Başvuru, tutukluluğun makul süreyi ve kanunda öngörülen azami süreyi aştığı gerekçesiyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın makul sürede tamamlanmadığı gerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutukluluğun makul süreyi ve kanunda öngörülen azami süreyi aştığı gerekçesiyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın makul sürede tamamlanmadığı gerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 28/2/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 4/11/2007 tarihinde gözaltına alınmış ve 5/11/2007 tarihinde tutuklanmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 29/11/2007 tarihli iddianamesi ile devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 25/12/2007 tarihli iddianamesi ile silahlı terör örgütü yöneticisi olma suçundan başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır. Başvurucu hakkında İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde (CMK mülga madde ile görevli) ve İzmir Ağır Ceza Mahkemesinde (CMK mülga madde ile görevli) görülmekte olan her iki kamu davasının birleştirilmesine karar verilmiş ancak görevli yargı yeri hususunda uyuşmazlık çıkmıştır. Uyuşmazlık, Yargıtay Ceza Dairesinin 9/3/2010 tarihli ilamı ile giderilmiş; yargılamanın İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2007/451 sayılı dosyasında sürdürülmesine karar verilmiştir. Yargılama sonucunda İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 13/11/2012 tarihli kararı ile başvurucunun tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve el değiştirme suçundan 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 320 TL adli para cezası, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 10 ay hapis cezası, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvuru formu ve eklerinden başvurucunun hükümle birlikte verilen tutukluluğun devamı kararına itiraz ettiği anlaşılamadığı gibi başvurucu tarafından bu konuda herhangi bir bilgi ve/veya belge de sunulmamıştır. Başvurucu hüküm verildikten sonraki aşamada 9/7/2013, 12/12/2013, 27/1/2014 tarihlerinde yaptığı tahliye taleplerine ilişkin dilekçeleri Anayasa Mahkemesine ibraz etmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesi 28/3/2014 tarihli ilamı iledevletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan verilen hükmün bozulmasına, diğer suçlardan verilen hükümlerin onanmasına karar vermiştir. Bozma kararı sonrasında İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/123 sayılı dosyasında yargılamaya başlanmıştır. 11/6/2014 tarihli tensiple başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. 2/7/2014 tarihinde başvurucu tahliye edilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 13/2/2015 tarihli kararıyla başvurucunun silahlı terör örgütü yöneticisi olma suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Bu hüküm Yargıtay Ceza Dairesinin9/9/2015 tarihli ilamıyla onanmıştır.