E. , 2026/1981 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2036 E., 2024/170 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/183 E., 2023/343 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmişti…
10. Hukuk Dairesi 2025/11272 E. , 2026/1981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2036 E., 2024/170 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/183 E., 2023/343 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi olan..., asıl işveren ... .... San. ve Tic. A.Ş.’nin, alt işveren firma ......... Ltd. Şti.’ye yaptırdığı inşaatta, kalıp ustası olarak çalışmaktayken 25.09.2012 tarihinde inşaatın 4. katından düşerek hayatını kaybetmiş olduğu, inşaat iş yerinde yüksekten düşme riski bulunan alanlara işçilerin güvenliğini sağlayacak bir düzenek inşa edilmediği, iş yerinde ve işin yapıldığı yerde gerekli kontrol ve denetim mekanizmasının kurulmadığı, tüm çalışanlara görev ve sorumlulukları ve iş güvenliği ile ilgili olarak eğitim verilmediği, iş güvenliği ile ilgili gerekli önlemleri alınmadığı, bu önlemlere uyulup uyulmadığını işin her aşamasında kontrol ve denetim altında tutmamış, bu amaca yönelik olarak gerekli personel istihdam etmemiş olduğu, böylece müvekkillerin söz konusu iş kazası nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların karşılanması için fazlaya iliskin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik her bir davacı için 125.000'er TL maddi, 500.000,00-TL maddi, her bir davacı için 50.000'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacılar vekili 08.08.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini, eş ... için 2.211.271,93 TL, çocuk ... için 166.833,56 TL, çocuk ... için 209.851,28 TL, çocuk ... için 266.375,73 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... İnşaat .... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin ... .... ... Şti. ile bu şirkete ait arsa üzerinde imzalamış oldukları ticaret inşaåtının kaba betonarme inşasını yapmak üzere anlaştıklarını, sigortalının 4. kattan aşağı düşmesi şeklinde meydana geldiğini, müvekkil şirketin iş yerinde uygun güvenlik önlemlerini aldığını belirterek vefat eden sigortalının mirasçılarının maddi ve manevi tazminatlarının karşılandığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... .... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacılar, müvekkil şirketle davalı ....... Ltd. Şti. arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu iddiası ile müvekkil şirketi de davalı olarak göstermiş olduğu halbuki müvekkil şirketle davalı ....... Ltd. Şti. arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olmadığı, zira aralarında imzalanan sözleşmenin, arsa sahibi ve müteahhit arasında imzalanan anahtar teslimi eser sözleşmesi olduğu, böylece müvekkil şirket ve iş kazası geçiren ... ... ... arasında da işçi-işveren ilişkisi hiçbir zaman kurulmadığı gibi işçi ... ... müvekkil şirket nezdinde çalışması da hiçbir zaman olmadığı, bu nedenle, iş kazası geçiren müteahhit firma sigortalı çalışanı... ile ilgili olarak iş kazası sebebiyle müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".. toplanan tüm deliller toplandıktan sonra tekrar olaya ilişkin olarak kusur raporu alınmış uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 18.02.2023 tarihli kusur raporu içeriğine göre asıl işveren ... Tekstilin %20, alt işveren ... İnşaatın %50 ve müteveffanın %30 oranında kusuru olduğu belirtilmiş, bu konuda alınan kusur raporunun gerek ceza yargılamasında alınan rapor gerekse rücuen tazminat davasında alınan rapor içeriğine göre müteveffanın %30 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş dolayısıyla davalı işverenlerin müşterek ve müteselsil %70 oranında kusurlu oldukları kabul edilmiş, bilimsel verilere uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporu Mahkemece aynen benimsenmiştir. Bilahare davacının gelir durumuna ilişkin gerekli emsal ücret araştırmaları da yapılarak ... uzmanından tazminat konusunda rapor alınmış, bilirkişi raporundan düzenlenen 15.05.2023 gerekse 01.07.2023 tarihi itibari ile değişen asgari ücret rakamlarına göre yeniden alınan rapor içeriğine göre neticeten davacılardan eş ... ... net 2.211.271,93 TL, davacı çocuklardan ...'ün 166.833,56 TL, davacılardan ...'ün 209.851,28 TL ve ... ... de 266.375,73 TL maddi tazminat alacaklarının bulunduğu belirlenmiş, her ne kadar davalı taraf 25.000 TL'lik ödeme noktasında itiraz etmiş ise de söz konusu ödemenin yardım olarak yapıldığı, herhangi bir şekilde tazminata mahsuben yapılmadığı anlaşılmakla tenkisine gerek olmadığına, yine ceza yargılamasındaki davacıların şikayetçi olmadıklarına dair beyanlarının tazminat haklarından feragat anlamına gelmediği anlaşılmakla davacıların davasının sunmuş oldukları ıslah dilekçesi de göz önüne alınarak yukarıda belirlenen miktar üzerinden kabulüne ve olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, her iki davalıdan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, Yine davacıların manevi tazminat talepleri yönünden olayın oluş şekli, tarafların kusur nispeti, henüz murisin 34 yaşında vefat etmiş olması, eş ve çocukların genç yaşlarında eşsiz ve babasız kaldıkları, yine kaza tarihi tarafların ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alınarak her bir davacı yönünden talep edilen 50.000 TL manevi tazminatın kabulü ile yine olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine karar vermek gerekmiştir...." gerekçesiyle, "Davanın kabulüne, 1.Davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... yönünden 2.211.271,93 TL, davacı ... için 166.833,56 TL, davacı ... için 209.851,28 TL, davacı ... için 266.375,73 TL olmak üzere toplam 2.854.332,50 TL tazminatın olay tarihi olan 25.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, 2.Davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... yönünden 50.000 TL, davacı ... için 50.000 TL, davacı ... için 50.000 TL, davacı ... için 50.000 TL olmak üzere toplam 200.000 TL tazminatın olay tarihi olan 25.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince başvurusunda bulunulmuş olup Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, müvekkili şirket ile diğer davalı ... İnşaat .... Ltd. Şti. unvanlı şirket arasında alt işveren-asıl işveren şeklinde bir ilişkinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin diğer davalıyla arasında asıl - alt işverenlik ilişkisi bulunmadığı gibi işverenlik sorumluluğunun da bulunmadığını, Bakırköy 2. İş Mahkemesine sunulan kusur raporunda bilirkişice müvekkili şirkete herhangi bir kusur izafe edilmediği gibi ceza dosyasında müvekkili şirket yetkilisinin beraatine karar verildiğini, davacıların zararının SGK tarafından ödenen peşin değerli gelirle de karşılanmış olduğundan tazminat alacağının bulunmadığını, eş ...'nin imzası ile ceza soruşturma dosyasına kendisi ve velayeti altındaki çocukları adına sunulan 28.06.2012 tarihli dilekçe ile eşinin ölümünden doğan tüm maddi ve manevi zararları karşılandığı için şikayetçi olmadıklarının belirtildiği, yine diğer davalı ... İnş. ... Ltd. Şti. yetkilisi tarafından imzalanmış"ödeme teslim makbuzu" başlıklı 26.06.2012 tarihli belgede murisin ailesine 25.000 TL ödeme yapıldığı, bu ödemelerin hesaplamada dikkate alınmadığını, eşin evlenme ihtimalinin hesap raporundaki yaşının esas alınarak belirlenmesinin hatalı olduğunu,yaşam tablosu olarak PMF 1931 yerine TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömrün belirlenerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, dosyaya sunulu beyan, belge ve getirtilen müvekkil şirket temsilcisi aleyhine ikame olunan Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/8 E. 2016/543 K. sayılı ilamı ile de sabit olduğu üzere, müvekkili şirket tarafından davaya konu edilen zararların giderildiğini, davaya ve talebe konu bir zarar bulunmadığını, ilgili ceza davası dosyasında mevcut delillerle de ispatlandığı üzere, davacı - müşteki ... kendi ve çocukları adına Karasu Cumhuriyet Savcılığına vermiş olduğu ifade ve dilekçesinde;müvekkil şirketten ve şirket temsilcisinden şikayetçi olmadığını beyan ettiğini, yine aynı ifade ve dilekçede davacı taraf, kaza nedeniyle uğradıkları tüm maddi ve manevi zararların müvekkil şirket ve yetkilisince giderildiğini beyan ettiğini, davacı taraf ihtiyacı olduğu evi satın almak için müvekkilden talepte bulunduğunu, TBK 55. maddesi ''Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez'' hükmünü amir olup, ifa amacı taşıyan ödemelerin tazminattan düşülmesi gerektiğini, davacılar yönünden fahiş oranda manevi tazminat belirlendiği, müteveffanın ölüm tarihindeki geliri yerine günümüzdeki gelirinin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişilerce seçenekli hesaplama yapılmak suretiyle nihai kararın mahkemenin takdirine sunulması gerektiğini, yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını, bu yönde olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı, eksik ve yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm kurulduğu, fahiş oranda manevi tazminat tutarı belirlendiği, olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuata göre tazminat hesabı yapılmadığı ve zamanaşımı hususuna bakılmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1-Davalı ... İnş. ... Ltd. Şti. vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat tutarlarına ilişkin temyiz istemi yönünden, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen her bir miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre her bir davacı yönünden kabul edilen manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı ... İnş. ... Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir. 2.Davalılar vekillerinin davacılar ... ve ... yararına hükmedilen maddi tazminat tutarlarına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen her bir miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı ... ve ... yönünden kabul edilen maddi tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. 3.Davalılar vekillerinin davacı ... yararına hükmedilen maddi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden; Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davanın yasal dayanakları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi hükümleridir. Dosya kapsamında 26.06.2012 tarihli "ödeme teslim makbuzu" başlıklı ve davalı ......Ltd. Şti. tarafından düzenlenerek imzalanan belgede, muris...'in iş kazası sonucu vefatı nedeniyle, ailesine, yardım olarak ödenmek üzere 25.000 TL'nin teslim edildiğinin belirtildiği, yine davacı ... tarafından ceza soruşturma dosyasına sunulan 28.06.2012 tarihli dilekçede, eşinin ölümünden doğan tüm maddi ve manevi zararlarının karşılandığı için ... ... Ltd. Şti.'den ve ... ... ...'ndan şikayetçi olmadıklarının belirtildiği, Mahkemece hükme esas alınan 31.07.2023 tarihli hesap raporunda dikkate alınmadan hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar murisinin 25.05.2012 tarihinde geçirdiği iş kazasında vefat etmesi nedeniyle davacılara 25.000 TL ödeme yapıldığına dair 26.06.2012 tarihli işveren ... İnş. ... Ltd. Şti. imzalı belgesi, davacılar tarafından 28.06.2012 tarihinde Savcılık dosyasına sunulmak üzere verilen maddi-manevi haklarını aldıklarına ve şikayetçi olmadıklarına dair dilekçe ile davalı tarafça aşamalarda ve temyiz dilekçesinde iş kazasına mahsuben banka aracılığıyla ödeme yapıldığı da ileri sürülerek bu ödemenin mahsubunun talep edildiği birlikte değerlendirildiğinde, ödeme tarihinde ödendiği belirtilen tutarın miktarına göre yardım niteliğini aşar nitelikte olduğu ve dolayısıyla bu ödemenin ifa amaçlı ödeme niteliğinde olduğu gözetilmeksizin karar verilmiş olması isabetsizdir. Mahkemece yapılacak iş, 25.000 TL olarak yapılan ödemenin ne kadarının davacı ... için maddi tazminat tutarı olarak ödendiğinin taraflardan sorularak belirlemek, akabinde davacıların kararı temyiz etmediği gözetilerek Mahkemece hükme esas alınan 31.07.2023 tarihli bilirkişi raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi gerektiğini göz önünde bulundurarak, davacılara yapılan ödemenin yapıldığı tarihteki veriler esas alınarak davacı ...'nin gerçek zararını saptamak, böylece tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığını denetlemek, açık oransızlığın bulunması durumunda ödemeleri “kısmi ifayı içeren makbuz” niteliğinde kabul etmek ve yapılan ödemenin; davacının ödeme tarihindeki, gerçek zararını hangi oranda karşıladığını saptamak; son verilere göre hesaplanan tazminat miktarından, yasal indirimler yapılmak suretiyle belirlenecek gerçek zarardan, davalı tarafın; ödeme yapılan tarih itibarıyla davacının karşıladığı zarar oranında indirim yapmak ve varsa kalan miktara hükmetmek, açık oransızlığın bulunmadığının tespiti halinde ise davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmekten ibarettir. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR 1.Davalı ... İnş. ... Ltd. Şti. vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacaklarına yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE, 2.Davalılar vekillerinin davacılar ... ve ... yararına hükmedilen maddi tazminat alacaklarına yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE, 3.Davalılar vekillerinin davacı ... yararına hükmedilen maddi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.