Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/1986 E. , 2024/2308 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1986 Karar No : 2024/2308 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine i…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/1986 E. , 2024/2308 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1986 Karar No : 2024/2308 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile hiçbir irtibatının ve iltisakının söz konusu olmadığı, hayatı boyunca vatana ve millete faydalı olmak için elinden geleni yaptığı, bu tarihe kadar herhangi bir disiplin soruşturması geçirmediği, hakkında ceza soruşturması ve kovuşturması olmadığı, OHAL Komisyonu'nun insan hakları ihlallerini gideremediği ve etkili bir başvuru yolu olmadığı, OHAL Komisyonu kararının AİHS, BM MSHS ve Anayasada öngörülen hükümlere aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24 Haziran 2008 tarihli kararında ''hizmet hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığı kesin hükümle saptandığı ve yeni bir yargı kararıyla aynı oluşumun terör örgütü olduğu saptanıncaya kadar yasal olduğu, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, AİHS'in Ek 7. Protokolünün 4. maddesine göre aynı eylem ya da suçlamalar nedeniyle bir kişi hakkında iki ayrı yargılama yapılamayacağı gibi iki ayrı cezaya da hükmedilemeyeceği, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1., 6/2., 6/3/a,b,c,d., 7., 8., ve 14. maddeleri ile Ek Protokol No:1'in 1. ve 2. maddelerinin ihlal edildiği, savunma ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, Anayasa'nın 15 ve 121.maddeleri uyarınca, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularda ve OHAL süresiyle sınırlı olarak, geçici tedbirler alınabileceği, ByLock verilerinin yasa dışı delil olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, mahkemelerin ByLock konusunda sadece MİT, Emniyet, BTK ve Cumhuriyet Savcılıklarının gönderdiği yazılara dayalı olarak ve bu yazıların mutlak doğruyu yansıttığını değerlendirerek kararlar verdiği, faizsiz bankacılık tercihi sebebiyle 2011 yılında Bank Asya'da hesap açtırdığı, araç satışı sonrasında elinde kalan cuzi bir miktarı herhangi bir örgütsel tavır içerisinde hareket etmeden mevcut hesaba yatırdığı, daha sonra peyderpey bu parayı çektiği, hesabında sürekli artış olmadığı aksine çağrı yapılan zamanda bankadaki parasını çekmeye başladığı, hiç kimsenin emir ve talimatıyla ve örgütsel saikle para yatırmadığı, soyut bir tahmine dayalı olarak örgüt üyesi olduğunun kabul edildiği, Cihan Medya A.Ş.'ye yapılan ödemenin gazete abonelik ödemesine ilişkin olduğu, söz konusu hususun dayanak olarak alınmasının ifade ve basın özgürlüğünü ihlal ettiği, hakkında yürütülen soruşturma bilgisinin gerekçe olarak alınmasının masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiği, işlendikleri zaman yasal olan eylemlerden dolayı suçlanamayacağı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi :... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanık ... 'ın dosyada mevcut 21/05/2018 tarihli Bylock kimlik tespit ve değerlendirme tutanağına göre kullandığını duruşma sırasında beyan ettiği... numaralı gsm hattı üzerinden ... ID numaralı kullanıcı hesabı ile Bylock isimli gizli ve kriptolu programı kullandığı, dosyada mevcut 31/05/2017 tarihli tespit ve değerlendirme tutanağına göre sanığın kullanmış olduğu bylock hesabının kullanıcı adının ... , şifresinin ... olduğu ve sanığın diğer kullanıcılar tarafından ... (... ) ve ... isimleri ile kaydedildiği görülmüş ve sanığın kullanıcı adı ve şifresinin oğlu H.E.'nin ismi ile her iki oğlunun doğdukları ayın 18'inde doğmuş olmaları ile uyumlu olduğu ve bu suretle sanığın ... ID numarası ile bylock programını kullandığı..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.