10. Hukuk Dairesi 2025/196 E. , 2025/3285 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar ve
**10. Hukuk Dairesi 2025/196 E. , 2025/3285 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan ...'nin 04.08.2017 tarihinde meydana gelen olay sonucu vefat ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 04.08.2017 tarihinde meydana gelen kazada makinist... ve yardımcı makinist ... ...'nin mevzuat çerçevesinde yapması gerekenleri yapmayarak, tam kusurlu olduklarını, ...'nin 27. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'ne aykırı hareket ettiğini, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile A-Asıl davanın kabulü ile 1-74.564,33 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 04.08.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı anne ...’ye verilmesine, 2-185.893,65 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 04.08.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı baba ...’ye verilmesine, 3-100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.08.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı anne ...’ye verilmesine, 4-100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.08.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı baba ...’ye verilmesine, 5-50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.08.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı kardeş ...’ye verilmesine, 6-50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.08.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı kardeş ...’ e verilmesine, B-Ankara 49. İş Mahkemesinin 2024/66 Esas sayılı birleşen davasının kısmen kabulü ile 1-935.714,85 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 04.08.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı anne ...’ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-494.653,99 Tl maddi tazminatın kaza tarihi olan 04.08.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı baba ...’ye verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kazanın ...seferini yapmakta olan ... nolu yük treninin 04.08.2017 tarihinde, Km. 324+400 de deray etmesi sonucu, iki makinistin (... ve...) hayatını kaybetmesi şeklinde meydana geldiği, olayın iş kazası olduğu, SGK denetmen raporunda davalı işverenin %100 kusurlu bulunduğu, karar ilamı öncesi alınan 10.09.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda da aynı kusur oranının benimsendiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2022/486 Esas, 2022/1192 Karar sayılı karar ilamı sonrası ceza dosyası gözetilerek hazırlanarak hükme esas alınan ve alanında uzman iş güvenliği uzmanları tarafından düzenlenen 08.05.2023 tarihli kusur heyet raporunda, kazalı ... işçinin %2 oranında, davalı işveren ...Taşımacılık A.Ş.'nin %79, makinist ... ... %3, Elazığ depo müdür vekili ...%3, Elazığ depo müdür şefi Kasım Ataş %3, tren teşkil görevlisi Veli ... %3, Elazığ hareket memuru ... %2, vagon başteknisyeni ... %2, vagon teknisyeni ... ... %2, Elazığ trafik kontrolörü...’un %1 kusurlu bulunduğu, hükme dayanak alınan bilirkişi heyeti raporunun, 6331 sayılı Kanun'un öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyetini ve oranını hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptadığı, tarafların sosyal ekonomik halleri, iş kazasının meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumları gözetildiğinde, Mahkemenin takdir edilen manevi tazminat miktarına ilişkin kararının isabetli olduğu, herbir davacı lehine kabul edilen kısımlar yönünden tek kabul vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Yargılama sırasında tazminat raporuna, geleceğe dönük ücret artışları, olası sistem değişiklikleri ve hatalar yönünden de itiraz ettiklerini, hükümde geleceğe yönelik değişmelerden ve hatalardan kaynaklanacak haklarının saklı tutulmamasının yargılama prensiplerine aykırı olduğunu, gerçeğin veya gerçeğe yakın ihtimalin (ücretin) belli olması halinde varsayımsal artış yerine gerçek ücretlerin tazminat hesabında esas alınmasının BK. 42, TBK. 50. madde hükmünün sarih ve âmir muhtevası gereği olduğunu, belli olmayan dönemler yönünden daha yüksek oranlı artış yönteminin benimsenmesi gerektiğini, B. Maddi ve manevi tazminat için her bir davacı yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Hükme esas alınan kusur raporunun dosyadaki diğer raporların özeti ile ceza dosyasından alınan kusur raporundaki değerlendirmeler doğrultusunda farazi kusur oranı belirlenmesi yoluyla oluşturulduğunu, somut veri/neden içermediğini, eksik ve hatalı olan raporun hükme esas alınamayacağını, Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/5 Esas sayılı dosyasına alınan kusur raporunda ... işçinin kazada 2. derecede kusurlu bulunduğunu, makinist... ve yardımcı makinist ...’nin Trenlerin Hazırlanması ve Trafiğine Ait Yönetmeliğine ve makinistlerin ve yardımcı makinistlerin seçimi, yetiştirilmesi, görev, yetki ve sorumluluklarına ait 214 numaralı genel emrin ilgili maddelerine aykırı davranarak kazanın meydana gelmesine neden olduklarını, sunulan soruşturma raporunda birinci makinist... ve yardımcı makinist ...'nin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduklarının tespit edildiğini, soruşturma raporuna bir bölümü aynen alınan telsiz konuşmalarından da görüleceği üzere, makinistlerin yönetmelik ve emirlere aykırı davrandıklarını, yardımcı makinist ...'nin trenlerin hazırlanması ve trafiğine ait yönetmeliğin trenlerin fren denemesi başlıklı 36. maddesinin 5. fıkrasında tam fren denemesinin nasıl yapılacağı detaylı bir şekilde belirtilmiş olmasına rağmen, buna uygun hareket etmediğini, gerçekte yapılan fren denemesinin mevzuatla hiçbir açıdan örtüşmediğini ve eksik yapıldığını, tüm dizinin kontrollerinin yaklaşık 6 dakikada tamamlandığını, ayrıca fren denemesinin kamera kayıtlarından ve TMİ kayıtlarından da anlaşılacağı üzere yalnızca makinist personel tarafından yapıldığını, vagon teknisyenlerini haberdar etmediğinin net olarak görüleceğini, b. Kazanın işçinin kusuru ile meydana geldiğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, c. Manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, d. Hükmedilen tazminata olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, e. İlk Derece Mahkeme kararında davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin, hüküm altına alınan kısımlarında aleyhe olan hususları kabul etmediklerini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 3. Değerlendirme 1.Manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.6100 sayılı HMK nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. c.Dosya içeriğine göre temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.230,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Manevi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.