3. Hukuk Dairesi 2015/15414 E. , 2016/11329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin... Noterliğinin 07.09.2010 tari
**3. Hukuk Dairesi 2015/15414 E. , 2016/11329 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin... Noterliğinin 07.09.2010 tarih 3299 yevmiye nolu işlemi ile 15.840,00 TL bedel karşılığı ... isimli şahıstan ...plakalı aracı, yine aynı noterliğin 08.09.2010 tarih 3308 yevmiye nolu işlemi ile 19.400,00 TL bedel karşılığı... isimli şahıstan ... plakalı aracı satın aldığını, müvekkilinin araç alım satım işi ile uğraştığını, 13.09.2010 tarihinde davaya konu araçların kiralık olarak araç kiralama şirketinden kiraladıklarını ve sahte evrak ile kendisine satıldığını ve dolandırıldığını öğrendiğini, müvekkilinin satın aldığı araçların gerçek sahiplerine teslim edildiğini bu nedenle müvekkilin zarara uğradığını, araç alım-satım işlemlerinin yapılması sırasında davalı noterin gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, davaya konu araçların satış bedeli olan toplam 35.240,00 TL'nin 08.09.2010 tarihinde itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davanın reddine dair verilen hükmün davacı vekilince temyizi üzerine; Dairemizin, 07.05.2014 gün ve 2013/21208 E.-2014/7022 K.sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Sözkonusu bozma ilamına karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi talep edilmiş olmakla, Dairemizin 23.10.2014 tarihi ve 2014/15904 Esas, 2014/14027 karar sayılı karar düzeltme ilamı ile; "...Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair itirazları yerinde değildir. Dava, Noterlik Kanunu’nun 162.maddesine dayalı noterin sorumluluğuna ilişkin maddi tazminat davasıdır. "Dava konusu olayda; araç plakalarının ve alıcı satıcı adreslerinin davalı noterin bulunduğu yargı çevresi dışında bulunduğu bu nedenle davalının göstermesi gereken ihtimam seviyesinin arttığı açıktır. Olayda sahte nüfus cüzdanları kullanılarak araç satışının yapıldığı davacının bu nedenle zarara uğradığı ve noterin eylemi ile zarar arasında illiyet bağını kesen herhangi bir nedenin bulunmadığı sabit olduğuna göre noterin sorumlu olduğu da açıktır. Araç alım-satım işi ile yaklaşık 12 yıldır uğraşan davacının da, araç alım-satımı konusunda mesleki tecrübesi de dikkate alındığında, gerekli dikkat ve özeni göstermediği, araçlara ilişkin herhangi bir araştırma yapmadığı için davacının da bölüşük kusurundan sözedilebilirse de; resmi işlem yapma görevini üstlenmiş ve teknolojinin gelişmesi ile internette sorgulama, mernis sistemi gibi kolaylıklara kavuşmuş olan davalının daha fazla bilgi ve tecrübeye sahip olması nedeniyle daha üst düzeyde dikkat ve özen görevi bulunmaktadır. Mahkemece, davacının bölüşük kusur oranının tespiti ile dosyadaki tüm bilgi ve belgeleri birlikte yeniden değerlendirilerek hüküm kurulması gerekir." gerekçeleriyle bozulması gerekirken, sehven 07.05.2014 tarihli ilamda belirtilen "...Sahte nüfus cüzdanlarının asılları ele geçirilemediğine göre davalı noterin sahte nüfus cüzdanlarının iğfal kabiliyetini haiz olduğuna dair iddiasını ispat edemediği kabul edilerek, yapılacak yargılamaya ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmakla; Davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile; Dairemizin 07.05.2014 Tarih 2013/21208 E.- 2014/7022 K.sayılı ilk bozma kararının 4.sayfası 2.paragrafı 2.cümlesi içerisinde yer alan “...Sahte nüfus cüzdanlarının asılları ele geçirilemediğine göre davalı noterin sahte nüfus cüzdanlarının iğfal kabiliyetini haiz olduğuna dair iddiasını ispat edemediği kabul edilerek, yapılacak yargılamaya ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir....” ifadesi bozma ilamından çıkarılarak yerine “...İş bu yargılama dosyasına konu olayda; araç plakalarının ve alıcı satıcı adreslerinin davalı noterin yargı çevresi dışında bulunduğu, bu nedenle davalının göstermesi gereken ihtimam seviyesinin arttığı da nazara alındığında; sahte nüfus cüzdanları kullanılarak araç satışının yapıldığı, davacının bu nedenle zarara uğradığı ve noterin eylemi ile zarar arasında illiyet bağını kesen herhangi bir nedenin bulunmadığı sabit olduğuna göre noterin sorumlu olduğu açıktır.” ifadesi yazılmak suretiyle; Dairemizin 07.05.2014 Tarih, 2013/21208 E.-2014/7022 K.sayılı ilk bozma ilamındaki diğer bozma gerekçeleri aynen baki kalmak kaydıyla,... Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.09.2013 Tarih ve 2010/688 E.- 2013/412 K.sayılı yargılama dosyasında verilen hükmün değişik gerekçe ile bozulmasına" karar verilmiştir. Mahkemece, Dairemizin 23.10.2014 tarihi ve 2014/15904 Esas, 2014/14027 karar sayılı karar düzeltme ilamına uyulmasına karar verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulü ile 20.250 TL'nin 17.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Dava, Noterlik Kanunu’nun 162.maddesine dayalı noterin sorumluluğuna ilişkin maddi tazminat davasıdır. Somut olayda, davacı tarafından dava konusu bedelin iadesi için davalıya gönderilen ihtarnamenin davalıya 13/10/2010 tarihinde tebliği edildiği ve ihtarname içeriğinde, talep edilen bedelin tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içerisinde iade edilmesinin istendiği anlaşılmaktadır. Buna göre, davalının temerrüte düşürüldüğü tarihin, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 3 gün sonrası hesaplanmak sureti ile 17/10/2010 tarihi olduğu açıktır. Zira bu hususun gerekçeli karar içeriğinde de belirtilmiş olmasına karşın, hüküm kısmında temerrüt tarihinin 17/10/2014 olarak yazılmış olması doğru görülmemiştir. Ancak, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 1.bendinde yer alan "... 17.10.2014 ..." ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine "...17.10.2010..." ifadesinin yazılması sureti ile hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.