4. Hukuk Dairesi 2008/1699 E., 2008/13767 K. 4. Hukuk Dairesi 2008/1699 E., 2008/13767 K. - MADDİ TAZMİNAT - MANEVİ TAZMİNAT - NOTERİN HUKUKİ SORUMLULUĞU - NOTERİN ÖZEN YÜKÜMLÜLÜĞÜ- 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 98 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 41 ] - 1512 S. NOTERLİK KANUNU [ Madde 62 ] - 1512 S. NOTERLİK KANUNU [ Madde 1 ] Davacı A.Erdoğan vd. vekili tarafından, davalı Nurhayat vd.leri aleyhine 03.12.2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üz…
4. Hukuk Dairesi 2008/1699 E., 2008/13767 K. **4. Hukuk Dairesi 2008/1699 E., 2008/13767 K.** **- MADDİ TAZMİNAT - MANEVİ TAZMİNAT - NOTERİN HUKUKİ SORUMLULUĞU - NOTERİN ÖZEN YÜKÜMLÜLÜĞÜ**- 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 98 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 41 ] - 1512 S. NOTERLİK KANUNU [ Madde 62 ] - 1512 S. NOTERLİK KANUNU [ Madde 1 ] **"İçtihat Metni"** Davacı A.Erdoğan vd. vekili tarafından, davalı Nurhayat vd.leri aleyhine 03.12.2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 18.09.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun ge-rektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı A.Erdoğan'ın maddi ve manevi tazminat taleplerinin tümden reddi ile davacı Ö.Deniz'in manevi tazminat talebinin reddine yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davacı Ö.Deniz'in maddi tazminat istemine yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, noterin kusursuz sorumluluğuna dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacılar, sahte kimlik kullanan ve kendisini Hüseyin olarak tanıtan kişinin, kullandığı sahte kimlik ile kendilerinden A.Erdoğan adına araç satışı için B... Yirmisekizinci Noterliği'nin 037186 yevmiye nolu vekaletnamesi ile yetki verdiğini, bu vekalete istinaden S... İkinci Noterliği'nin 10639 yevmiye nolu kati satış sözleşmesi ile A.Erdoğan'ın diğer davacı Ö.Deniz'e Hüseyin'in vekili sıfatı ile aracı sattığını, ancak aracın çalıntı çıktığını, ruhsatının da sahte olarak düzenlenmiş bulunduğunu, her iki noterin de araç ruhsatının sahte olduğunu anlamamış olmaları nedeni ile ayrıca S... İkinci Noter vekilinin İzmir Motorlu Taşıtlar Vergi Dairesi'nden gelen ilişik kesme yazısındaki şasi numarasının ruhsattaki ile aynı olmadığını da anlamaması nedeni ile doğan zararlarından sorumlu olduklarını ileri sürerek 25.000 YTL maddi, 5.000 YTL manevi tazminatın davalılardan alınarak kendilerine ödenmesini talep etmişlerdir. Davalı S... İkinci Noter vekili, araç ruhsatlarının tek tip olmadığını, bu sebeple üzerinde silinti, kazıntı ya da sahtelik şüphesi uyandıracak bir durum bulunmayan, bilgileri B... Yirmisekizinci Noterliği tarafından çıkartılan araç satışına dair vekaletnamedeki bilgiler ile aynı olduğu anlaşıldığından ruhsattan şüphelenmediğini, şasi no'sunun ise çoğu ilişik kesme belgelerinde yer almadığını, diğer bilgiler tuttuğundan şasi no'su üzerinde durulmadığını, vekaleti teyit ettiğini, davacıların satış sözleşmesini yapmadan aracın sahteliğini fark ettiklerini, kötü niyetli olarak bu yola başvurduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı B... Yirmisekizinci Noteri, araç satışı için vekalet çıkartırken ruhsat görme mecburiyetlerinin bulunmadığını, yalnız kimlik kontrolü yapıp fotokopisini evraka eklediklerini, davacıların vekalet aldıktan bir gün sonra noterliği arayarak baş katip ile görüştüklerini ve vekalete konu kimliğin sahte olduğunu söylediklerini, buna karşın bilerek kati satış sözleşmesini yapmakta kötü niyetli olduklarını bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, noterlerin sorumluluğu kusursuz sorumluluk ise de sınırsız sorumluluk anlamına gelmeyeceği, üçüncü kişilerin ağır kusurları ile sebebiyet verdikleri zararlarda noterlerin sorumlulukları arasındaki illiyet bağının kesileceğini, noterlerin ibraz edilen belgeleri kaynaklarından denetleme yükümlülükleri bulunmadığını, sonradan işleme konu belgenin sahte olduğunun, aracın çalıntı olduğunun anlaşılmasının noterin sorumlu tutulmasını mümkün kılmadığını beyanla sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Noterlerin, Noterlik Yasası'nın 162. maddesi uyarınca, sorumlu olmaları için kusurlu olmalarının gerekmediği tartışmasızdır. Diğer bir anlatımla, tüm kusursuz sorumluluk hallerinde olduğu üzere, zarar gören, davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Kusursuz sorumluluğun, kusurlu sorumluluktan tek farkı bu noktada toplanmaktadır. Bu bağlamda zarar gören, kusurlu sorumlulukta olduğu üzere zararını, zararla eylem arasındaki uygun illiyet bağını kanıtlamak zorundadır. Somut olayda, araç satışı için vekaletname tanzim etmiş bulunan davalı B... Yirmisekizinci Noteri'nin vekaletname tanziminden bir gün sonra kendisine evrak tanziminde kullanılan kimliğin sahte olduğu yolunda telefon açılmış bulunmasına rağmen durumu aynı gün Noterler Birliği'ne bildirmediği, birkaç gün beklediği, bu süre zarfında da kati araç satış sözleşmesinin yapıldığı anlaşıldığından doğan zarar ile gelen ihbar telefonunu zamanında bildirmemesi nedeni ile eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır. Kati araç satış sözleşmesini tanzim eden S... İkinci Noter vekilinin de işleme konu ruhsatta yer alan şasi no'su ile ibraz edilen ilişik kesme belgesindeki motor şasi no'sunun aynı olmadığını fark etmeyerek satış işlemini yaptığı anlaşıldığından zarar ile eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır. Kusursuz sorumluluğun tüm hallerinde, uygun illiyet bağının zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru ile beklenmeyen bir halin varlığı durumunda kesileceği, gerek teoride ve gerekse yargısal kararlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. Aksi halde risk veya şart nazariyesi öne çıkacak ve zararın var olduğu her halde, kusursuz sorumlu olanın sorumluluğu yoluna gidilecektir ki böyle bir sonuç, hukukumuzda kabul edilmemiştir. Somut olayda, davacılardan A.Erdoğan'ın şikayetçi ifade tutanağındaki beyanından sahte kimlik kullanarak araç satışı için kendilerine vekalet veren şahsa aynı gün araç satış bedelini ödedikleri, ilişik kesme belgesi geldikten sonra işbu belge ile birlikte sahte ruhsat da kendilerinde olduğu halde sahteliği ve şasi no'ları arasındaki farkı görmedikleri gibi kati satış sözleşmesini yaptıktan sonra ruhsat kılıfı içinde bulunan sigorta poliçesinden aracın başkası adına sigortalı olduğunu görmeleri üzerine şüphelenerek gerçek Hüseyin'e, ondan sonra da aracın gerçek sahibine ulaştıkları ve aracın çalıntı olduğunu anladıkları anlaşılmakla, zararın doğumuna vekalet tanziminden aracın kati satışının yapıldığı güne kadarki tutumlarıyla neden oldukları anlaşılmakla birlikte, bu durum davalıların eylemleri ile zarar arasındaki uygun illiyet bağını kesmez, ancak zarardan indirim nedeni olarak kabul edilebilir. Bu nedenle davacı O.Deniz'in maddi tazminat talebine ilişkin davanın tümden reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle (BOZULMASINA), (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı A.Erdoğan'ın tüm, O.Deniz'in diğer temyiz itirazlarının reddine ve temyiz eden davacılardan O.Deniz'den peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.