T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2577 KARAR NO : 2026/892 KARAR TARİHİ: 22/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/10/2025 NUMARASI : 2025/728 2025/792 DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemel…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2577 KARAR NO : 2026/892 KARAR TARİHİ: 22/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/10/2025 NUMARASI : 2025/728 2025/792 DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Dava, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) talebine ilişkindir. Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesince,"... taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, bu kapsamda önce 14/11/2023 tarihli ... No'lu sözleşme, sonrasında 12/12/2023 tarihli ... no'lu sözleşme imzalanmış olduğu, bu sözleşmenin de bedel limitinin dolması nedeniyle davaya konu ... No'lu sözleşmenin oluşturulduğu, Davacının imzaladığı, Davalının ise imzalamamasına rağmen bu sözleşmeye göre hakediş talep ettiği fatura düzenlediği, Davacının iş bu dava ile bu sözleşmeden dönme iradesini kullanarak yapılan avans ödemelerinin ve davalı çalışanlarına yapılan masrafların iadesi ile verilen zararın tazminini talep ettiği, sözleşme hükümleri incelendiğinde anlaşmazlıkların çözümü başlıklı kısımda " sözleşmeden doğan veya onunla ilgili herhangi bir ihtilaf, uyuşmazlık, ayrılık veya talep İstanbul Merkez Mahkemeleri (Çağlayan) ve icra Müdürlükleri tarafından çözümlenecektir." şeklinde hüküm içerdiği, sözleşmedeki yetki şartı gözetildiğinde kesin yetki kuralı gereği davaya İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla HMK'nin 17,19, 114/1-ç ve 115 maddeleri hükmü gereğince kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın usulden reddine ve Mahkememizin yetkisizliğine..." gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesince,"... Yetki sözleşmesinin geçerli olduğu hallerde tarafların ancak yetki sözleşmesiyle kararlaştırılan mahkemede dava açabilecekleri, bu şekilde yetkili kılınan mahkemenin yetkisinin münhasır yetki olduğunun doktrin ve yargı kararlarıyla belirtildiği, münhasır yetki ile kesin yetkinin aynı anlama gelmediği, münhasır yetkili mahkemeden farklı bir mahkemede dava açılması halinde bu durumun mahkemece resen dikkate alınamayacağı, cevap dilekçesinde usulüne uygun ileri sürülmüş yetki itirazı bulunmadıkça resen yetkisizlik kararı verilemeyeceği, somut olayda taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesinde yetki şartı ile yetkili mahkemeyi belirledikleri, uyuşmazlığın temeli itibariyle mahkemenin yetkisinin resen nazara alınacak kesin yetki hallerinden olmadığı, başka bir anlatımla davalı tarafından cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde ileri sürülmüş bir yetki itirazının bulunması gerektiği, ancak eldeki dava dosyasında dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediği, davalının cevap dilekçesi dahi sunmadığı, mahkemece aslında kesin yetki hali olmamasına rağmen dosya üzerinden 6100 s. HMK 17.maddesinin kesin yetki hali kabul edilerek resen yetkisizlik kararı verildiği, hasılı Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesine davalı tarafıdndan yasal süre içerisinde sunulmuş yetki itirazı bulunmadığından ve mahkemece resen yetkisizlik kararı verilemeyeceğinden gerekçesiyle karşı yetkisizliğine ..." gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Bu yeni düzenleme, 01.10.2011 tarihinden sonra açılacak davalar bakımından uygulanmakla birlikte, HMK'nın 19. maddesinin 2. fıkrası “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” ve yine HMK'nun 19. maddenin 4. fıkrası, "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." hükmünü içermektedir. Mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek haller, dava şartı olan, kesin yetki halleridir. HMK'nın 18. maddesi, kesin yetkinin olduğu hallerde tarafların yetki sözleşmesi yapamayacaklarını açıkca düzenlemiştir. Bu nedenle yetki sözleşmesi kesin yetkinin olduğu hallerde yapılamaz. Ancak yetki sözleşmesinin yapılmış olması, re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden değildir. Bir başka ifadeyle, taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkeme belirlenmiş olsa dahi yetki itirazı, ilk itiraz olarak ileri sürülebilir; mahkeme yetkisizliğini kendiliğinden (re'sen) nazara alamaz. (Aynı yönde; Yargıtay 5 HD 2023/9929 E. 2024/768 K; Yargıtay 11. HD 2016/15056 E. 2017/319 K. sayılı kararları ile Dairemizin 2023/452 E, 2023/2257 K. sayılı kararı) Dava, sözleşme aykırılık nedeni ile sözleşmenin feshi ve bedel tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında görülen davada kesin yetki hali sözkonusu olmadığı gibi yetki sözleşmesinin yapılmış olması da resen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden olmadığı, kesin yetki halinin bulunmadığı hallerde yetkisizlik ilk itirazı üzerine verilen yetkisizlik kararı hatalı olsa dahi istinaf edilmeksizin kesinleşmesi durumunda, bu kararın yetkisizlik kararı verilen mahkemeyi bağlayacağı, ancak bu neticenin doğabilmesi için usulüne uygun bir şekilde yetkisizlik itirazının ileri sürülmesi gerektiği, somut olayda ise yasal süre içerisinde yetkisizlik ilk itirazında bulunulmadığı, bu nedenle dava açıldığı mahkemenin kendiliğinden yetkili hale geldiği nazara alındığında davaya bakmak yetkisi davanın ilk açıldığı yer olan Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesine ait bulunmaktadır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 22/04/2026 gününde oy birliği ile karar verildi. KANUN YOLU: Kesin olmak üzere