3. Ceza Dairesi 2007/7606 E., 2007/5947 K. 3. Ceza Dairesi 2007/7606 E., 2007/5947 K. - ADLİ TIP RAPORU - KASTEN YARALAMA - LEHE KANUN UYGULAMASI- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 86 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 87 ] - 5252 S. TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ ... [ Madde 9 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 456 ] Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak, gereği görüşülüp düşünüldü; Dosya incelendiğinde, sanığın 07.06.2004 …
3. Ceza Dairesi 2007/7606 E., 2007/5947 K. **3. Ceza Dairesi 2007/7606 E., 2007/5947 K.** **- ADLİ TIP RAPORU - KASTEN YARALAMA - LEHE KANUN UYGULAMASI**- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 86 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 87 ] - 5252 S. TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ ... [ Madde 9 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 456 ] **"İçtihat Metni"** Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak, gereği görüşülüp düşünüldü; Dosya incelendiğinde, sanığın 07.06.2004 tarihli hükümlülüğüne ilişkin kararı süresinde temyiz etmesi üzerine, hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre yeniden değerlendirme yapılmak üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5320 sayılı Yasa'nın 8/2. maddesine göre mahalli mahkemesine iade edildiği, mahkeme tarafından yapılan duruşma sonunda 27.12.2005 tarihinde sanığın yokluğunda "07.06.2004 tarihli kararda herhangi bir değişiklik yapılmasına yer olmadığına" karar verilmiş ve kararda Anayasa'nın 40/2, CMK'nın 34/2, 231/1 ve 232/6. maddelerinin açık hükümlerine göre başvurulacak kanun yolunun hangisi olduğu, süresi, merci ve şekli tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça gösterilmediği, Ceza Genel Kurulu'nun 07.11.2006 tarih 2006/6-213 Esas ve 229 sayılı kararı ve buna uyum gösteren Ceza Daireleri uygulamaları da bu yönde olduğu anlaşıldığından, sanığın 09.06.2004 tarihli temyiz dilekçesi üzerine 07.06.2004 tarihli hükmün incelenmesinde; Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığının 11.05.2003 tarih ve 2399 sayılı raporlarındaki bulgulara göre, mağdurun nazal fraktür oluşacak şekilde yaralandığının belirtilmesi karşısında, 19.12.2006 tarihine kadar yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın 87/3. maddesi kapsamındaki yaralanmanın, bu tarihten sonra 86/1. maddesi kapsamında olduğu ve her iki halde de alt sınırının bir yıl hapis cezası olduğu anlaşıldığından, 765 sayılı TCK'nın 456/1. maddesinin açıkça sanık lehine olduğu, mahkemenin karşılaştırmasının da yeterli olduğu anlaşıldığından, tebliğnamenin yeniden rapor alınması düşüncesine iştirak edilmemiştir. Ancak; 1- 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince, ağır para cezalarının adli para cezasına dönüştürüldüğünün nazara alınmaması, 2- Suç tarihi itibariyle hapis cezasının günlüğünün 9 YTL yerine yazılı miktarın esas alınması sonucu fazla cezaya hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi (BOZULMASINA), ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nın 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasındaki sonuç cezanın 1620 YTLVe indirilmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.