İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 21/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/04/2026 Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2022 tarih, 2019/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketine ... numaralı işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı... Petrol Ürün. İml. İth. Ltd. Şti.'ne ait…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/283 - 2026/938 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/283 KARAR NO : 2026/938 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/11/2022 NUMARASI : 2019/... Esas ve 2022/... Karar DAVACI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : ... - MERSİN TEKNİK VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Mersin 3. İcra Müdürlüğü 2019/...) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 21/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/04/2026 Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2022 tarih, 2019/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketine ... numaralı işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı... Petrol Ürün. İml. İth. Ltd. Şti.'ne ait işyerinde 12/11/2018 tarihinde işletmede bulunan buhar kazanının infilak etmesi neticesinde işletmedeki tüm kıymetlerde farklı boyutlarda zarar meydana geldiğini, söz konusu buhar kazanında yapılan incelemede kazanda bulunan basıncın tahliyesini sağlayan ventil sistemi ve neden devreye girmediğine ilişkin Makine Mühendisleri odası aracılığı ile detaylı teknik inceleme yapılmasının kararlaştırıldığını, 16/11/2018 tarihinde TMMOB Makine Mühendisleri Odası'nın ... Sayılı raporu ile söz konusu hasarın kazanın katı yakıtlı olması nedeniyle kazan basınç kontrol sisteminde bulunan emniyet vanasının açılmadığı veya açılmasına rağmen kaza anında üretilmekte olan buhar debisini karşılayacak kadar buharı tahliye etmemesi nedeniyle maydana geldiğinin saptandığını, söz konusu buhar kazanının bakım ve onarımının hasardan yaklaşık 6 ay önce davalı tarafından yapıldığını, bakımların düzenli olarak davalı firma tarafından yaptırıldığını, kazanın söz konusu bakım ve onarımının düzgün ve tekniğe uygun bir şekilde yapılmamış olması neticesinde buhar kazanının işlevini yerine getirememesinden kaynaklandığının ekspertiz raporu ile de tespit edildiğini, hasar sonrası sigortalı firma tarafından söz konusu durum Mersin 4. Noterliği'nin ... yevmiye ve 22/11/2018 tarihli ihtarnamesi ile de yazılı olarak bildirildiğini, davacı şirket tarafından sigortalısının zararını gidermek amacıyla ... sayılı hasar dosyasının açıldığını, davacı sigorta şirketi olarak atanan eksper tarafından tespit edilen hasar bedeli olan 720.494,20.TL tazminatın ödendiğini, davacı şirket tarafından ödenen tazminatın geri alınması amacıyla Mersin 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının haksız ve hukuka aykırı şekilde itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, dava açılmadan dava ön şartı olan arabuluculuk kurumuna başvuruda bulunulduğunu, 2019/... numaralı dosya ve 28/05/2019 tarihli Anlaşmama Tutanağı ile arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama şeklinde sonlandırıldığını, gerek Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi hükmü gereğince davalının vermiş olduğu zarar dolayısıyla; davacı sigorta şirketinin tazminat ödemesi neticesinde sigortalısının yerine halef olmasından dolayı ve gerekse alacağın temliki hükümlerine sigortalının mevcut her türlü hakları davacı şirkete intikal ettiğinden, davacı şirketin ödemek zorunda kaldığı tazminat alacağını rücuen tahsile yasal hakkı olduğundan, zarara sebebiyet veren davalı aleyhine işbu davanın açıldığını, bu nedenlerle; davalı borçlunun Mersin 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava konusu zararın buhar kazanının bakım ve onarımın düzgün ve tekniğe uygun şekilde yapılmamış olmasından kaynaklandığını, bu hususun ekspertiz raporu ile sabit olduğunu dile getirdiğini, ancak davacı tarafının söz konusu iddialarının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, dosyaya sunulan belgelerin söz konusu patlamada davalının kusuru olduğunu hiçbir şekilde kanıtlamadığını, zira; 16/112018 tarihli TMMOB Makine Mühendisleri Odası'nın ... sayılı raporu ile söz konusu hasarın "kazanın katı yakıtlı olması nedeniyle kazanç basınç kontrol sisteminde bulunan emniyet vanasının ya açılmadığı veya açılmasına rağmen kaza anında üretilmekte olan buhar debisini karşılayacak kadar buharı tahliye edememesi nedeniyle meydana geldiğine dair'' rapor tanzim edildiğini, söz konusu raporda da görüldüğü üzere doğrudan davalının sorumluluğunu gerektiren hiçbir hususa yer verilmediğini, davacı taraf her ne kadar periyodik bakımların düzgün yapılmadığını iddia etse de TMMOB tarafından hazırlanan raporda teknik bir arızadan kesinlikle söz edilmediğini, TMMOB tarafından hazırlanan raporda da emniyet vanasının açılmadığına ve söz konusu hasarın bu yüzden meydana geldiğine ilişkin hiçbir kesinlik bulunmadığını, söz konusu raporda birtakım ihtimaller üzerinde durulduğunu, söz konusu patlama olayının gerçekleşmesinde davalının hiçbir kastı veya ağır kusuru bulunmadığını, bu durumun davacı tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davalı şirketin kusurunun olmadığının yapılacak bilirkişi raporu ile tespit edilebileceğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2009/... Eass - 2010/... Karar sayılı kararı uyarınca kesin bir hüküm içermeyen ve davalının kusurundan bahsedilmeyen rapora dayanarak davalının sorumlu kılınmasının mümkün olmadığını, Yargıtay'ın ilkesel kararlarında da belirtildiği üzere davalının söz konusu olaydan sorumlu tutulabilmesi için hiç bir şüpheye mahal vermeyecek şekilde, kastı sonucunda bir zarar meydana geldiğinin ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafça ispat külfeti yerine getirilmediğinden davanın reddinin gerektiğini, davalı tarafından 30/04/2018 tarihinde kontrol yapıldığını, patlama olayının 12/11/2018 tarihinde meydana geldiğini, bu kadar uzun bir zaman zarfında buhar kazanında dış müdahale kullanım hatası ve sair bir çok sebepten ötürü bir bozulma meydana gelebileceğini, davacı tarafça dayanak yapılan raporda bu hususların hiçbirine değinilmediğini ve hiç bir şekilde kesin bir yargıyada varılamadığını, davacı tarafın iddiasının aksine bilirkişi raporunda yer alan seçenekli ihtimaller gözönüne alındığında meydana gelen patlamanın işin niteliğinden kaynaklı olarak, öngörülemeyen durumlar sonucunda gerçekleşmiş olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi söz konusu periyodik bakımlarda bir aksaklık olsa idi buhar kazanındaki patlamanın kontrolden 7 ay sonra değil kontrolden çok kısa bir süre sonra meydana geleceğinin açık olduğunu, söz konusu raporda da açıkça görüldüğü üzere davacıya yüklenecek herhangi bir sorumluluk bulunmadığını, davacı tarafın sunduğu TMMOB tarafından hazırlanan raporda doğrudan buhar kazanında periyodik bakımdan kaynaklanan bir hasardan söz edilmediğini, davalıya yüklenecek herhangi bir kusur durumunun söz konusu olmadığını, dolayısıyla davacı tarafın haksız taleplerinin reddinin gerektiğini, ayrıca davacı tarafın iddialarını kabul etmemekle birlikte hasar dosyasında sunulan ekspertiz raporuna bu doğrultuda yapılan fahiş hesaplamaya da itiraz ettiklerini, zira hangi hesaplamalar, belgeler, zarar gördüğü iddia edilen malların neler olduğu, bu malların ticari defter ve kayıtlar ile örtüşüp örtüşmediği hiçbir şekilde araştırılmadan, inceleme yapılmadan bu kadar yüksek meblağlarda ödeme yapılarak davalıya rücu edilmesinin kabul edilemeyeceğini, mahkemece işyerinde keşif yapılarak işyerine ilişkin kayıtların, ticari defterlerin, beyannamelerin, fatura ve irsaliyelerin olay tarihinden geriye doğru araştırılması gerektiğini, davacı tarafça sigortalı işyerinde hasarlandığı iddia edilen malların kayıtlarla karşılaştırılmasını talep ettiklerini, aksi taktirde eksik inceleme ve araştırmaya dayalı ekspertiz raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olacağını, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/... Esas - 2016/... Karar sayılı 25/02/2016 tarihli ilamına göre patlamanın oluş nedeninin, kusur durumlarının, iddia edilen zararların ne olduğunun ve değerlerinin tam olarak tespit edilmesi gerektiğini, bunlar tespit edilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olacağını, bu nedenlerle; davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere davalı lehine tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2022 tarih, 2019/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararında, hasar dosyası, dosyaya sunulan yangın raporu, TMMOB bilirkişi raporu ve mahkemece alınan raporlar hep birlikte değerlendirildiğinde 12/11/2018 tarihinde davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan dava dışı ... Petrol Ürünleri İml. İth. İhr. Ltd. Şti'ne ait iş yerinde buhar kazanının patlaması sonucu bu işyerinde zarar meydana geldiğini, meydana gelen zararın davacı sigorta şirketi tarafından karşılandığını ve kendi sigortalısına 720.494,20.TL ödeme yaptığını, ödenen tazminatın zarara sebep olduğu ileri sürülen davalıdan tahsili istemi ile takip başlatıldığı ve neticede eldeki davanın açıldığını, ancak dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu patlamanın, buhar kazanı basınç kontrol sisteminden kaynaklanmış olup emniyet vanasının açılmaması veya yeterli tahliyeyi yapmaması nedeniyle oluşan yüksek buhar basıncından kaynaklanmış olduğunu, dosya içerisinde davacı sigortalısı ile davalı arasında periyodik bakım yapılması ve ne şekilde yapılacağı konusunda anlaşma sağlandığına dair delil olmadığını, davalı tarafından düzenlenmiş herhangi bir periyodik kontrol raporu bulunmadığını, davalı ile ilgili sadece fatura dosyaya sunulmuş olup periyodik bakım-kontrol yapmamış olan davalıya meydana gelen olayda yüklenebilecek kusurunun bulunmadığını, dosyada mevcut fatura tarihinin 30/04/2018 olayın meydana geldiği tarihin 12/11/2018 olduğunu, meydana gelen patlamanın davalı tarafından öngörülmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle; davalının buhar kazanının tamiratını ve onarımını gereği gibi yerine getirmediğinden kaynaklandığına dair kusurlu davranışın ve zarar ile kusur arasındaki illiyet bağını ortaya koyan bir delilin olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosya içerisinde bulunan ve dava dışı ... ... Müh. Ltd. Şti. tarafından periyodik bakım raporun hazırlanmış olması sebebiyle sorumluluğun işbu şirkette olduğundan bahsedildiğini, davalı tarafından davaya verilen cevap dilekçesinde ''söz konusu bakımın kendileri tarafından yapıldığı'' açıkça beyan ve kabul edildiğini, dosya içerisinde bulunan ''... Müh. Ltd. Şti.'' tarafından hazırlanmış bulunan raporun 30/04/2018 tarihli olduğunu, davalı tarafından da sigortalı firmaya kesilen faturanın da içeriği kazanın periyodik bakımına ilişkin olup bu faturanın da düzenlenme tarihi aynı gün olduğunu, davalı tarafından alınan bakım işinin alt sözleşme ile bir başka firmaya devredilmiş olması kendisinin hukuken sorumluluğunu ortadan kaldırmasının mümkün olmadığını, dava dosyası içerisinde varlığı inkar edilmeyen bir periyodik bakım faturası mevcut olup davalı tarafından söz konusu bakımın kendileri tarafından yapılmadığı iddia edilmekte ise söz konusu fatura vergi mevzuatı uyarınca naylon fatura konumunda olacağını, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere mevzuat uyarınca periyodik bakımın yapılması zorunlu olması sebebiyle periyodik bakım raporunu düzenleyen ''... Müh. Ltd. Şti.'' 'nin ticari defter ve kayıtlarının celbi gerektiğini, bakımı yapan firmanın ticari defter ve kayıtlarının celbi ile sigortalı firmaya fatura düzenlemiş olması gerektiğini, sigortalının... Petrol Ürün. İml. İth. Ltd. Şti.’ne müzekkere yazılarak bakım sözleşmesinin hangi firma tarafından yapıldığı ve bakım sözleşmesinin celbini talep ettiğini, dava dışı ... ... Müh. Ltd. Şti. 'ne müzekkere yazılarak söz konusu rapor eklenmek suretiyle söz konusu bakımı ne sıfatla yaptıklarının, bakıma ilişkin faturanın ve bakım sözleşmesinin celbini talep ettiğini, davada da tarafların ehliyetinin ve husumetin de somut ve resmi deliller ile ispatlanması yasal zorunluluk olması sebebiyle da davalı tarafın işbu davada taraf ehliyetinin ve sorumluluğunun olup olmadığının resen araştırılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile hüküm çeliştiğini, söz konusu hasar sonrası sigortalının müvekkil şirkete başvurusu neticesinde müvekkil sigorta şirketi tarafından konusunda uzman bir sigorta eksperi ataması yapıldığını, söz konusu raporda hasarın meydana gelmesinde "kazanın katı yakıtlı olması nedeniyle kazan basınç kontrol sisteminde bulunan emniyet vanasının açılmadığı veya açılmasına rağmen kaza anında üretilmekte olan buhar debisini karşılayacak kadar buharı tahliye etmemesi nedeniyle maydana geldiği" saptandığını, kararın gerekçelerini kabul etmemekle beraber yerel mahkemenin davalı tarafından söz konusu periyodik bakımın yapılmadığı yönünde kanaate varılmış ise davanın husumet yönünden reddine karar verilerek maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davaya konu aynı olaya ilişkin olarak Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... E. 2022 / 64 K. Sayılı dosyası bulunmakta olup işbu dava da aleyhe karara çıkmış olup söz konusu dava da aynı sebebe dayalı olarak dava açılmış ancak söz konusu dava da farklı nedenlerden hüküm tesis edildiğini, Aynı olaya ilişkin olarak farklı hüküm tesis edilmiş olması sebebiyle işbu dosya ile istinaf edilen dosyanın istinaf mahkemesi tarafından birleştirilmesini talep ettiğini, bu nedenlerle; Tehiri İcra talebinin kabulüne karar verilmesini ve ayrıca istinaf yargılamasının duruşmalı olarak yapılması talebinin kabulüne karar verilmesini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2022 tarih, 2019/... Esas ve 2022/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise HMK'nın "İspat Yükü" başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Kusur sorumluluğu, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla sözleşme dışında diğer bir kimseye vermiş olduğu zararın giderilmesini düzenleyen sorumluluk türüdür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Dr. Ünsal Dönmez, Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt II, s.1059). Kusur sorumluluğunda bir zararı başkasına tazmin ettirmek, ancak zarar onun kusurlu bir fiilinden doğmuş ise mümkündür (Tandoğan Haluk, Türk Mesuliyet Hukuku, Ankara, 1967, s. 89). TBK'nın 49. maddesinde ifadesini bulan haksız fiilden söz edilebilmesi için öncelikle ortada hukuka aykırı bir fiil bulunması, fiili işleyenin kusurlu olması, kusurlu şekilde işlenen ve hukuka aykırı olan bu fiil nedeniyle bir zarar doğması, doğan zarar ile hukuka aykırı fiil arasında uygun nedensellik bağı bulunması gerekmekte olup bu dört unsurun birlikte bulunması zorunludur. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda, haksız fiilin varlığından söz edilemez. Somut olayda, davalının sorumluluğu ancak kusurlu olması halinde gündeme gelecektir. Hasarın oluşumunda davalının kusurlu olarak kabul edilebilmesi için, zararın davalıya isnad edilen eylemden kaynaklandığının şüpheye mahal bırakılmaksızın tespit edilmesi, bu nedenle davalının kusurlu olduğunun davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir. Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile taraf beyanlarının incelenmesinde davaya konu hasarın meydana gelmesine patlayarak hasar veren buhar kazanının bakımının hasar tarihinde 6-7 ay kadar önce yapıldığı, bakımdan kaynaklı bir arıza olsaydı hasarın bakımdan kısa bir süre sonra gerçekleşeceği, hasarın işletme hatasından kaynaklandığı, periyodik bakımın davalı tarafça yapılmadığı, davalının satış sonrası fiziki kontrol yaptığı, hasarın basınç kontrol sistemi ve vana açılmamasından ya da yeterli tahliyeyi yapamamasından kaynaklandığı anlaşılmakla davacının davalıya hasardan dolayı rücu şartlarının oluştuğunun kabul edilemeyeceği, davalı ile hasar arasında uygun illiyet bağının bulunduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, ispat külfetinin davacının üzerinde olduğu anlaşılmakla davacının istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2022 tarih, 2019/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 651,30.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 21/04/2026 tarihinde karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır