Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6683 E. , 2024/2880 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/6683 Karar No : 2024/2880 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Giresun ili, Bulancak ilçesi, …
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6683 E. , 2024/2880 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/6683 Karar No : 2024/2880 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Giresun ili, Bulancak ilçesi, ... Köyünde bulunan, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının maliki olan davacı tarafından, anılan parselin sınırından geçirilen Bulancak-Kovanlık karayolunun yapımı sırasında arazisi ile yol arasında yükselti farkı oluştuğu, bu yükselti farkının davalı idarece istinad duvarı örülmek suretiyle koruma altına alınmadığı, bu sebeple 05/02/2016 tarihinde arazisinin büyük bir kısmında meydana gelen göçük nedeniyle, hem arazinin hem de arazi üzerinde bulunan 3 katlı evin kullanılamaz duruma geldiğinden bahisle uğrandığı iddia edilen zarara karşılık 10.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 223.333,12 TL) maddi tazminatın zarar tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 10.000,00 TL maddi tazminatın idareye başvurunun yapıldığı 10/05/2016 tarihinden itibaren, geriye kalan 213.333,12 TL maddi tazminatın ise miktar artırım tarihi olan 03/0/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, mahkemece hükmedilen tazminat yönünden idareye başvuru tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği; davalı idare tarafından, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğu, herhangi bir kusurunun bulunmadığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin faiz başlangıç tarihi yönünden kabulü, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : A) Temyize Konu Kararın Davanın Kabulü Yolundaki İdare Mahkemesi Kararına Karşı Davalı İdare Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize Konu Kararın, İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminatın Artırılan Kısmına İşletilecek Yasal Faizin Başlangıç Tarihine İlişkin Kısmına Davacı Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup; anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargı mercilerinde dava açılması halinde ise adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır. Belirtilen açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, miktar artırım dilekçesi ile artırılan tazminat miktarı bakımından da davalı idareye başvurunun yapıldığı 10/05/2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına "İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan 10.000,00 TL maddi tazminatın idareye başvurunun yapıldığı 10/05/2016 tarihinden itibaren, geriye kalan 213.333,12 TL maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 03/10/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine" şeklindeki ibarenin, "223.333,12 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 10/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine şeklinde düzeltilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE; davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.