Başvuru, başvurucunun verdiği bir röportajda geçen ifadeler nedeniyle cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucunun verdiği bir röportajda geçen ifadeler nedeniyle cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 7/2/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu bir eğitimci olup -olayların geçtiği tarihte ve hâlen- Birleşik Kamu İş Konfederasyonu (Konfederasyon) yöneticisidir. Konfederasyonun çalışma alanı 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında belirlenen ve içinde eğitim, öğretim ve bilim hizmetlerinin de bulunduğu hizmet kollarının tümüdür. Konfederasyonun amacı çalışanların ortak ekonomik, sosyal, mesleki hak ve çıkarlarını korumak, geliştirmek, üye sendikalar arasında karşılıklı dayanışma ve yardımlaşmayı sağlamak, çalışma ve toplumsal barışın sağlanması ve devam ettirilmesi için çaba göstermek olarak belirlenmiştir.A. Arka Plan Bilgisi Temel Eğitimden Orta Eğitime Geçiş (TEOG) sınavı ilk kez 2013-2014 eğitim-öğretim yılında uygulanmaya başlanmıştır. İki basamaklı bir sınav sistemi olarak düzenlenen TEOG sınavında öğrenciler liseye geçiş öncesinde iki ayrı sınava tabi tutulmakta ve bu iki sınav sonucundaki puanların ortalaması alınarak başarı sıralaması yapılmaktadır. 2013-2014 yılı TEOG yerleştirme sonuçlarına göre iki sınavın ortalaması alındığında 000 öğrenci içinden 10 öğrenci tüm soruları cevaplayarak birinci olmuştur. 2014-2015 eğitim-öğretim yılında yapılan TEOG sınavının birinci basamağının sonuçları açıklandığında 847 öğrenciden 742'si, ikinci basamağının sonuçlarına göre ise 193 öğrenci birinci olmuştur. Bir önceki yıla nazaran çok sayıda öğrencinin birinci olarak açıklanması üzerine sınavla ilgili olarak kamuoyunda yoğun tartışmalar yaşanmıştır. 2014-2015 yılı TEOG sınavında binlerce öğrencinin birinci olması; soruların çok mu kolay olduğu, kopya mı çekildiği, yoksa her öğrencinin kendi okulunda sınava girmesinin mi böyle bir sonucu doğurduğu gibi soruların gündeme gelmesine neden olmuştur. Bunun yanı sıra sınav sorularının bazılarının hatalı olduğu iddiaları tartışmaları artırmıştır. Ancak sınav sonuçlarına göre sadece bir sorunun hatalı olarak tespit edildiği ve bu sorunun iptal edildiği açıklanmıştır.B. Somut Başvuruya İlişkin Olaylar Başvurucu 2/7/2015 tarihinde TEOG sınavı ile ilgili tartışmaların devam ettiği dönemde internet üzerinden yayın yapan "Karşı" isimli gazete ile röportaj yapmıştır. "TEOG'daki yanlış soruların altından yeni çete iddiası çıktı..." başlığı ile yayımlanan röportaj şu şekildedir:"TEOG sorularının 5 gün geç açıklanmasının gerekçesi olarak öne sürülen 'yanlış soruların' sorumlusu bulunacak mı? Yanlış soru skandalının altında, yeni bir sınav çetesi yapılanması yattığı öne sürüldü...Sınav Sorularını Yayınevi Kökenli Kişiye Emanet Etmişler!Karşı gazeteye konuşan eğitimci ve Birleşik Kamu - İş Konfederasyonuyöneticisi Ali Taştan, yanlış soru skandalının altında yeni bir sınav çetesi yapılanması yattığını öne sürdü. Soruları hazırlayan daire başkanlığının başına hiç öğretmenlik yapmamış yayınevi kökenli birinin getirildiğini açıklayan Taştan soruların kimlere nasıl hazırlatıldığı konusunda ciddi şüpheler olduğunu söyledi. 'Yanlış sorular buz dağının sadece görünen yüzü, derinlerde çok daha önemli problemler var' diye konuştu.Taştan, iddiasına ilişkin olarak gazetemize şu açıklamayı yaptı:iller Bankasından Meb Daire Başkanlığına...'Bakanlıkta TEOG sorularını hazırlayan Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı soru oluşturma ve geliştirme daire başkanlığı var. Yayınevi kökenli birini bu dairenin başkanı yaptılar.'Hiç Öğretmenlik Deneyimi Yok'Bu kişi 1 yıl önce İller Bankasına atanmış, sonra bu dairenin başkanı yapılmış. Hiç öğretmenlik deneyimi olmayan ve yayınevi kökenli bir kişinin, hülle yoluyla Milli Eğitim Daire Başkanı yapılması, liyakat esasına uyulmaması nedeniyle AKP zihniyeti uygulamalarının klasik sonuçlarından biri yaşanmıştır. Sorularda yanlışlar çıkmıştır.'Paralel Sınav Çetesi Yerine Yeni Sınav Çetesi' İddiası...Soruları dershane kökenli öğretmenlerle hazırlıyorlar. Bu soruları kim hazırlıyor? Nasıl hazırlıyor? Güvenliği nasıl sağlanıyor? Birilerine servis ediliyor mu?Her yıl TEOG'da 4-5 bin civarında öğrenci birinci çıkıyor. Bu kişinin hülle yoluyla soru hazırlama biriminin başına getirilmesi ve dershane kökenli öğretmenlerin bu ekip içinde sınav sorularını hazırlama birimi içinde buluşturulması benim aklıma yeni bir sınav çetesini getiriyor. Paralel sınav çetesi ile mücadele eden AKP şimdi sınavlar için kendi çetesini mi oluşturuyor? Kendi paralel yapısını mı hazırlıyor? Önceden soruları cemaate sızdıran paralel yapı yerine, bu kez AKP'nin kendi dizayn ettiği bir başka sınav çetesi ortaya çıkmış oluyor. Tüm bu soru işaretlerinin açıklığa kavuşturulmasını istiyoruz." Başvuruya konu haber üzerine Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından bir tekzip metni yayımlanmıştır. Metnin ilgili kısımları şöyledir:"Birleşik Kamu-iş Konfederasyonu Yöneticisi Ali Taştan'a Dayandırılarak 2 Temmuz 2015 Perşembe Tarihinde Karşı Gazetesinde B.O.E İmzasıyla Yayımlanan Yazıya Tekzip Metnimizdir... 'TEOG'daki Yanlış Soruların Altından Yeni Çete İddiası Çıktı'başlıklı yapılan haberde Milli Eğitim Bakanlığımıza ve Daire Başkanlarımızdan birine karşı eleştiri sınırlarının ötesinde haddi aşan ifadeler kullanılmıştır.1- İlgili haberde ... Bakanlığımıza ve Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğümüze yönelik bir kurumsal karalama çabası görünmektedir. Haberde Bakanlığımıza karşı iftiralarda bulunulmuş bir personelimiz doğrudan hedef alınarak kişilik hakları zedelenmiş kamuoyu yanlış bilgilendirilmiştir. Bu nedenle açıklama yapılması mecburiyete dönüşmüştür.2- Aynı haberde sendika yöneticisi olduğu ifade edilen Ali Taştan, soruları hazırlayan daire başkanlığının başına hiç öğretmenlik yapmamış yayınevi kökenli birinin getirildiğini, soruların kimlere nasıl hazırlatıldığı konusunda ciddi şüpheler olduğu konusunda çeşitli iddialarında bulunmuştur. Taştan, hatalı soruların bulunduğunu ve bu hataların dayanaksız sözlere karşı, en son gerçekleşen ortak sınavda açılan dava sonucu iptal edilen sadece 1 soru vardır. Aynı zamanda bu soru ile ilgili Hacettepe ve ODTÜ gibi prestijli üniversitelerin hocalarının sorunun doğru olduğuna dair raporları bulunmaktadır.3- ... Haksız olduğu çok net olan ifadeler tümüyle yalan ve iftiralara dönüşmüştür.' soruları dershane kökenli öğretmenlere hazırlatıyorlar.. Bu soruları kim hazırlıyor? Nasıl hazırlıyor? Güvenliği nasıl sağlanıyor?' denmektedir. Fakat son 1 yıl içinde - adı geçen kişinin başkanlığı döneminde- soru hazırlama redaksiyon ve seçim kurullarını da bırakınız dershane öğretmenlerini hiç bir özel okul öğretmeni dahi bulunmamaktadır. Tüm görevlendirmeler açık denetlenebilir ve şeffaf biçimde gerçekleşmekte, soru yazım ve sınav oluşturma süreçleri ise tüm güvenlik prosedürlerine uygun biçimde gerçekleşmektedir.4- Yine aynı haberde soru yazım süreçlerinden haberdar olmama cehaleti yanında yalan ve iftira sureti ile ... yalan ifadelere yer verilmiştir. Soru ve sınav hazırlama kurullarımızın tamamı, kendi alanının uzmanı öğretmenlerden Türkiye'nin her yerindeki okullardan liyakat ve mesleki etik kriterlerine göre seçilmektedir. Bu kriterlerden uzak olanların iftira ve çamur atmaları var olan gerçeği değiştiremez.5- Yine aynı gazetede yer alan şu ifadeler ise her yönüyle kamu yönetim bilgisinden, emek dünyası ve eğitimcilikten uzaklığın en bariz işaretleri olarak durmaktadır. ... Bu ifadelere bakılırsa 2014 Kasım ayı başından bu yana daire başkanlığı görevini yürüten birinin İller Bankasında göreve başladıktan 5 ay sonra Milli Eğitim Bakanlığına geçmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere - sözün sahibi ve Karşı gazetesi bilmese de - İller Bankası 26/6/2011 tarihinden bu yana A.Ş şirket olarak hizmet vermektedir. Anonim şirkette 657 sayılı Kanuna göre hülle yapmayı başarmak nasıl söz konusu olabilir? Böyle bir akıl ve yasa yolu mümkün müdür? Daire başkanlığı için ön şart olan en az 10 yıllık hizmet durumu neyle açıklanabilmektedir.6- Yine aynı haberde 'yayınevi kökenli' denerek suçlamada bulunulmaktadır. Soru, test ve sınav oluşturma süreçlerinde yetişmiş olmanın, sınav evrakı basımında uzmanlaşmanın ve sınav/yayın süreçlerine hakimiyetin hangi anlayışla suç sayıldığı ise izah edilemeyecek derecede gariptir.7- Öğretmen, eğitimci ve emekçi kimliği adına ortaya konan bu edepsizlik ve cahilliği reddediyoruz. İçeriği bakımından tümüyle iftira olan bu haberden dolayı ilgili gazete, muhabir ve sendika yetkilisi hakkında dava hakkımızın mahfuz olduğunu vurgulamak isteriz.8- Eksik bilgilenme, yanlış anlama ve yanlış değerlendirmeye dayanan anlık öfke yönlendirmesi ile gerçekleştiğine inanmak istediğimi aşırı duygusallık tabanlı bu haberde yer alan açıklamaların gerçekle ilgisi bulunmamaktadır. Değerli kamuoyumuza saygıyla duyurulur." Başvuru konusu haber nedeniyle müşteki MEB, başvurucunun kurum hakkında hakaretamiz ifadelerde bulunduğunu ileri sürerek suç duyurusunda bulunmuştur. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvurucu hakkında hakaret suçundan cezalandırılması talebiyle 25/2/2016 tarihli iddianame düzenlenmiştir. Yargılamayı yapan Ankara Asliye Ceza Mahkemesi başvurucunun hakaret suçundan 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"...özellikle sanığın kullanmış olduğu çete ifadesi ile ve diğer beyanlarla, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan ve TEOG sorularını hazırlamakla görevli olan 'Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne' yönelik hakaret suçunu işlediği kanaatinin hasıl olduğu, eylemin eleştiri sınırlarını aştığının tespit edildiği, kurul halinde çalışan kamu görevlilerine yönelik olarak işlenmesi sebebiyle zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı ve eylemin görevlerinden dolayı işlenmiş olduğunun da tespit edilmesi sebebiyle, sanığın cezalandırılması cihetine gidilmiştir." Başvurucu ilgili karara itiraz etmiştir. İtirazın reddedilmesi üzerine karar kesinleşmiş ve nihai karar başvurucuya 9/1/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 7/2/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Somut başvuruyla ilgili ulusal hukuk kurallarının yer aldığı karar için bkz. Bekir Coşkun, (GK), B. No: 2014/12151, 4/6/2015, § 18; uluslararası hukuk kurallarının yer aldığı karar için Kemal Kılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577, 25/10/2017, §§ 29-