6. Hukuk Dairesi 2022/397 E. , 2023/245 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Kararının Kaldırılmasına ve Yeniden Esas Hakkında Karar Verilmesine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başv…
**6. Hukuk Dairesi 2022/397 E. , 2023/245 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Kararının Kaldırılmasına ve Yeniden Esas Hakkında Karar Verilmesine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I-DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı borçlunun müvekkili kooperatifin ortağı bulunduğunu, borçlunun müvekkilinden ilaç ve itriyat ürünlerini temin ettiğini, karşılığında senet verdiğini senet bedellerinin ödenmemesi üzerine takip yaptıklarını, borçlunun SGK nezdinde bulunan hak ve alacaklarına haciz konulduğunu, SGK'dan gelen 130.550,38 TL alacak ile ilgili sıra cetveli düzenlendiğini, davalı alacağına birinci sırada yer verilerek tüm paranın davalıya ödendiğini, davalı alacağının dayanağının 340.000,00 TL bedelli kambiyo senedi olduğunu, davalının tacir olmadığını, kambiyo senedinin her zaman düzenlenebileceğini, senedin tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmadığını, davalı alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalının alacağının sırasına ve esasına yönelik itirazlarının kabulü ile davalıya ayrılan miktarın yargılama giderleri dahil olmak üzere öncelikle müvekkilinin alacağının karşılanmasını talep etmiştir. II-CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; dava dışı borçlunun arkadaşı olduğunu, kendisinin devlet memuru olarak emekli olduğunu, hiç ticaret yapmadığını, borçlunun maddi olarak zor durumda bulunması nedeniyle dava dışı borçlu için kredi çektiğini ve kredi kartlarını kullandırdığını, öğretmen olan eşinin bütün emeklilik ikramiyesi ve düğün takıları ile dava dışı borçlunun banka borçlarını kapattığını, Borçlunun eczacı olarak emeklilik hakkı kazandıktan sonra eczane açarak borçlarını ödeyebilmesi için eczanesinin açılış sürecinde de krediler çekerek dava dışı borçluya gönderdiğini bütün bu alacaklarına karşılık borçlunun kendisine bir senet verdiğini, buna ilişkin banka dekontları ve yazışmaları dosyaya sunduğunu, Türk Lirasından altı sıfır atılmadan önce verilen senedi değiştirerek yeni bir senet verildiğini bu yeni senedin takibe konulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI