3. Ceza Dairesi 2022/1526 E. , 2022/10176 K. İNCELENEN KARARIN; Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi :Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarih ve Suç :Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm :1-Sanıkların TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 62, 63, maddeleri gereğince mahkumiyetlerine dair istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi, Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi…
**3. Ceza Dairesi 2022/1526 E. , 2022/10176 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi :Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarih ve Suç :Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm :1-Sanıkların TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 62, 63, maddeleri gereğince mahkumiyetlerine dair istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi, Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin ceza miktarı itibariyle yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE, Sanıklar açısından temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I-Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Kovuşturma aşamasında beyanlarından döndüğü anlaşılan tanık ...'nin soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla müdafi huzurunda alınan kolluk ve savcılık ifadelerinde, sanığı Musul'dan tanıdığını, komşusu olduğunu, ... askerlerinin giydiği elbiseleri giyip uzun namlulu silah taşıdığını beyan ettiği görülmekle, sanığı tanıdığı anlaşılan tanığın verdiği ayrıntılı beyanların gizli tanık ve 29.12.2020 tarihli araştırma tutanağını desteklemesi karşısında sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA, II-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1-Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında; Kovuşturma aşamasında beyanlarından döndüğü anlaşılan tanık Mohanad Mohammed Alı Saeed Qarabashi'nin soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla müdafi huzurunda alınan kolluk ve savcılık ifadelerinde sanıklar ..., ..., ..., ...'i Musul'dan Türkiye'ye kaçarken yolda ... kıyafetleriyle gördüğünü ifade ettiği, bu şahısları önceden tanıdığına dair bir beyanının olmadığı, yolda gördüğünü söylediği söz konusu sanıklarla ilgili saç sakal uzunluğu, üniforma rengi, üniformadaki armalar gibi ayrıntılı beyanlar verdiği, şahsın ifadesinin Aralık 2020'de alındığı, ifadesinde söz konusu sanıkları 2017 yılında gördüğünü söylediği, aradan 3 yıl geçmesine rağmen daha önce tanımadığı, ilk kez yolda gördüğü şahıslarla ilgili bu kadar ayrıntılı beyan vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, dolayısıyla sanıklar hakkındaki beyanlarına itibar edilemeyeceği, 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 9/8 maddesine göre de gizli tanık beyanının tek başına hükme esas teşkil edemeyeceği ilkesi gözetilerek sanıkların üzerlerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan delil yetersizliği nedeniyle ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, 2-Sanık ... hakkında; 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 9/8 maddesine göre gizli tanık beyanının tek başına hükme esas teşkil edemeyeceği ilkesi gözetilerek sanık hakkında gizli tanık beyanını destekleyici bir açık tanık beyanının olmadığı, 28.12.2020 tarihinde tanzim edilen tutanağa göre, ... terör örgütüne ait olduğu değerlendirilen isim listesinde sanığın adının da yer aldığı belirtilmekle birlikte söz konusu listenin ... terör örgütü mensuplarının isimlerinin yazılı olduğu liste olup olmadığının belli olmadığı, bu listenin ayrıntı içermediği, bir an için bu listenin ... terör örgütü mensuplarına ait olduğunu kabul etsek bile listede yazan ismin sanık olup olmadığının her türlü şüpheden uzak kesin şekilde ortaya konulamadığı dosya kapsamından anlaşılmakla sanık ...'nin üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan delil yetersizliği nedeniyle beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, 3-Sanık ... hakkında; Sanığın kolluk ve savcılık aşamasında alınan beyanlarında ... kontrolündeki hastanede temizlikçi olarak çalıştığını, zaman zaman gelen yaralıları hastane kapısına kadar götürdüğünü, çalışması karşılığında 50 dolar vereceklerini söylediklerini ancak hiç para alamadığını, bu hastanede yaklaşık 3 ay çalıştığını beyan ettiği, gizli tanık Kartal'ın aşama beyanlarında sanığın ... kontrolündeki hastanede hemşire olarak görev yaptığını, hastanenin iki bölümden oluştuğunu, bir bölümünün sivillere, diğer bölümünün ...'a ait olduğunu, sanığın ...'a ait olan bölümde görev yaptığını beyan ettiği, 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 9/8 maddesine göre gizli tanık beyanının tek başına hükme esas teşkil edemeyeceği, sanığın aşama beyanlarında temizlik görevlisi olarak çalıştığını ifade etmesi karşısında gizli tanık beyanında yer alan hemşire olarak görev yaptığı iddiasını destekleyen herhangi bir delil elde edilmediği, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla bağlandığı, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kapsamında değerlendirilebilecek faaliyetlerde bulunduğu, bu cümleden olarak kod adı kullandığı, ideolojik ya da askeri eğitim aldığı yönünde herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla atılı suçtan delil yetersizliği nedeniyle beraati yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında bozma nedenleri dikkate alınarak ayrı ayrı TAHLİYELERİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadıkları takdirde DERHAL SALIVERİLMELERİNİN sağlanması için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 29.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.