6. Hukuk Dairesi 2013/15401 E. , 2014/7225 K. * ÜRÜN KİRASI (HASILAT KİRASI) * ZARARDAN SORUMLULUK * MADDİ TAZMİNAT * TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 357 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, dava dilekçesi ile 10.000 TL ıslah dilekçesi ile 21.000 TL maddi tazminatın tahsiline ilişkind…
**6. Hukuk Dairesi 2013/15401 E. , 2014/7225 K.** * ÜRÜN KİRASI (HASILAT KİRASI) * ZARARDAN SORUMLULUK * MADDİ TAZMİNAT * TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 357 **"İçtihat Metni"** Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, dava dilekçesi ile 10.000 TL ıslah dilekçesi ile 21.000 TL maddi tazminatın tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.09.2009 başlangıç, 30.06.2010 bitim tarihli işletme hakkı ve ortaklık sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile davalıya ait bir kısım cam ve plastik seraların işletme hakkı davacıya verilmiştir. Sözleşmenin özel maddelerine göre, davacı sözleşme süresi boyunca her ayın 1-5'i arasında davalıya 3.000 TL ödeyecek, üretim için yapılan masraflar ve satış- pazarlama için yapılan masraflar dahil olmak üzere yapılan tüm masraflar taraflar arasında yarı yarıya paylaştırılacaktır. Bu masraflarla ilgili olarak davacı her ay davalıya imzalı bilanço ve hesap verecektir. Sözleşme süresi sonunda yani Haziran 2010 tarihinde işletme için yapılan masraflar hesaplanarak cirodan düşülecek ve bu suretle hesaplanacak karın 1 / 2'şeri taraflara ait olacaktır. Davalının hissesine düşecek kardan sözleşme gereği ödenen aylık 3.000 TL'lik avansların düşülmesinden sonra kalan bedel davalıya ödenecektir. Bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar. Sözleşme bu haliyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 357 ve devamı ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 270 ve devamı ) maddelerinde düzenlenen ürün ( hasılat ) kirası niteliğindedir. Davacı açmış olduğu işbu dava ile, sözleşme konusu seraları kiracılık süreci içinde özenle işletmesine karşın 87.250 TL zarar ettiğini, sözleşme gereği bu zararın yarısı olan 43.625 TL'den davalının sorumlu olduğunu, yine üretim sonucu kar değil, zarar söz konusu olduğundan süreç içinde aylık 3.000 TL'den avans olarak ödenen toplam 27.000 TL'nin iadesinin gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiş, yargılama süreci içinde talep sonucunu 12.11.2012 tarihli dilekçesi ile 21.000 TL olarak ıslah etmiştir. Mahkemece, yapılan üretim sonucu kar elde edilemediğinden hareketle davalının kar payına mahsuben avans olarak verilen 21.000 TL'nin tahsiline karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşme kar ortaklığına dayalı ürün kirası niteliğinde olduğundan, davacının davadaki istekleri yönünden öncelikle sözleşme sonrasındaki üretim süreci içinde üretime yönelik masraflar ile, yapılan satış sonrasında zirai gerekliliklerin yerine getirilmesine karşın zarar edildiği, bunda kendisinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı kanıtlanmalıdır. Bunun için de, girdi masraflarına ilişkin belgeler ve işletme bilançosunun, üretim sürecinde üretim koşullarını normalin dışında olumsuz yönde etkileyen olguların, üretim sonucu yapılan satışlardan elde edilen cironun beyan ve ibrazı zorunludur. Kaldı ki, dosya kapsamından sözleşmenin özel 6. maddesi gereğince davacının yapılan masraflarla ilgili olarak davalıya her ay bilanço ve hesap vermesi gerekirken, bu gerekliliği de yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece taraflardan sözleşme başlangıcından itibaren yukarıda açıklanan faktörler çerçevesinde sera üretimine yönelik girdi masrafları, satış sonrasındaki ciro hususunda delil ve belgelerinin sorulup toplanması, bundan sonra sera üreticiliği konusunda uzman bir bilirkişi kurulundan üretim sonucu kar mı, zarar mı edildiğine, zarar edilmiş ise bunda davacının bir kusurunun olup olmadığına ilişkin denetime elverişli bir rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, zarar konusunda sadece davacının beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.