5. Hukuk Dairesi 2010/11755 E. , 2010/20195 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atı…
**5. Hukuk Dairesi 2010/11755 E. , 2010/20195 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; 1-Arsa niteliğindeki taşınmaza, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu Mimarsinan Mahallesinde benzer yüzölçümlü ve değerlendirme tarihine yakın zamanlarda emsal satışların bulunması doğal olduğu halde, Maltepe Mahallesinden alınan emsale göre değer biçilmesi doğru olmadığı gibi, Bilirkişi kurulunca somut emsal olarak alınan taşınmazla, dava konusu taşınmazın belediyece emlak vergisine esas olmak üzere belirlenen resmi birim fiyatlarına göre emsal parsel daha değerli olduğu halde, raporda davalı parselin daha değerli olduğu kabul edilerek bedel belirlenmesi de doğru değildir. Bu nedenlerle; taraflara yeniden emsal bildirmeleri için imkan tanınıp, gerektiğinde resen emsal de celp edilip, teyitleri getirtildikten sonra, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, inandırıcı olmayan rapora göre hüküm kurulması, 2-Bedeline hükmedilen, yol olarak el atılan ve imarda yol olan kısımların tapudan terkini yerine idare adına tesciline karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 30.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.