Başvuru yaşamının korunması için gerekli tedbirler alınmayan mahpusun ölmesi ve bu olay hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru yaşamının korunması için gerekli tedbirler alınmayan mahpusun ölmesi ve bu olay hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/10/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla temin edilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru sırasında sunulan belgelerin incelenmesine göre başvurucunun eşi 1961 doğumlu S.T. 25/7/2016 tarihli biyopsi raporuna ve 27/7/2016 tarihli başka bir raporda belirtildiği üzere metastazik akciğer kanseridir. 2/1/2017 tarihli epikrize göre ise S.T.nin kalbinde stent bulunmaktadır ve kesin tanısı bronş ile akciğer malign neoplazmıdır. S.T. İstanbul Anadolu Sulh Ceza Hâkimliğinin (Hâkimlik) 10/5/2017 tarihli kararı ile birden fazla kişi ile birlikte yağma suçunu işlediği isnadına dayalı olarak tutuklanmıştır. Sorgu zaptının incelenmesi neticesinde sorgusu sırasında S.T.nin rahatsızlığına dair herhangi bir beyanda bulunmadığı, müdafiinin ise S.T.nin bir yıla yakın süredir kanser tedavisi gördüğünü belirterek tutuksuz yargılanmasına, aksi hâlde S.T. hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Sorgu sırasında S.T.nin rahatsızlığı ve tedavilerine ilişkin bir tıbbi belgeyi Hâkimliğe sunduğuna dair herhangi bir bilgi/belgeyi başvurucu iletmediği gibi yapılan incelemede de bu konuda herhangi bir bilgi/belgeye rastlanmamıştır. Tutuklanması sonrasında 10/5/2017 tarihinde Maltepe 1 No.lu L Tipi kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) alınan S.T. 11/5/2017 tarihinde Ceza İnfaz Kurumu Aile Sağlığı Merkezi hekimi tarafından ilk giriş muayenesi sırasında kronik kalp hastası ve akciğer kanseri olduğunu beyan etmiştir. S.T. Ceza İnfaz Kurumuna girişinden itibaren kronik hastalığı bulunan mahpusların olduğu C-9 koğuşunda barındırılmıştır. S.T.nin ilk muayenesini müteakip Ceza İnfaz Kurumu Aile Sağlığı Merkezi hekimi tarafından hazırlanan 12/5/2017 tarihli vizite takip fişinde "Kroner arter hastası, MI hikayesi (2009'da), Angio +, stentli, iki damarda olduğunu beyan etti, hipertansiyon, KAH ve HT takipleri Siyami Ersek Hastanesinde yapılıyormuş (2 sene önce kontrole gitmiş), hastanın yakınlarıyla temas kurularak sağlık kayıtlarının tarafımıza ulaştırılması yönünde bilgi verildi, Coraspin tb 100 mg 1x1, Beloc 20K 50 mg 1x1, Monoket long 1x1, Tarka 180/2 1x1 kullandığı ilaçlar, AC kanseri olduğunu beyan etti, op geçirmiş, Primer AC+ Kemik metastazı (vertebra), kemoterapi ve radyoterapi görmüş, hasta kanseri ile ilgili dosyası olduğunu belirtti, dosyanın tarafımıza ulaştırılması önerildi, hasta kardiyoloji ve onkoloji polikliniklerine gönderilecek." bilgileri yer almaktadır. S.T.nin 25/5/2017 tarihinde saat 05'te Aile Sağlığı Merkezi hekimi tarafından muayenesi sonrasında hazırlanan 25/5/2017 tarihli vizite takip fişinde ise "Coraspin tb 100 mg 1x1, Beloc 20 k 50 mg 1x1, Monokent Long 1x1, Tarka 8012 mg 1x1 ilaçlar reçete edildi, Marmara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Polikliniğine sevki..." bilgileri bulunmaktadır. UYAP üzerinden yapılan incelemede S.T.nin 23/5/2017 ve 24/5/2017 tarihlerinde rahatsızlandığına dair bir bilgiye ya da sağlık hizmetlerinden faydalanmak istediğine dair herhangi bir talebine rastlanmamıştır. S.T.nin 26/5/2017 tarihinde saat 30'da rahatsızlanması üzerine acil olarak Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Maltepe Ceza İnfaz Kurumu Ek Hizmet Binası Acil Polikliniğine (Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü Hastanesi) sevki sağlanmıştır. Burada yapılan muayenesinin ardından sevk belgesine yazılanlar "Hasta bugün hiç olmadığı kadar şiddetli bir bel ağrısı olduğunu ifade ediyor. AC CA hastasıymış. Grafi çekildi. EKG yapıldı. Monitize edildi. Pnomotorax şüphesi? 500 cc SF takılarak Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi Aciline sevk edildi." şeklindedir. S.T., Süreyya Paşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine (Göğüs Hastalıkları Hastanesine) aynı gün sevk edilmiştir. Bu hastanedeki muayenesinin ardından plevral effüzyon (akciğerlerin su toplaması) ve pnömoni (zaatüre) teşhisi sonrasında birtakım tıbbi müdahaleler yapıldıktan sonra S.T.ye antibiyotik tedavisine yönelik ilaç reçete edilmiştir. Ayrıca S.T.nin "plevral efüzyon ile ilgili ileri tetkiklerin yapılabilmesi için multidisipliner bir merkeze gönderilmesi" önerilmiştir. S.T. saat 20'de Ceza İnfaz Kurumuna geri getirilmiştir. 30/5/2017 tarihinde saat 33'te tekrar rahatsızlanması üzerine S.T. Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesine (Maltepe Ceza İnfaz Kurumu ek hizmet binası) sevk edilmiştir. 30/5/2017 tarihli sevk belgesinde yazılanlar "Bel ağrısı şikayeti. Akciğer kanseri hastası olduğunu... Aynı ağrı şikayeti ile daha önce de merkezimize başvurmuştu. FM yapıldı. Nörolojik muayene doğal. Kroner sistem muayenesi doğal... Vitallere bakıldı. ...amp verildi... O[ksijen] verildi. Hastanın onkoloji poliklinik kontrolü uygundur..." şeklindedir. S.T. 31/5/2017 tarihinde saat 50 sıralarında Ceza İnfaz Kurumuna geri getirilmiştir. Ceza İnfaz Kurumu görevlilerince düzenlenen rapora göre S.T. 1/6/2017 tarihinde saat 45'te nefes darlığı şikâyeti ile yeniden rahatsızlanmış ve hasta koğuşu olan C-9'dan mahkûm kabul birimine getirilmiş, saat 52'de jandarmaya teslim edilerek Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesine (Maltepe Ceza İnfaz Kurumu ek hizmet binası) sevk edilmiştir. S.T. burada saat 34 sıralarında hayatını kaybetmiştir. 1/6/2017 tarihli sevk belgesinde yazılanlar "Bilinen AC CA, solunum sıkıntısı ile geldi. Hasta ajite. Genel durum kötü. O[ksijen] tedavisi sat 80'e yükseldi. Nefes darlığı devam ediyor... arveles, oksijenle ventolin... verildi. Hasta 112 ile sevk edilecek... EKG:non spesifik... Hasta sevk edileceği sırada kardiak arrest gelişti. Entübe edildi. Nabız alınmıyor hastaya CPR uygulandı. Hasta saat 34'te ex oldu." şeklindedir. Ceza İnfaz Kurumu psikoloğu ile infaz koruma görevlisi tarafından tutulan tutanağa göre 1/6/2017 tarihinde saat 30 sıralarında başvurucuya müteveffanın ölümü haber verilmiştir. Ziyaretçi defter kaydına göre Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu süre içinde S.T.yi 12/5/2017 tarihinde avukatı, 30/5/2017 tarihinde ise iki çocuğu ile başvurucu ziyaret etmiştir. UYAP üzerinden yapılan incelemede başvurucunun Ceza İnfaz Kurumu yetkililerinden S.T.yi ziyaret etme yahut sağlığı hakkında bilgi alma talebinde bulunduğuna dair herhangi belgeye rastlanmadığı gibi başvurucu da bireysel başvuru sırasında bu talebe dair herhangi belge sunmamıştır. Ceza İnfaz Kurumunun ölüm olayını bildirmesi üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı) soruşturma başlatmıştır. Adli Tıp Kurumunun 22/11/2017 tarihli otopsi raporunda ölüm nedenine dair "Akciğer kanseri (küçük hücreli akciğer karsinomu) bulunan kişinin ölümünün; kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu..." tespitine yer verilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı 2/6/2017 tarihinde Ceza İnfaz Kurumundan S.T.nin ölümüne ilişkin idari bir soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin bildirilmesini, yürütülmüş ise idari soruşturma dosyasının bir örneğinin iletilmesini istemiştir. Ceza İnfaz Kurumu olaya ilişkin idari soruşturma başlatıldığını bildirerek olaya dair araştırma raporu ve ilgili belgeleri iletmiştir. İdari soruşturma sonucunda S.T.nin Ceza İnfaz Kurumuna ilk geldiği andan itibaren revir ve sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlandırıldığı, revire ya da hastaneye sevkleri konusunda gecikmenin olmadığı, olay günü Ceza İnfaz Kurumu görevlilerinin nefes almakta güçlük çektiğini öğrenir öğrenmez başvurucunun yakınını hastaneye sevk ettikleri gerekçesiyle ilgili personel hakkında disiplin soruşturması başlatılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı 14/3/2018 tarihinde ceza infaz kurumu görevlileri hakkında görevi ihmal suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:"...otopsi raporuna göre şahsın akciğer kanseri ve kalp damar hastalığı sonucu öldüğü, şahsın ölümünde başkalarına atf-ı kabil bir kusurun bulunmadığı, ölenin rahatsızlığı ile ilgili ceza evi görevlilerince gerekli işlemlerin yapıldığı, ölenin 10/05/2017 tarihinde kuruma geldiği, sağlık dosyasının incelenmesi neticesinde ölenin 2009 senesinde ilk kez kalp krizi geçirdiği ve anjiyo olduğu, iki damarına stand takıldığı, şahsın ayrıca akciğer kanseri olduğu, bu hastalık nedeniyle kemoterapi ve radyoterapi aldığı, şahsın tedavi işlemleri ile ilgili her hangi bir gecikme ve ihmalin bulunmadığı anlaşılmakla..." Başvurucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazında hem eşinin hem de müdafiinin sorgu sırasında kalp rahatsızlığının bulunup yaklaşık bir yıldır da kanser tedavisi gördüğünü, hastalığının ileri evrede olduğunu, tedavisinin devam ettiğini, sağlık durumunun tutuklanmasına engel olduğunu bildirdiği hâlde bu hususlar gözardı edilerek eşinin tutuklanmasına karar verildiğini, tutuklanmasının ardından hızla ruhen çöküş yaşayan eşinin Ceza İnfaz Kurumuna girişinden yaklaşık yirmi gün sonra vefat ettiğini, eşi rahatsızlandıktan sonra Göğüs Hastalıkları Hastanesine kaldırıldığını, ciğerinden su alınıp ilaç reçete edilerek aynı gün Ceza İnfaz Kurumuna geri gönderildiğini, eşinin hastaneye kaldırıldığının kendisine haber verilmediğini, eşini görebildiği 30/5/2017 tarihinde durumdan haberdar olduğunu, kendisi ve çocuklarının yakınlarının durumundan haberdar edilmemeleri nedeniyle son saatlerinde S.T.nin yanında olamadıklarını belirtmiştir. İtiraz, İstanbul Anadolu Sulh Ceza Hâkimliğinin 3/9/2018 tarihli kararıyla kesin olarak reddedilmiştir. Ret kararı başvurucuya 27/9/018 tarihinde tebliğ edilmiş olup başvurucu 26/10/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hastalık nedeniyle nakil” kenar başlıklı maddesinin ilgili fıkraları şöyledir:"(1) Hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü, bulunduğu yere en yakın tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşuna yatırılır. (2) Bu hastanelere gönderilen hükümlülerin başka yerlerdeki hastanelere sevki, sağlık kurulu raporuyla, acil ve yaşamsal tehlikesi bulunması hâlinde, varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından verilip, başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleştirilemediği, hastaya nerede ve ne tür bir tedavi gerektiğini açıkça belirten bir raporla mümkündür. Bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan Devlet veya üniversite hastaneleri tercih edilir. (3) Hükümlünün bu hastanelerde kontrol ve tedavisinin devam edip etmeyeceğinin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekir; aksi hâlde hükümlü ait olduğu kuruma iade edilir...." 5275 sayılı Kanun’un “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.” 5275 sayılı Kanun'un “Hükümlünün muayene ve tedavisi” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.” 5275 sayılı Kanun'un “Hastaneye sevk” kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, kurum hekimi tarafından derhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirilir." 5275 sayılı Kanun'un “Tutukluların yükümlülükleri” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Bu Kanunun; yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi, kuruma alınma ve kayıt işlemleri, hükümlüler ile yakınları ve ilgililerin bilgilendirilmesi, cezayı çekme, güvenlik ve iyileştirme programına ve sağlığın korunması kurallarına uyma,... muayene ve tedavi istekleri, hükümlülerin beslenmesi, iyileştirme programlarının belirlenmesi,... muayene ve tedavileri, sağlık denetimi, hastaneye sevk, infazı engelleyecek hastalık hâli, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmeleri, ziyaret, ... 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62, 65 ilâ 76 ve 78 ila 88 inci maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir."