Başvuru, emlak vergisine esas asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin yüksek belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, emlak vergisine esas asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin yüksek belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/9/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Filiz Freifrau Von Thermann ve İnci Sieber sırasıyla 1955 ve 1958 doğumlu olup Almanya Federal Cumhuriyeti'nin Münih şehrinde ikamet etmektedir. Başvurucular, Balıkesir'in Burhaniye ilçesinde bulunan 244 ada 1, 2, 8, 9, 10, 25, 26 ve 32 parsel numaralı taşınmazların malikidir. Başvurucular anılan taşınmazlar üzerinde kamp işletmeciliği işiyle iştigal etmektedir. 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun ve maddelerine göre Türkiye sınırları içinde bulunan binalar, arsalar, araziler bina ve arazi vergisine tabidir. Söz konusu Kanun'un ve maddeleri uyarınca bina ve arazi vergisi; bina ve arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa bina veya araziye malik gibi tasarruf edenler tarafından ödenir. Anılan Kanun'un ve maddelerine göre bina ve arazi vergisi, ilgili belediye tarafından dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının ocak ve şubat aylarında vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk ettirilmiş sayılır. Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda vergi değeri üzerinden hesaplanan bina ve arazi vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk ettirilmiş sayılır. 1319 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca arsa ve arazilerin vergi değeri 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca "arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre'' belirlenmektedir. Binaların vergi değeri ise bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile arsanın değeri esas alınarak hesaplanmaktadır. Vergi değeri, dört yılda bir yeniden takdir edilmekte ve takip eden üç yıl için ise bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Kanun hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunmaktadır. Başvurucular söz konusu taşınmazların maliki olması sebebiyle Burhaniye Belediyesinde (Belediye) emlak vergisi mükellefidir. Başvurucuların taşınmazlarının emlak vergisine esas metrekare birim değeri 2017 yılında 393,54 TL'dir. Takdir Komisyonu 2017 yılı genel takdir döneminde başvurucuların taşınmazlarının bulunduğu mahal yönünden 2018 yılı için asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerini 780 TL olarak tespit etmiştir. Başvurucular, Takdir Komisyonu kararının iptali istemiyle 28/7/2017 tarihinde Balıkesir Vergi Mahkemesinde (Vergi Mahkemesi) dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucular, Takdir Komisyonunun belirlediği 780 TL asgari ölçüde metrekare birim değerinin gerçeği yansıtmadığını ve yüksek olduğunu belirtmiştir. Dilekçede; taşınmazlarının konut yapımına izin verilmeyen nitelikte olduğunu, buna rağmen çevresindeki çok değerli ve müşteri çekmekte sıkıntı yaşamayan villalarla aynı kefede değerlendirilmesinin adil olmadığını ifade etmiştir. Takdir Komisyonunun belirlediği değer esas alındığında aşırı vergi yüküne maruz kaldıklarını dilekçede ileri süren başvurucular ayrıca bu durumun kendilerini arsayı satmaya zorladığını ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğini belirtmiştir. Vergi Mahkemesi 4/8/2017 tarihinde, davanın usulüne uygun olarak açılmaması sebebiyle dava dilekçesinin reddine karar vermiştir. Başvurucular 14/9/2017 tarihinde dava dilekçesini yenilemiştir. Yenilenen dilekçede, önceki dilekçede ileri sürdükleri iddialara ek olarak Takdir Komisyonu kararının Takdir Komisyonunca taşınmazlarının kendine özgü durumunun dikkate alınmaması sebebiyle Anayasa'ya aykırı olduğunu belirtmiş; Takdir Komisyonu kararının dayanağını teşkil eden kuralların iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmasını talep etmiştir. Yargılama devam ederken 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanun'un maddesiyle 1319 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde yürürlüğe girmiştir. Anılan maddeye göre takdir komisyonlarınca 2017 yılı genel takdir döneminde 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin 2017 yılı için uygulanan birim değerlerinin %50’sinden fazlasını aşması durumunda 2018 yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlasının esas alınması öngörülmüştür. Vergi Mahkemesi 20/3/2018 tarihinde konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde özetle şunlar ifade edilmiştir:i. 1319 sayılı Kanun'un maddesine göre vergi değeri takdir komisyonlarınca takdir olunan birim değerlere göre hesaplanmaktadır. Ancak 7061 sayılı Kanun'un maddesiyle 1319 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeyle, 2018 ve takip eden 2019, 2020, 2021 yılları için uygulanmak üzere farklı bir usul öngörülmüştür. Buna göre takdir komisyonlarınca 2017 yılı genel takdir döneminde 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin 2017 yılı için uygulanan birim değerlerinin %50’sinden fazlasını aşması durumunda vergi değerinin hesabında artık anılan takdir komisyonu kararı uygulanmayacak, 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlası esas alınacaktır. Bu durumda Takdir Komisyonunca 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri kanunen hükümsüz hâle gelmiştir.ii. Olayda taşınmazların bulunduğu yere ilişkin olarak Takdir Komisyonunca 2018 yılı için 780 TL birim değeri takdir edilmiştir. Taşınmaz için 2017 yılında uygulanan birim değeri ise 393,54 TL'dir. Bu itibarla 2018 yılı için takdir edilen birim değerin 2017 yılında uygulanan birim değerin %50'sinden fazlasını aştığı görülmüştür. Bu durumda 7061 sayılı Kanun'un maddesiyle 1319 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde uyarınca, Takdir Komisyonunca takdir edilen değerin yerine kanun hükmü gereğince belirlenen değerin uygulanacak olması karşısında konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.iii. Ayrıca emlak vergisine esas birim değerin 7061 sayılı Kanun hükmü ile belirlenmesi sebebiyle artık bu husustaki hukuka aykırılık iddialarının Anayasa Mahkemesi nezdinde ileri sürülmesi gerekmektedir. İzmir Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 13/7/2018 tarihinde Vergi Mahkemesinin kararını kaldırmış ve işin esası hakkında karar verilmek üzere dava dosyasının Vergi Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, 7061 sayılı Kanun'un maddesiyle 1319 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddede 2018 yılına ilişkin asgari ölçüde metrekare birim değerlerini belirleyen takdir komisyonu kararlarında değişiklik yapılmasını öngören herhangi bir hüküm bulunmadığı ve bu maddenin görülmekte olan davalara ilişkin olarak da bir düzenleme içermediği belirtilmiştir. Kararda, 26/12/2017 tarihli ve 30282 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 72 Seri Numaralı Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nde (72 Seri Numaralı Genel Tebliğ) takdir komisyonlarınca 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerine karşı açılan davalar neticesinde de 7061 sayılı Kanun'un maddesiyle 1319 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddedeki esaslar doğrultusunda hareket edileceğinin hükme bağlandığı vurgulanmıştır. Kararda sonuç olarak takdir komisyonu kararlarının hukukiliğinin denetlenmesi gerekirken anılan madde hükmünün takdir komisyonu kararlarında değişiklik yaptığı kabul edilerek işin esasına ilişkin bir irdeleme ve inceleme yapılmamasının hukuka uygun olmadığı belirtilmiştir. Bölge İdare Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılamaya başlayan Vergi Mahkemesi keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırmıştır. İki harita mühendisi ve bir inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 23/11/2018 havale tarihli raporda, taşınmazların değerini olumlu ve olumsuz yönde etkileyen faktörler sıralanmıştır. Buna göre taşınmazların değerini olumlu yönde etkileyen faktörler turizm bölgesinde bulunup denize yakın olması, altyapı hizmetlerinin bulunması, düz bir konumda olup ulaşımının kolay olması; olumsuz faktörler ise gelişmişlik düzeyinin düşük olması, son on yılda değerini artıran bir gelişmenin yaşanmaması ve yakın konumda yer alan taşınmazlardaki yapılaşmanın istenen seviyeye ulaşmaması olarak sayılmıştır. Raporda, bu hususlar gözetilmek suretiyle taşınmazların metrekare piyasa rayiç değeri 600 TL şeklinde belirlenmiştir. Vergi Mahkemesi 7/2/2019 tarihinde bilirkişi raporunu esas alarak Takdir Komisyonu kararının başvurucuların taşınmazına ilişkin kısmını iptal etmiştir. Kararın gerekçesinde; bilirkişi raporundaki tespitlerin makul bulunduğu belirtildikten sonra yakın yerlerdeki taşınmazların metrekare birim değerlerine de yer verilerek bilirkişi heyeti tarafından takdir edilen değerin 600 TL olması sebebiyle 780 TL olarak yapılan takdirde hukuka uygunluk bulunmadığı ifade edilmiştir. Taraflar, bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde başvurucular, Belediyeye ait taşınmazları kamp işletmeciliğinde kullanılmak üzere metrekaresi 3 TL'den kiraya verdiğini, bilirkişinin belirlediği tutara göre hesaplama yapıldığında metrekare başı ödedikleri emlak vergisinin ise 2,4 TL olduğunu vurgulamış; Belediyeye ait taşınmazlardan Belediyenin elde ettiği kira bedeline yakın bir miktarda emlak vergisi ödemekle yükümlendirilmelerinin takdir edilen emlak vergisine esas birim değerin hakkaniyetsiz olduğunu gösterdiğini belirtmişlerdir. İstinaf dilekçesinde, tahsil edilen emlak vergisinin deniz kıyısına bitişik 250 villanın emlak vergisine eşit olduğunu iddia etmiş; kamp işletmeciliğinden elde ettikleri gelirin de turistik otellere göre çok daha az olduğuna işaret etmişlerdir. Taşınmazların değerini farklılaştıran unsurların dikkate alınmadığını ileri süren başvurucular, ilk derece mahkemesinin Anayasa'ya aykırılık iddialarına cevap vermediğinden yakınmıştır. Başvurucular istinaf dilekçesinde ayrıca takdir edilen tutarın mali güce göre vergilendirme ilkesine uygun olmadığı gibi ölçülülük ilkesini de ihlal ettiğini savunmuş, taşınmazları üzerindeki işletmenin ekolojik bir işletme olmasının dikkate alınmamasının da Anayasa'nın maddesine aykırı olduğunu öne sürmüştür. Bölge İdare Mahkemesi 28/6/2019 tarihinde başvurucuların istinaf istemini incelenmeksizin reddetmiş, Belediyenin istinaf istemini ise kısmen kabul ederek Vergi Mahkemesi kararının Takdir Komisyonu kararının 600 TL metrekare birim değerine tekabül eden kısmı yönünden davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucuların istinaf istemi yönünden maddi hata bulunmadığı sürece ilk derece yargı merciinden lehe olarak verilmiş iptal kararına karşı istinaf yoluna başvurulmasının aleyhe bozma yasağına ters düşeceği, bu nedenle başvurucuların istinaf başvurusunun incelenmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Kararda, Belediyenin istinaf istemi yönünden ise Vergi Mahkemesince Takdir Komisyonu kararının 600 TL'yi aşan kısmının (180 TL'ye isabet eden bölümünün) hukuka aykırı olduğu tespit edildiğinden Takdir Komisyonu kararının tamamının iptal edilmesinin isabetli olmadığı belirtilmiştir. Nihai karar 11/9/2019 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. 1319 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir." 1319 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bina vergisi, ilgili belediye tarafından;a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve Şubat aylarında,...29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır...." 1319 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsalar bu kanun hükümlerine göre Arazi Vergisine tabidir." 1319 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Arazi vergisi, ilgili belediye tarafından;a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,...29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan arazi vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır...." 1319 sayılı Kanun'un maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir: "Vergi değeri;a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre,b) Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan yönetmelik hükümlerinden yararlanılmak suretiyle,Hesaplanan bedeldir.Vergi değeri, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunur. " 7061 sayılı Kanun'un maddesiyle 1319 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde şöyledir:"Takdir komisyonlarınca 2017 yılında 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri, 2017 yılı için uygulanan birim değerlerinin %50’sinden fazlasını aşması durumunda, 2018 yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlası esas alınır. Takip eden 2019, 2020 ve 2021 yıllarında 29 uncu madde kapsamında bina ve arazi vergisi matrahları ile asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri bu şekilde belirlenen değerler üzerinden hesaplanır.Emlak vergi değeri veya asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas alınarak uygulanan vergi, harç ve diğer mali yükümlülükler için de birinci fıkra hükümlerine göre belirlenen değerler dikkate alınarak uygulanır.Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir." 7061 sayılı Kanun'un maddesiyle 1319 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddenin gerekçesi şöyledir:"Madde ile, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa geçici madde eklemek suretiyle takdir komisyonlarınca 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin, 2017 yılında uygulanan birim değerlerin belirli bir yüzdesini geçmemesi sağlanmaktadır. Takip eden 2019, 2020 ve 2021 yıllarında da bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında 2018 yılı için esas alınan birim değerleri üzerinden işlem yapılması amaçlanmaktadır." 72 Seri Numaralı Genel Tebliğ'in maddesi şöyledir:"(1) Takdir komisyonlarınca 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerine karşı açılan davalar neticesinde, mahkemelerce takdir komisyonu kararlarıyla belirlenen metrekare birim değerlerin;a) İptal edilmesi sonucu takdir komisyonları tarafından yeni bir değer belirlenmesi,b) Kısmen iptal ve kısmen tasdik edilmesi,c) Tasdik edilmesi,halleri sonucu oluşan bu değerler 2017 yılında uygulanan birim değerlerin %50’sinden fazlasını aşıyorsa, 2018 yılına ilişkin bina, arsa ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2017 yılında uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlası esas alınarak emlak vergi değerleri ilgili belediyelerce bu Tebliğde açıklanan esaslar çerçevesinde hesaplanacaktır. (2) Arsa veya arazinin herhangi bir sebeple takdir dışı kalması veya yeni cadde ve sokak oluşması gibi nedenlerle 2017 yılına ait birim değerin bulunmaması halinde bu arsa ve araziler için 2018 yılına ilişkin takdir komisyonlarınca belirlenen birim değerler esas alınacaktır. (3) Emlak vergi değeri veya asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas alınarak uygulanan vergi, harç ve diğer mali yükümlülükler için de 1319 sayılı Kanunun geçici 23 üncü maddesine göre hesaplanan değerler esas alınacaktır."