10. Hukuk Dairesi 2012/22738 E. , 2013/2791 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi İstem; ... Başkanlığı tarafından açılan dava yönünden itirazın iptali ve icra inkar tazminatına, hak sahibince açılan dava yönünden ise yersiz ödendiği ileri sürülen ölüm aylıkları nedeniyle borç tahakkuku yönündeki Kurum işleminin iptaline ilişkindir. Mahkemece, Kurum tarafından açılan dava reddedilip, hak sahibince açılan davada istem aynen hüküm altına alınmıştır. Hükmün, Kurum avukatı…
**10. Hukuk Dairesi 2012/22738 E. , 2013/2791 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi İstem; ... Başkanlığı tarafından açılan dava yönünden itirazın iptali ve icra inkar tazminatına, hak sahibince açılan dava yönünden ise yersiz ödendiği ileri sürülen ölüm aylıkları nedeniyle borç tahakkuku yönündeki Kurum işleminin iptaline ilişkindir. Mahkemece, Kurum tarafından açılan dava reddedilip, hak sahibince açılan davada istem aynen hüküm altına alınmıştır. Hükmün, Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında verilen boşanma kararı 26.04.2007 tarihinde kesinleşen hak sahibine, yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle Kurumca 2010 yılının Ağustos ayında gerçekleştirilen işlemle 01.10.2008 günü itibarıyla kesilerek, 24.10.2008 – 23.06.2010 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıkların yasal faiziyle birlikte geri alınması için icra takibi başlatıldığı, anılan takibe hak sahibince yasal süresinde itiraz edildiği, boşandığı eşiyle hak sahibinin 30.04.2010 tarihinde yeniden evlendiği anlaşılmaktadır. 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlarda yer almamakla birlikte ilk kez 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlığını taşıyan 56. maddesinin ikinci (son) fıkrasında düzenlenen davanın yasal dayanağı niteliğindeki norm 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş, fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki, inceleme konusu hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle yapılan başvurunun, Anayasa Mahkemesi'nin 15.12.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 28.04.2011 gün ve 2009/86 Esas – 2011/70 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, dolayısıyla iptal edilmeyen fıkranın yürürlükte olduğu belirgindir.