8. Ceza Dairesi 2023/2653 E. , 2024/9538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/42 E., 2007/250 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Zonguldak 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 21.06.2007 tarihli ve 2007/42 Esas, 2007/250 Karar sayılı kararı ile hükümlünün 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6 ay hapis cezası ve 450,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın temyiz ed
**8. Ceza Dairesi 2023/2653 E. , 2024/9538 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/42 E., 2007/250 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Zonguldak 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 21.06.2007 tarihli ve 2007/42 Esas, 2007/250 Karar sayılı kararı ile hükümlünün 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6 ay hapis cezası ve 450,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin 13.07.2007 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65374 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; “ ...Dosya kapsamına göre, 1- Kayden 25/10/1988 doğumlu olup, suçun işlendiği 11/09/2006 tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçlardan tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayin olunmasında, 2- Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hak yoksunluklarının suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesinde, İsabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanunu'nun 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 inci maddesinin bir ve ikinci fıkrası uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. 3. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 19 uncu maddesinde "Mevkuf ve mahkûmlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder" ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28 inci maddesinde yer alan, " (1) Tutuklu ve hükümlülere tebligat yapılmasını, bu kişilerin bulunduğu kurum müdürü, müdür yoksa orayı idare eden memur temin eder.(2) Bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkûm olup kendilerine kanuni temsilci atanmış olanlara ait tebligat, 19 uncu maddeye göre yapılır." 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasında ise ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır" şeklinde düzenlemeler mevcuttur. 4. Somut uyuşmazlıkta; başka suçtan hükümlü olup son duruşmada hazır edilmeyen hükümlünün yokluğunda verilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263 ncü maddesine göre "sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara karşı temyiz kanun yoluna başvurabileceği" hususunun gösterilmemesi karşısında; kanun yoluna başvuru hakkının kullanılması usulüne ilişkin olarak yanılgı oluşturulduğundan, ayrıca ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüye 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriği okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunmasına rağmen, kararın anılan madde hükmü uyarınca okunup anlatılmadan ve doğrudan mazbata ile tebliğ edilmesi nedeniyle usulsüz olduğu ve bu itibarla inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.