21. Hukuk Dairesi 2015/9989 E. , 2016/3683 K. "" Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R D…
**21. Hukuk Dairesi 2015/9989 E. , 2016/3683 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının davalı apartman yönetimi nezdinde Kaloriferci olarak her yıl 6 ay olmak üzere 01/10/1995-30/04/2008 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespiti ile sigorta başlangıç tarihinin 01/10/1995 tarihi olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile “sigorta sicil nolu davacı H.. G.. 'in davalı işverenlere ait adresinde bulunan ve kurumda tescil kaydı bulunmayan Apartman Kaloriferi yakımı işi işyerinde 01.03.1997 tarihiyle işe başladığı ve kış sezonunda olmak üzere mevsimlik olarak 30.04.2008 tarihine kadar toplam 2040 gün çalıştığı, bu çalışma sürelerinin bildiriminin yapılmadığı, davacının bildirimi yapılmayan bu günlerde asgari ücretle hizmet akti ile çalıştığının tespitine, bunun dışında kalan sürelerle ilgili talebin reddine, 01.03.1997 tarihi öncesi çalışma talebi 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğundan buna dair talebin reddine, Mahkemece tesbit edilen kuruma bildirimi yapılmayan günlere ait primlerin davalı işverence kuruma ödenmesi gerektiğine” dair hüküm kurulmuştur. Uyuşmazlık, fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, Mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.