T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1085 KARAR NO : 2025/1851 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05.04.2023 NUMARASI : 2022/706 Esas 2023/214 Karar DAVANIN KONUSU : Kooperatif Genel Kurul Kararının Butlanı-İptali KARAR TARİHİ : 19.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19.12.2025 Taraflar arasındaki davadan dolayı Aydın Asliye Ticaret Ma…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1085 KARAR NO : 2025/1851 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05.04.2023 NUMARASI : 2022/706 Esas 2023/214 Karar DAVANIN KONUSU : Kooperatif Genel Kurul Kararının Butlanı-İptali KARAR TARİHİ : 19.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19.12.2025 Taraflar arasındaki davadan dolayı Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.04.2023 gün ve 2022/706 Esas 2023/214 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, müvekkilinin de ortaklarından olduğu davalı Kooperatif tarafından 30.07.2022 tarihinde 2018-2019-2020 ve 2021 yıllarına ait genel kurul toplantısı yapıldığını, davalı tarafından iptali istenen genel kurul toplantısının yapılacağına yönelik olarak üyelerin hiçbirine çağrı ve tebligat yapılmadığını, genel kurul toplantısına tesadüfen haberdar olması üzerine katıldığını, taraflarınca iptali talep edilen işbu genel kurul toplantısının son 7-8 ay içerisinde yapılması planlanan dördüncü genel kurul toplantısı olduğunu, müvekkilinin 17 senedir aynı adreste ikamet etmesine rağmen, yönetim kurulunca tamamen kötüniyetli bir şekilde davacının eski adresine tebligat yapıldığını, söz konusu durumun Kooperatifler Kanunu'na ve Kooperatif Ana Sözleşmesi madde 28/2'ye aykırılık teşkil etmesinden dolayı kooperatif genel kurul toplantısında alınan kararların iptali gerektiğini, davalı kooperatif tarafından 02.12.2021 tarihinde yapılamayan genel kurul toplantısının hazirun listesinde 11 ortağın isminin bulunduğunun görüldüğünü, söz konusu toplantının ertelendiğini, o toplantıya yapılan hazırlıklar kapsamında kooperatif başkanı .... tarafından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğüne yapılan müracaatta dahi ortak sayısının 11 olarak bildirildiğini, işbu dava ile taraflarınca iptali istenilen 30.07.2022 tarihli genel kurul toplantısının hazirun listesinde 32 ortağın gösterildiğini, davalı kooperatif tarafından iki genel kurul toplantısı arasında 21 yeni ortağın kooperatife kabul edilmesi söz konusu değilken 30.07.2022 tarihli genel kurul toplantısında 32 ortak olduğunun belirtilmesinin gerçeklere aykırı olduğunu belirterek 30.07.2022 tarihli davalı kooperatifin genel kurul toplantısında alınan tüm kararların 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununa, Kooperatif Ana Sözleşmesine ve iyi niyet kurallarına aykırı olmalarından dolayı iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekiline dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatif genel kurul kararının iptali davasının 1 aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, davacının bizzat genel kurul toplantısına katılarak iptali talep edilen genel kurulda alanın kararlara muhalif kalarak muhalefet şerhini tutanağa geçirdiği, davacının dava dilekçesinde butlan ve iptal sebebi olarak çağrının usulsüzlüğüne dayandığı, çağrının usulsüzlüğünü iddia eden tarafın, genel kurul toplantısında alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye veya iyi niyet kurallarına aykırılık iddialarından birine ya da hepsine dayanarak iddiasını ispat etmesi gerektiğini, çağrıdaki usulsüzlüğün, alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da butlanı sonucunu doğurmayacağı, dosyada alınan bilirkişi raporuna göre genel kurul toplantısına çağrıda usulsüzlük bulunmadığı, genel kurul toplantının ertelenmesi halinde ikinci toplantı için belirlenen süre yasada belirlenen 30 günlük süreden az ise de, ilk toplantının ertelenmediği, bu sebeple bu husustaki kanuna aykırılığın neticeye etkili olmadığı, davacının da genel kurulda bizzat hazır bulunduğu, yine bilirkişi raporuna göre ortaklar pay defteri ibraz edilemediği için genel kurul ortaklar listesinin kayıtlara uygun olup olmadığı tespit edilememiş ise de; dosya kapsamındaki belgelere göre ortaklar listesinin ana sözleşmeye uygun düzenlendiği, oy kullanma hakkı olmayan ortakların listelerde yer almadığı ve çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların listelerde yer aldığı, bu haliyle genel kurul toplantısına çağrılmamaları gerekenlerin toplantıya katıldıkları hususunun da ispatlanamadığı, davaya konu genel kurul toplantısının kanuna, esas sözleşmeye ve iyi niyet kurullarına aykırılığı ve butlanı gerektirir bir hususun ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, 15.02.2023 tarihli bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, davalı kooperatif tarafından gerçekleştirilen 30.07.2022 tarihli genel kurul toplantısı 2018-2019-2020-2021 olmak üzere dört hesap dönemini kapsamasından dolayı en fazla 2 hesap döneminin birleştirilmesini kabul eden Kanun hükmüne açıkça aykırılık teşkil ettiğini, 2017 yılına ait genel kurul toplantısı yapılmadan 2018 ve sonrasının toplantısının yapılmasının da hukuka aykırı olduğunu, 30.07.2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının olağan değil, olağanüstü olarak yapılması gerekirken yasaya açıkça aykırı şekilde olağan olarak yapıldığını, bu eksikliklere rağmen yeni bir bilirkişi raporu aldırılmadan eksik ve hatalı olarak karar verildiğini belirtmiştir. GEREKÇE : Dava, davalı kooperatif tarafından gerçekleştirilen 2018-2019-2020-2021 yıllarına ilişkin 30.07.2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava, kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin ret oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir. Kooperatif Anasözleşmenin 28. maddesi; "olağan ve olağanüstü toplantılara çağrı taahhütlü mektupla ayrıca gerektiğinde gazete ile gazete olmayan yerlerde mahalli örf ve adetlerle ilan yoluyla yapılır. ... Çağrının toplantı gününden en az 30 gün önce ve en çok iki ay içinde yapılması, toplantının gün ve saati ile yerinin ve gündem maddelerinin bildirilmesi zorunludur" şeklindedir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45. maddesinde "Toplantı nisabı anasözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." ve 51. maddesinde "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur.", Kooperatif Anasözleşmesinin 33. maddesinde "genel kurulun toplanması ve gündemdeki konuların görüşülebilmesi için kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları gerekir....genel kurulda kararlar ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarından fazlasının oyu ile alınır." düzenlemesi yer almaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre genel kurul toplantısına çağrıda usulsüzlük bulunmadığı, genel kurul toplantının ertelenmesi halinde ikinci toplantı için belirlenen süre yasada belirlenen 30 günlük süreden az ise de, davacının da genel kurulda bizzat hazır bulunduğu, çağrıdaki usulsüzlüğün toplantı ve karar nisabını etkilemediği, alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da yokluğu sonucunu doğurmadığı, bu sebeple bu husustaki kanuna aykırılığın neticeye etkili olmaması nedeniyle davacının çağrının usulsüzlüğüne yönelik iptal talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığının belirtildiği, mahkemece söz konusu rapor hükme esas alınarak, davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda, davacının dava dilekçesinde butlan ve iptal sebebi olarak çağrının usulsüzlüğüne ve 30.07.2022 ilk toplantı ile 06.08.2022 tarihli ikinci toplantı arasında kooperatife yeni üye alınmadığı halde iki genel kurul toplantısı arasında hazirun listesinde yer alan ortak sayısı arasında bariz fark bulunduğu, bu nedenle toplantının usulüne uygun yapılmamasına dayandırdığı, mahkemece SMMM ve marka patent vekili bilirkişisinden alınan rapor hükme esas alınmış ise de, söz konusu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, zira söz konusu rapor incelendiğinde; davalı kooperatife ait ortaklar pay defteri ibraz edilemediği için genel kurul ortaklar listesinin kayıtlara uygun olup olmadığının tespit edilemediği, yine kooperatif defter ve kayıtlarının bilirkişiye teslim edilmediğinden bilirkişi tarafından defter, belge ve kayıtlar üzerinden fiziki kontrol gerçekleştirilemediğinin belirtildiği, dolayısıyla söz konusu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, mahkemece gerektiğinde talimat yoluyla dosyanın kooperatif uygulamaları konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile kooperatif kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi de verilerek, kooperatif defter ve kayıtları incelenerek denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz raporun hükme esas alınmasında isabet görülmemiş, bu yönüyle yerinde görülen davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.04.2023 tarih ve 2022/706 Esas 2023/214 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 19.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.